Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2021/21719 E. 2025/5088 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/21719
- Karar No
- 2025/5088
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/133 E., 2020/250 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, gümrük kaçağı eşyanın müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında 7242 sayılı Kanun gereği dosyanın iadesi üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I.Katılan ... İdaresi Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz isteminin, münhasıran suçun işlenmesinde kullanılan nakil aracının müsaderesi talebine yönelik olduğu anlaşılmış olup, iddianamede nakil aracı hakkında talep bulunmadığı gibi Mahkemece bu hususta bir karar da verilmediği gözetilerek katılan ... İdaresi vekilinin, suçun işlenmesinde kullanılan nakil aracına yönelik temyiz isteğinin, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE, II.Sanığın Temyiz İstemi Yönünden Kaçak eşyaya mahsus tespit varakasında suça konu eşyanın gümrüklenmiş değeri Dairemiz yerleşik uygulamalarına göre "fahiş" değer kapsamında bulunduğu halde Mahkemece "normal" değer olarak kabul edilerek eksik ceza tayin edilmiş ise de aleyhe temyiz bulunmadığından bu husus bozma sebebi yapılmamıştır. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir. Sanık hakkında kurulan hükümde Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen; sanık hakkında hem adlî para cezası hem de hapis cezası verildiği ve adlî para cezaları için 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 58 inci maddesine göre tekerrür hükümleri uygulanamayacağı halde tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilirken hiç bir ayrım yapmaksızın sanığın cezasının 5237 sayılı Kanun'un 58 inci madddesinin altıncı fıkrası gereğince mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmesi ve suç konusu kaçak eşyanın 5607 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası delaletiyle 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası gereğince müsaderesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi, hususları dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir. Açıklanan nedenle sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği; hükmün; sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ilişkin (12) numaralı fıkrasında yer alan "cezasının" ibaresinin çıkartılarak yerine "hapis cezasının" ifadesinin eklenmesi ve hükmün dava konusu eşyanın müsaderesine ilişkin (14) numaralı fıkrasından "13" ve "54/1" ibarelerinin çıkartılarak yerlerine "13/1" ve "54/4" ibarelerinin getirilmesi ve sair kısımların aynen bırakılması suretiyle hükmün Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 09.04.2025 tarihinde karar verildi.