Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2021/20531 E. 2025/4565 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/20531
- Karar No
- 2025/4565
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/270 E., 2016/452 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜMLER: Beraat, mahkûmiyet, gümrük kaçağı eşyanın müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I- Sanık ... Hakkında Kurulan Beraat Hükmü Yönünden Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle beraat hükmünün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, II- Sanık ... Hakkında Kurulan Mahkûmiyet Hükmü Yönünden Olayın oluş biçimi, sanığın aşamalardaki savunmaları, ele geçirilen kaçak eşyanın miktar ve mahiyeti ile eşyanın yakalanma şekli göz önüne alındığında, atılı suçun sanık tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak; 1.Sanık hakkında UYAP üzerinden yapılan kontrolde 13.02.2013 tarihli eylem nedeniyle açılan İstanbul Anadolu 1. Asliye Ceza Mahkemesi 2013/362 Esas 2014/618 Karar sayılı dosyasında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verildiği ve bu kararın 10.03.2015 tarihinde kesinleştiği, işbu dosya ile birleştirilmesine karar verilen İstanbul Anadolu 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/23 Esas 2015/253 Karar sayılı dosyasında suç tarihinin 2014, iddianame düzenleme tarihinin 16.12.2014 olduğu, iddianamede ele geçtiği belirtilen 273 paket kaçak sigaraya ilişkin olay tutanağının dosya içinde yer almadığı, bu haliyle suç tarihinin tespit edilemediği anlaşılmakla, olay tutanağı temin edilip dosya arasına alındıktan sonra ana ve birleşen dosyalar yönünden 31.03.2014 tarihli iddianame ile hukuki kesintinin oluşacağı gözetilerek 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 43. maddesi kapsamında zincirleme suç hükümlerinin uygulanıp uygulanamayacağının değerlendirilmesi gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması, 2.Sanık hakkında suç tarihinde yürürlükte bulunan 11.04.2013 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesi gereğince mahkûmiyet hükmü kurulması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur. 3.Sanığın ana ve birleşen dosyalar yönünden eksik bildirilen gümrüklenmiş değerin 2 katını 10.05.2016 tarihinde ödeyerek makbuzunu dosyaya sunduğu, birleşen dosyada ele geçen 273 paket kaçak sigara yönünden eksik kalan miktar hesaplanarak ihtarat yapılması gerektiği gözetilerek ; Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre sanığın eyleminin, 11.04.2013 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesi kapsamında kaldığı, ancak suç tarihinden sonra 28.06.2014 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesinin son cümlesi yollamasıyla aynı Kanun'un 3.maddesinin 5. ve 10. fıkraları kapsamında bulunduğu gözetildiğinde; 10.12.2022 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'un 8. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3. maddesinin 22. fıkrasının ''3/23." madde ve fıkrası olarak değiştirildiği dikkate alınarak, hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3/23. madde ve fıkrasına eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar pek hafif olması halinde üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içerdiği, yine aynı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve dava konusu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katının ödenmesi halinde, soruşturma evresinde etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmamış ise verilecek cezada 1/2 oranında, yapılmış ise 1/3 oranında indirim yapılacağı belirtilerek 7242 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi uyarınca etkin pişmanlık ihtarında bulunulması gerektiği de göz önünde bulundurulmak suretiyle; Suç tarihinde yürürlükte olan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesi ile 6545, 7242 ve 7423 sayılı Kanunlar ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 3/18-son yollamasıyla aynı Kanun'un 3/5, 3/10, 3/23 ve 5/2. maddeleri somut olaya ayrı ayrı uygulanarak belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri ile 5237 sayılı Kanun'un 7. maddesi ve 7242 sayılı Kanun'un 63. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen geçici 12/2. maddesi gereği ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının Mahkemesince saptanması ve sonucuna göre uygulama yapılmasında zorunluluk bulunması bozmayı gerektirmiştir. 4.Adlî sicil kaydında tekerrüre esas sabıkası bulunan sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, 5.Sanığın adli sicil kaydında yer alan tekerrüre esas alınması gereken ilâmın 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçuna ilişkin olduğu anlaşılmakla; hükümden sonra 15.04.2020 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3/22. maddesine eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içerdiği, yine aynı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla, sanık hakkında tekerrüre esas alınan ilamla ilgili öncelikle uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı mahkemesinden araştırılarak, neticesine göre söz konusu ilamın tekerrüre esas alınıp alınmayacağının ve 5607 sayılı Kanun'un 5/3. maddesi kapsamında aynı Kanun'un 5/2. maddesinin uygulamasına engel teşkil edip etmediğinin değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, bozmayı gerektirmiştir. 6.Suç konusu kaçak sigaraların 5607 sayılı Kanun'un 13/1. maddesi delaletiyle 5237 sayılı Kanun'un 54/4. maddesi gereğince müsaderesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur. Açıklanan nedenlerle, katılan ... İdaresi vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 25.03.2025 tarihinde karar verildi.