Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2021/24147 E. 2023/1933 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2021/24147
Karar No
2023/1933
Karar Tarihi

B O Z M A Ü Z E R İ N E İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2017/381 E., 2018/95 K. SUÇ : 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 ... maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 ... maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.(Kapatılan) ... Kuvvetleri Komutanlığı Askeri Mahkemesinin, 09.05.2016 tarihli ve 2014/202 Esas, 2016/73 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 28.02.2014-08.04.2014 tarihleri arasında izin (hava değişimi) tecavüzü suçundan, 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'nun (1632 sayılı Kanun) 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesi uyarınca 10 ... hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 2.(Kapatılan) ... Kuvvetleri Komutanlığı Askeri Mahkemesinin, 09.05.2016 tarihli ve 2014/202 Esas, 2016/73 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine (Kapatılan) Askeri Yargıtay 1.Dairesinin 28.09.2016 tarihli ve 2016/499 Esas, 2016/543 Karar sayılı ilamı ile; "...Kovuşturma aşamasında, sanığın, ceza sorumluluğunun ve askerliğe elverişlilik durumun belirlenmesi amacıyla, psikiyatri uzmanı bir bilirkişinin mütalaası doğrultusunda adlî gözlem altına alınmasına karar verildiği, Ankara GATA Psikiyatri Kliniğinde yapılan adlî gözlem işlemi sonucunda, Sağlık Kurulunun 12.01.2015 tarihli raporu ile sanık hakkında “Uyum bozuklukları (kronik nitelik kazanmış uyum bozukluğu)” tanısıyla “Askerliğe elverişli değildir. Askerliğe elverişsizlik hali suç tarihlerini (28.02.2014-08.04.2014) kapsamaz” kararı verildiği, Psikiyatri Uzmanı tarafından aynı doğrultuda düzenlenen adlî Raporda da, sanığın cezai ehliyetinin tam olduğunun ve TCK’nın 32’nci maddesinden yararlanamayacağının belirtildiği anlaşılmaktadır. Ankara GATA Eğitim Hastanesi Sağlık Kurulu Raporunun “Bulgular” ve adlî Raporun “Olaylar” bölümü incelendiğinde; suret dosya içerisinde gönderilen belgeler arasında yer alan adlî sicil kaydında sanığın sabıkasının bulunmadığı belirtildiği görülmektedir. Oysa, dizi 219'da mevcut sanığa ait adlî sicil kaydında ve daha sonra Askeri Mahkemece temin edilen bu kararlara ilişkin gerekçeli hükümlerde, sanık hakkında bir tanesi rapor tarihinden önce kesinleşmiş iki ayrı para cezasına ait mahkûmiyet hükmünün, iki ayrı hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın bulunduğu görülmektedir. Suç tarihlerinden önce Beytepe Asker Hastanesi ile GATA Eğitim Hastanesi tarafından “uyum bozukluğu” tanısıyla iki kez hakkında hava değişimi verilen sanığın, savunmalarında ve temyizinde, ciddi psikiyatrik sorunları olduğu, insanlara ayak uyduramadığı ve halen psikolojik ipnoz tedavisi gördüğüne ilişkin savunmaları da göz önüne alındığında, öncelikle kendisinden sorulmak suretiyle varsa sivil hayatında gördüğü tedavilere ilişkin belgelerin temin edilmesi, müteakiben sanığın suç tarihlerinde ve halen askerliğe elverişli olup olmadığının tespiti için bu belgeler ile adlî sabıka kaydındaki hükümlerin de değerlendirildiği Ek Rapor aldırılması gerektiği...." nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir. 3.Bozma üzerine, Bolu 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.02.2018 tarihli ve 2017/381 Esas, 2018/95 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 28.02.2014-08.04.2014 tarihleri arasında izin (hava değişimi) tecavüzü suçundan, 1632 sayılı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi ve 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ile 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 6.000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 4.