Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2021/25106 E. 2024/7298 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2021/25106
Karar No
2024/7298
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/1028 E., 2020/992 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kanun iadesi üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz istemi; koşulları oluşmadığı halde sanık hakkında verilen hapis cezasının ertelendiğine ve re'sen tespit edilecek sebeplere ilişkindir. II. GEREKÇE Kolluk görevlilerince yapılan yol kontrolü sırasında durdurulan yolcu otobüsünde, önleme araması kararı ile yapılan aramada, otobüste yolcu olarak bulunan sanığa ait valizde, 30 karton kaçak sigara ele geçirildiği anlaşılmıştır. Bu olay nedeniyle sanık hakkında suç tarihinde yürürlükte bulunan 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası uyarınca cezalandırılması istemi ile kamu davası açılmıştır. Sanığın aşamalardaki savunmalarında; ele geçen sigaraları ticari amaçla almadığını, içmek için aldığını ve sigaraların kaçak olduğunu bilmediğini, suçlamayı kabul etmediğini beyan ettiği görülmüştür. Sanığa 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin beşinci ve onuncu fıkraları uyarınca cezalandırılması ihtimaline binaen ek savunma hakkı tanınmıştır. Yerel mahkeme tarafından 12.11.2015 tarihinde, sanığın 2 yıl 6 ay hapis ve 100,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, dava konusu eşyanın müsaderesine karar verilmiştir. Anılan kararın sanık müdafii tarfından temyizi üzerine dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından, hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren, 7242 sayılı Kanun'un 61 ve 62 nci maddeleriyle değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 ve 5 inci maddelerinde yapılan değişikliklerin, hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmuş sanığın lehine olabileceğinden, 7242 sayılı Kanun'un 63 üncü maddesinin ikinci fıkrasındaki düzenleme gereği mahkemesine iade edilmiştir. Bozma üzerine sanığa 13.07.2020 tarihli talimat duruşmasında, etkin pişmanlık ihtaratında bulunulmuş yapılan ihtarat üzerine; 11.05.2015 tarihli savunmasında, olay tarihinde uhdesinde 30 karton kaçak sigara ele geçirildiğini kabul eden sanığın gümrüklenmiş değerin iki katı tutarı ödemek istediğini ancak uhdesinde 30 karton değil de 20 karton kaçak sigara ele geçirildiğini, gümrüklenmiş değerin buna göre belirlenmesini talep ettiğini ifade ettiği ve ödeme yapmadığı anlaşılmıştır. Sanığın 11.05.2015 tarihli savunma içeriğinde kaçak sigara miktarını 30 karton olarak kabul etmesi, 13.07.2020 tarihli talimat duruşmasına değin ele geçen kaçak sigara miktarına itirazının bulunmaması ve tutanaklarda ele geçen sigara miktarında bir tereddüte rastlanmaması karşısında, sanığa talebi doğrultusunda 20 karton kaçak sigara üzerinden etkin pişmanlık ihtaratında bulunulmamasında hukuka aykırılık bulunmamıştır. Sanığın uhdesinde Dairemiz uygulamalarına göre ticari miktar ve mahiyette olan 30 karton kaçak sigaranın ele geçirilmiş olması, kaçak sigaraların gerek piyasa fiyatı gerekse bandrol taşımamaları nedeniyle kaçak olduklarının bilinmemesinin mümkün olmamasına göre, sanığın üzerine atılı kaçakçılık suçunun sübuta erdiği belirlenmekle, atılı suçu işlediğinin sabit kabul edilip hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 51 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde; sanığın daha önce üç aydan fazla hapis cezası ile cezalandırılmamış olması koşulu ve (b) bendinde; suçu işledikten sonra yargılama sürecinde gösterdiği pişmanlık dolayısıyla tekrar suç işleyemeyeceği konusunda mahkemede bir kanaatin oluşması hükmü getirilmiş olmakla; sanığın adlî sicil kaydına göre ertelemeye engel kaydın bulunmaması, sanık hakkında hükmedilen netice hapis cezasının süresinin 2 yıldan az olması ve mahkemece sanığın suçu işledikten sonra yargılama sürecinde gösterdiği pişmanlık dolayısıyla tekrar suç işlemeyeceği konusunda kanaatinin oluştuğuna ilişkin gerekçesi karşısında sanık hakkında hükmedilen hapis cezasının ertelenmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamış ve katılan ... İdaresi vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle katılan ... İdaresi vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan ... İdaresi vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, 18.09.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2021/25106, K. 2024/7298, T. 18.09.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2021-25106-e-2024-7298-k-f6d2eabfbd66