Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2021/19991 E. 2024/8458 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/19991
- Karar No
- 2024/8458
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/561 E., 2020/528 K. SUÇ : 6831 sayılı Orman Kanunu'na muhalefet HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz isteği; suçta kullanılan nakil aracının müsaderesi gerektiğine ve re'sen tespit edilecek nedenlerle hükmün bozulması talebine ilişkindir.
Sanık ...'ın temyiz isteği, karara yönelik temyiz talebi olduğuna ve cezayı kabul etmediğine ilişkindir.
Sanık ...'nu temyiz isteği, karara yönelik temyiz talebi olduğuna ve cezayı kabul etmediğine ilişkindir.
II. GEREKÇE 05.04.2013 günü Jandarma tarafından yaş meşe odunu yüklü kamyonun yakalandığının bildirilmesi üzerine 35 kental emvale el konulduğu, araç sürücüsü ... ...'in emvali ...'dan ücretsiz olarak aldığını beyan ettiği ve araçta bulunan sanıklar hakkında suç tutanağı düzenlendiği anlaşılmıştır.
Sanıklar hakkında 6831 sayılı Orman Kanunu'na (6831 sayılı Kanun) muhalefet suçundan cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açılmıştır.
Sanık ... savunmasında, arkadaşları ile kahvede otururken ... ...'in gelerek odun aldığını söylediğini ve taşımak için yardım istediğini, ...'in dayısının oğlu olması nedeniyle teklifini kabul ettiklerini, ...'ın evinin önündeki odunları arabaya yüklediklerini, emvalin kaçak olmadığını beyan etmiştir.
Sanık ... savunmasında, arkadaşları ile kahvede otururken ... ...'in gelerek odun aldığını söylediğini ve taşımak için yardım istediğini, ...'in arkadaşı olması nedeniyle teklifini kabul ettiklerini, ...'ın evinin önündeki odunları arabaya yüklediklerini, emvalin kaçak olmadığını beyan etmiştir.
Mahallinde yapılan keşif sonucu orman bilirkişisi tarafından düzenlenen raporda, ağaçların kesildiği iddia edilen yerin orman sayılmayan yer olduğu, ele geçirilen emval ile arazideki dip köklerin dip kutur, miktar ve kesim zamanı açısından uyuşmadığı tespit edilmiştir. Fen bilirkişisi raporuna göre ağaç köklerinin tarla vasıflı parselde kaldığı belirlenmiştir.
Tanık, ...'dan kiraladığı arazideki meşelerin bir kısmını yakması için ....'e verdiğini, ....'in bu odunları götürürken yakalandığını beyan etmiştir.
Tutanak tanığı, yakalanan emvallerin bir kaç gün önce kesilmiş olmasına rağmen zemindeki köklerin 2-3 ay önce kesildiğini, kesilen ağaçlarda çürüme belirtisi olmadığı halde ele geçen emvalin kalın kısmının çürümüş olduğunu, bu nedenle yakalanan emvalin söz konusu yerden kesilmediği kanaati oluştuğunu beyan etmiştir.
Katılan vekilinin temyiz isteğinin münhasıran suçta kullanılan nakil aracının müsaderesi gerektiğine ilişkin olduğu anlaşılmakla yapılan incelemede; Suç tutanağı, sanıkların savunmaları, bilirkişi raporu, tanık beyanları, bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre sanıklar hakkında atılı suçtan mahkûmiyet hükümleri kurulmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Ancak; 1.Anayasa Mahkemesinin 25.06.2020 tarihli, 2020/16 Esas ve 2020/33 Karar sayılı iptal kararı ile 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun'un 24 üncü maddesi ile yeniden düzenlenen ve 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinin birinci fıkrasında hüküm altına alınan basit yargılama usulüne ilişkin aynı Kanun'un Geçici 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “...kovuşturma evresine geçilmiş...” ibaresinin Anayasa'ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmesi, aynı şekilde 16.03.2021 tarihli, 31425 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli, 2020/81 Esas ve 2021/4 Karar sayılı kararı ile yargılama aşamasında olup, henüz kesinleşmiş hükümle sonuçlanmamış dosyalar yönünden, ceza miktarı üzerinde fail lehine etki doğuracağı, bu nedenle belirli bir tarih itibarıyla hükme bağlanmış olan dosyalarda basit yargılama usulünün uygulanmamasının Anayasa'nın 38 inci maddesine aykırı olduğu gerekçesiyle 7188 sayılı Kanun'un 31 inci maddesiyle eklenen Geçici 5 inci maddenin (d) bendinde yer alan "...hükme bağlanmış..." ibaresinin iptal edildiği de dikkate alınmak suretiyle, 5237 sayılı Kanun'un 7 nci ve 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddeleri uyarınca sanıkların eylemlerinin “basit yargılama usulü” yönünden yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
2.Sanıklar hakkında hükmedilen 25 gün hapis cezasının günlüğü 30,00 TL'den adlî para cezasına çevrilmesi sırasında 750,00 TL adlî para cezası yerine 1500,00 TL adlî para cezasına hükmedilerek fazla ceza tayini, hukuka aykırı bulunmuştur.
III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle katılan vekili ve sanıkların temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 09.10.2024 tarihinde karar verildi.