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 28.09.2021 tarihli ve 2018/45013 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz isteği; GATA tarafından psikolojik bozukluğundan dolayı kendisine askerlik yapamaz raporu verildiğine, raporu aldığı tarihte ve sonrasında devamlı rahatsız olduğuna ve tedavi gördüğüne, kendisine ceza verilmemesi gerektiğine ve re'sen gözetilecek nedenlerle kararın bozulması gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1.Sanık Bnd.Er ...'nın Bolu'daki birliğinde askerlik hizmetini sürdürmekte iken rahatsızlığı nedeniyle sevk edildiği GATA Eğitim Hastanesi Psikiyatri Polikliniğince 27.12.2013 tarihli ve 641 sayılı raporla "anksiyete bozukluğu, tanımlanmamış" tanısı konularak 2 ... hava değişimi verildiği, hava değişimi müddeti 26.02.2014 tarihinde sona ... ve ikametgah adresinin Antalya olduğu dikkate alındığında tanınması gerekli 1 günlük dönüş yol süresi sonunda 27.02.2014 tarihinin son saatine kadar birliğine katılması gerekirken katılmayan sanığın, bir süre sonra 08.04.2014 tarihinde Muratpaşa İlçe Emniyet Müdürlüğü ekiplerince yakalandığı anlaşılmıştır. 2.Sanığın savunmasında özetle; askere gitmeden önce imam nikahlı olarak evlendiğini, askerdeyken kız çocuğu olduğunu, o süreçte de 2 ... hava değişimi izni verildiğini, ailesinin yanına geldiğini, eşinin yeni doğum yapması ve kendisine ihtiyacı olmasından dolayı zamanında birliğine katılamadığını beyan ettiği belirlenmiştir. 3.GATA Eğitim Hastanesi Psikiyatri Polikliniğinde düzenlenen 27.12.2013 tarihli ve 641 sayılı 2 ... süreli hava değişimi raporu dosya arasında bulunmaktadır. 4.Birlik Komutanlığınca düzenlenen 03.03.2014 tarihli tutanakta, sanığın 27.12.2013-27.02.2014 tarihleri arasında ayrıldığı hava değişiminden dönmediği belirtilmiştir. 5.Muratpaşa İlçe Emniyet Müdürlüğünün 09.04.2014 tarihli yazısı ile ekinde gönderilen 08.04.2014 tarihli tutanakta, sanığın 08.04.2014 tarihinde ekiplerce yapılan uygulamada yakalandığı ve Merkez Komutanlığına teslim edildiği belirtilmiştir. 6.Sanık yargılama aşamasında psikiyatri uzmanı bilirkişinin mütalaası doğrultusunda adlî gözlem altına aldırılmış, GATA Eğitim Hastanesi Baştabipliğinin 12.01.2015 tarihli ve 507 sayılı Sağlık Kurulu Raporu ile "kronik nitelik kazanmış uyum bozukluğu" tanısıyla askerliğe elverişli olmadığı, ancak askerliğe elverişsizlik hâlinin yargılandığı suç tarihlerini (28.02.2014-08.04.2014) kapsamadığı, 04.01.2015 tarihli adlî rapor ile de 5237 sayılı Kanun'un 32 nci maddesinin bir ve ikinci fıkralarından yararlanamayacağı belirlenmiştir. 