Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2021/24283 E. 2024/8489 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/24283
- Karar No
- 2024/8489
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/189 E., 2020/557 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. TEMYİZ SEBEPLERİ 1.Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz isteği; alt sınırdan ceza tayin edildiğine ve re'sen tespit edilecek hususlara ilişkindir. 2.Sanığın temyiz isteği; sigaraların satışa arz edilip edilmediğinin tespit edilemediğine, sigaraların tüketim sınırında kaldığına, kendi şahsi kullanımı ve yakın çevresinin talebi üzerine söz konusu malları aldığına, ortada fiilen işlenmiş bir suç olmadığına ve re'sen tespit edilecek nedenlere ilişkindir. II. GEREKÇE Olay tutanağına göre, 22.08.2013 tarihinde, İstanbul pasajı civarında tezgâh üzerinde kaçak sigara satışı yapıldığı yönünde gelen ihbar üzerine, olay yerine gidildiği, sanığın sigara satışı yaparken görüldüğü, sanığın güvenlik güçlerini fark ettiği bu esnada tezgâhı bırakıp kaçarak uzaklaştığı, tezgâhta yapılan aramada 108 paket kaçak sigara ile 235 adet çakmak ele geçirildiği anlaşılmıştır. Sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası uyarınca cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır. Sanık aşamalarda atılı suçlamayı kabul etmemiştir. Tutanak tanığı ... beyanında; ihbar üzerine olay yerine gittiklerini, sanığın kendilerini görür görmez tezgâhı bırakıp kaçtığını, tezgâh üzerinde bulunan sigara ve çakmaklara el koyduklarını ifade etmiştir. Tutanak tanığı....'nun beyanının da tanık ...'ın beyanını doğrular mahiyette olduğu görülmüştür. Tutanak tanığı... beyanında; ihbar üzerine olay yerine gittiklerini, sanığın sigara sattığını gözleri ile gördüğünü, sanığın kendilerini görünce kaçmaya başladığını, yakalayamadıklarını bahsi geçen eşyalara el koyduklarını beyan etmiştir. Dosya kapsamına göre sanığın eyleminin sabit olduğu belirlenmekle, sanığın suça konu kaçak sigaraları ticari amaçla bulundurduğunun kabulü ile hakkında 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan mahkûmiyet hükmü kurulmasında, hukuka aykırılık görülmemiştir. Ancak; Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.04.2014 tarihli ve 2013/7-591 Esas, 2014/171 Karar sayılı kararında ayrıntıları belirtildiği gibi; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilip, sanığın eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 43 üncü maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışılarak belirlenmesi bakımından; İncelemeye konu bu dosyaya ilişkin suç tarihinin 22.08.2013 olduğu, iddianame düzenleme tarihinin ise 07.03.2014 olduğu, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sisteminde (UYAP) yapılan kontrolde; Dairemizin 2021/23696 Esas sırasında kayıtlı olan ve aynı gün incelenen Iğdır 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/456 Esas, 2020/543 Karar sayılı dosyasında sanığa atılı eylemle ilgili olarak suç tarihinin 27.08.2013, iddianame düzenleme tarihinin ise 15.01.2014 olduğu, Anılan dosyalarda sanığın eylemlerinin benzer mahiyette olduğu dikkate alınarak, anılan dosyaların incelenip, gerektiğinde birleştirilerek, sanığın bu eylemleri bir suç işleme kararı icrası kapsamında işleyip işlemediği ve hakkında 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi uyarınca zincirleme suç hükümlerinin uygulanıp uygulanamayacağı hususu tartışıldıktan sonra bir karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi, 2.Sanığın kasıtlı bir suçtan hapis cezasına mahkûmiyetine karar verilmiş olması karşısında 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesi uyarınca belli hakları kullanmaktan mahrumiyetine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, 3.Sanık hakkında neticeten hükmedilen 1 gün karşılığı adlî para cezasının 5237 sayılı Kanun'un 52 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği adlî para cezasına çevrilmemesi, Hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle katılan ... İdaresi vekili ile sanığın temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 09.10.2024 tarihinde karar verildi.