Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2021/21365 E. 2022/18050 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/21365
- Karar No
- 2022/18050
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : 5607 sayılı Yasaya muhalefet HÜKÜM : Sanıklar ... ve ... hakkında beraat; sanık ... hakkında hükümlülük, kaçak eşyanın müsaderesi ve tasfiyesine Yerel mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü; Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz isteğinin münhasıran sanıklar ... ile ... hakkındaki beraat hükmüne yönelik olduğu gözetilerek yapılan incelemede; I-Katılan ... İdaresi vekilinin, sanık ... hakkındaki beraat hükmüne yönelik temyiz isteminin incelenmesinde; Yapılan duruşmaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, gösterilen gerekçeye ve takdire göre, katılan ... İdaresi vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, II-Katılan ... İdaresi vekilinin sanık ... hakkındaki beraat hükmüne yönelik temyiz isteminin incelenmesinde; Dosya içinde bulunan 23.01.2014 tarihli tutanakta; kolluk kuvvetlerine yapılan ihbarda, sanıklardan ...’e ait evde kaçak sigara bulunduğu ve bir erkek şahsın sigaraları motosiklete yükleyip sattığına dair ihbar üzerine, sanık ...’e ait evde yapılan arama sonucunda toplam 540 paket bandrolsüz ve kaçak sigaranın ele geçirilmesi şeklinde gerçekleşen olayda; sanık ...’ın soruşturma aşamasında, suça konu sigaraların kendisine ait olduğunu, akrabası olan sanık ...’nin evine bıraktığını ve satacağını beyan etmesi, mahkemedeki savunmasında ise, kolluktaki ifadesini tekrar ederek, sanıklar ... ile ...’ın sigaralarla ilgisinin bulunmadığını beyan etmesi, ayrıca sanık ...’nin de kovuşturma aşamasında, sigaraları akrabası sanık ...’ın getirip evine bıraktığını beyan etmesi karşısında, tüm dosya kapsamına göre sanık ...’ın ticari amaçla bandrolsüz ve kaçak sigara bulundurmak şeklinde gerçekleşen ve sübut bulan eyleminden ötürü, mahkumiyeti yerine, delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek hatalı gerekçe ile yazılı şekilde beraatine karar verilmesi, Yasaya aykırı, katılan ... İdaresi vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, III- Sanık ...’ın temyiz isteminin incelenmesinde ise; Suç tarihinde kolluk kuvvetlerine yapılan ihbarda, sanık ...’e ait evde kaçak sigara bulunduğu ve bir erkek şahsın sigaraları motosiklete yükleyip sattığına dair ihbar üzerine, sanık ...’e ait evde yapılan arama sonucunda toplamda 540 paket farklı markalarda bandrolsüz sigara bulunmuş, yapılan yargılama sonunda sanık ...’ın ticari nitelikte kaçak sigara bulundurduğundan bahisle mahkumiyetine karar verilmiş ise de; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Yasasının 206/2-a, 271/2, 230/1. maddeleri fıkraları da hukuka uygun surette elde edilen delillerin kullanılabileceğini, yani kanuna aykırı elde edilenlerin ise hükme esas alınamayacağı şeklinde açık düzenlemeleri içermektedir. Adli aramaların nasıl yapılacağını düzenleyen 5271 sayılı CMK'nun 116. maddesi arama kararı verebilmesi için makul şüphenin bulunması ve aynı Yasanın 119. maddesi aramanın, hakim kararı üzerine veya gecikmesinde sakınca bulunan hallerde Cumhuriyet Savcısının, Cumhuriyet Savcısına ulaşılamadığı takdirde, kolluk amirinin yazılı emri ile kolluk görevlilerince yapılabileceği biçimindedir. Bu koşullara uyulmadan yapılan arama kanuna aykırıdır. Dosya kapsamına göre; Cumhuriyet Savcısı tarafından gecikmesinde sakınca bulunduğundan bahisle verilmiş derkenar arama izni bulunmasına rağmen, arama kararında gecikmesinde sakınca bulunan halin gerekçesinin belirtilmediği, buna göre yapılan aramanın usul ve yasaya aykırı olduğu, sanık aşamalardaki savunmalarında ise sigaraların kendisine ait olmadığını, atılı suçlamayı kabul etmediğini beyan etmiş olup, usulsüz arama sonucu kanuna aykırı olarak elde edilen delil (eşya) dışında sanığın mahkumiyetini gerektirecek başka bir delil de elde edilemediği gözetildiğinde, beraati yerine yazılı gerekçeyle mahkumiyetine karar verilmesi, Kabule göre de; 1-Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre sanığın eyleminin 11.04.2013 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6455 sayılı yasa ile değişik 5607 sayılı Yasanın 3/18. maddesi kapsamında kaldığı, ancak suç tarihinden sonra 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren halen yürürlükte bulunan 6545 sayılı Yasa ile değişik 5607 sayılı Yasanın 3/18-son cümle delaletiyle anılan Yasanın 3/5, 3/10. madde ve fıkraları kapsamında bulunduğu; Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Yasanın 61. maddesi ile 5607 sayılı Yasanın 3/22. maddesine eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi, yine 7242 sayılı Yasanın 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca, kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve anılan madde uyarınca suça konu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarındaki miktarın hüküm verilinceye kadar Devlet Hazinesi’ne ödenmesi halinde verilecek cezada indirim uygulanacağının hüküm altına alındığı gözetilerek, Suç tarihinde yürürlükte olan 6455 sayılı Yasa ile değişik 5607 sayılı Yasa ile 6545 ve 7242 sayılı Yasalar ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 3/18. maddesinin yollamasıyla 3/5, 3/10, 3/22, 5/2. madde ve fıkralarının somut olaya uygulanarak, belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri ile, 5237 sayılı TCK'nun 7. maddesi ve 7242 sayılı Yasanın 63. maddesi ile 5607 sayılı Yasaya eklenen geçici 12. maddenin 2. fıkrası gözetilerek sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu, 2-TCK'nun 53. maddesinin uygulanması açısından 24.11.2015 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarih ve 2014/140 E. - 2015/85 K. sayılı kararı gözönünde bulundurularak hüküm oluşturulmasının gerektiğinin gözetilmemesi, 3- Suçta ele geçen eşyanın 5607 sayılı Kanunun 13/1. maddesi yollaması ile TCK'nun 54/4. maddesi gereğince müsaderesi ile yetinilmesi gerekirken eşyanın tasfiyesine hükmedilmesi, Yasaya aykırı, sanık ...’ın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 08.12.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.