7.Bozma ilamı sonrası sanığın beyanları doğrultusunda sivil hayatında gördüğü tedavilere ilişkin belgeler ile adlî sicil kaydında yer alan hükümler temin edilerek sanık hakkında ek sağlık kurulu raporu alınmış, Gülhane Eğitim ve Araştırma Hastanesi tarafından tanzim olunan 29.09.2017 tarihli ve 135 No'lu; "Sanığın durumu Askeri Yargıtay'ın 28.09.2016 tarihli kararı doğrultusunda tekrar değerlendirildi. Evrak tomarında bulunan adlî sicil kaydı ile görmüş olduğu tedavilere ilişkin evraklar doğrultusunda tekrar değerlendirildi. Sanığın askerliğe elverişsizlik hali sağlık kurulu tarafından elverişsizlik için yeterli kanaatin oluştuğunun saptandığı 12.01.2015 tarihinden başlamaktadır. Dolayısıyla askerliğe elverişsizlik hali suç tarihlerini (28.02.2014-08.04.2014) kapsamaz." görüşünü içeren ek sağlık kurulu raporu, dava dosyasına eklenmiştir. 8.Sanığın bekar olduğunu, kızının doğum tarihinin 13.02.2014 olduğunu gösterir resmî nüfus kayıt örneği Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak dava dosyasına eklenmiştir. 9.Sanığa ait güncel adlî sicil kaydı, UYAP üzerinden temin olunarak dava dosyasına eklenmiştir. IV. GEREKÇE A.Askerliğe Elverişsiz Olduğu Yönünden Yargılama sırasında yapılan adli gözlem sonrası düzenlenen sağlık kurulu raporu ile sanığın askerliğe elverişsizlik halinin suç tarihlerini kapsamadığı, dolayısıyla suç tarihlerinde askerliğe elverişli olduğu, adli rapor ile de cezai ehliyetinin tam olduğu tespit edilmiştir. Bozma kararı sonrası sanığın beyanları doğrultusunda sivil hayatında gördüğü tedavilere ilişkin belgeler ile adli sicil kaydında yer alan hükümler temin edilmiş ve sanık hakkında ek sağlık kurulu raporu alınmıştır. 29.09.2017 tarihli ek sağlık kurulu raporunda da sanığın askerliğe elverişsizlik halinin sağlık kurulu tarafından elverişsizlik için yeterli kanaatin oluştuğunun saptandığı 12.01.2015 tarihinden başladığı, dolayısıyla askerliğe elverişsizlik halinin suç tarihlerini (28.02.2014-08.04.2014) kapsamadığı belirtilmiştir. Bu itibarla sanığın suç tarihlerinde askerliğe elverişli olduğu dosya içindeki delillerden tereddüde yer vermeyecek bir biçimde anlaşıldığından hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır. B.Ceza Verilmemesi Gerektiği Yönünden Sanığın izin (hava değişimi) tecavüzünde bulunduğu süre, yakalanması, bekar olması ve kızının 13.02.2014 doğumlu olması hususları da dikkate alındığında savunmasında ileri sürdüğü mazeretin askerlik hizmetine tercih edilecek ve gecikmeyi haklı gösterecek mazeret niteliğinde olmamasına ve tüm dosya kapsamına göre, sanığın 28.02.2014-08.04.2014 tarihleri arasında izin (hava değişimi) tecavüzü suçunu işlediği belirlenmekle, Mahkemece, sanık hakkında alt sınırdan ceza tayin edilip, takdiri indirim hükümlerinin uygulanması suretiyle mahkumiyet hükmü kurulmasında, 13.11.2014 tarihinde kesinleşmiş kasıtlı suçtan mahkumiyetinin bulunması, ayrıca denetim süresi içinde atılı suçu işlemesi nedeniyle yeniden suç işlemeyeceğine kanaat getirilmeyerek hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesinde, hükmolunan kısa süreli hapis cezasının alt sınırdan adlî para cezasına çevrilerek taksitlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmediğinden hükümde bu yönüyle de hukuka aykırılık bulunmamıştır. C.Re'sen Gözetilecek Nedenlerle Kararın Bozulması Gerektiği Yönünden Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde (A), (B) ve (C) paragraflarında açıklanan nedenlerle Bolu 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.02.2018 tarihli ve 2017/381 Esas, 2018/95 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.03.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2021/24147, K. 2023/1933, T. 02.03.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2021-24147-e-2023-1933-k-39c861abb72f