Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2021/2135 E. 2025/3234 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2021/2135
Karar No
2025/3234
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/116 E., 2015/654 K. SUÇA SÜRÜKLENEN ÇOCUK: ..., SUÇLAR : İftira, 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜMLER : Sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında iftira suçundan beraat, Sanıklar ..., ... ve ... ile suça sürüklenen çocuk ... hakkında kaçakçılık suçundan beraat, Sanık ... hakkında kaçakçılık suçundan mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Katılan ... İdaresi vekilinin iftira suçundan temyizine ilişkin; iftira suçundan doğrudan zarar görmeyen Gümrük İdaresinin davaya katılma ve hükümleri temyize yetkisinin bulunmadığı anlaşılmıştır. Katılan ... İdaresi vekilinin kaçakçılık suçundan kurulan beraat hükümlerine, sanık ... müdafiin ise mahkûmiyet hükmüne yönelik temyizleri yönünden; sanıklar ..., ... ve ... ile suça sürüklenen çocuk ... hakkında kurulan beraat ve sanık ... hakkında kurulan mahkûmiyet hükümlerinin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. Katılan ... İdaresi Vekilinin İftira Suçundan Kurulan Beraat Hükümlerini Temyizi Yönünden Suçtan doğrudan zarar görmeyen Gümrük İdaresinin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 237/1. maddesi uyarınca kamu davasında katılan sıfatının ve aynı Kanun’un 260/1. maddesi gereği hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı cihetle, Gümrük İdaresi vekilinin temyiz isteğinin 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 317. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE, II. Katılan ... İdaresi Vekilinin Sanıklar ... ve ... Hakkında Kaçakçılık Suçundan Kurulan Beraat Hükümlerini Temyizi Yönünden Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan ... İdaresi vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, katılan ... İdaresi vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, III. Katılan ... İdaresi Vekilinin Suça Sürüklenen Çocuk ... ve Sanık ... Hakkında Kaçakçılık Suçundan Kurulan Beraat Hükümlerini Temyizi Yönünden Sanık ...'ın evinde ve üzerinde ele geçen içkileri içmek için bulundurduğunu beyan etmiş ise de sanığın olay günü elinde içki şişeleri ile çalıştığı bara doğru yürürken yakalanması, suça sürüklenen çocuğun ise ...'in boş şişe istemesi üzerine evine gittiğini beyan etmesi, sanık ... ve suça sürüklenen çocuğun aynı işyerinde çalışmaları, üzerlerinde işyerine ait kıyafetin bulunması, benzer içki şişelerinin ele geçmesi, sanık ... ve suça sürüklenen çocuk ...'ın dava konusu içkileri ticari maksatla bulundurdukları veya naklettikleri gözetilerek, dava konusu içkilerin yapılacak analizi sonucunda yerli, sahte üretim olduğunun tespiti halinde hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3/18. maddesi; yabancı menşeili ve kaçak olduğunun tespiti halinde ise 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesi delaletiyle aynı Kanun'un 3/5 ve 3/10. maddeleri ile 4/2. maddesi uyarınca mahkûmiyetleri yerine yazılı şekilde yerinde olmayan gerekçe ile beraatlerine karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur. Açıklanan nedenlerle, katılan ... İdaresi vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, IV. Sanık ... Müdafiin Mahkûmiyet Hükmünü Temyizi Yönünden Olayın oluş biçimi, sanığın aşamalardaki savunması, ele geçirilen kaçak eşyanın miktar ve mahiyeti ile eşyanın yakalanma şekli göz önüne alındığında, atılı suçun sanık tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak; 1.Dava konusu içkilerin yapılacak analizi sonucunda yerli, sahte üretim ve yabancı menşeili ve kaçak olup olmadıkları belirlenerek, yabancı menşeili ve kaçak olduğunun tespiti halinde 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesi delaletiyle aynı Kanun'un 3/5 ve 3/10. maddeleri kapsamında olduğu gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur. 2.10.12.2022 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'un 8. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3/ 22. fıkrasının ''3/23." madde ve fıkrası olarak değiştirildiği dikkate alınarak, hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3/23. maddesine eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar pek hafif olması halinde üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içerdiği, yine aynı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve dava konusu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katının ödenmesi halinde, soruşturma evresinde etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmamış ise verilecek cezada 1/2 oranında, yapılmış ise 1/3 oranında indirim yapılacağı belirtilerek 7242 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi uyarınca etkin pişmanlık ihtarında bulunulması gerektiği de göz önünde bulundurulmak suretiyle, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 7. maddesi ve 7242 sayılı Kanun'un 63. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen geçici 12/2. maddesi gereği ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının Mahkemesince saptanması ve sonucuna göre uygulama yapılmasında zorunluluk bulunması bozmayı gerektirmiştir. 3.5237 sayılı Kanun'un 53. maddesinde öngörülen hak yoksunlukları uygulanırken, 15.04.2020 tarih ve 31100 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesi ile anılan maddede yapılan değişiklik ve Anayasa Mahkemesinin 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesindeki hak yoksunluklarına ilişkin 24.11.2015 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı nedeniyle, anılan maddenin yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması nedenleri bozmayı gerektirmiştir Açıklanan nedenlerle, sanık ... müdafiin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 04.03.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2021/2135, K. 2025/3234, T. 04.03.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2021-2135-e-2025-3234-k-74551d6a82c1