Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2021/19424 E. 2023/6373 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2021/19424
Karar No
2023/6373
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/625 E., 2016/457 K. SUÇ : 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'ye muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Kocaeli 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 31.05.2016 tarihli ve 2014/625 Esas, 2016/457 Karar sayılı kararı ile sanığın marka hakkına tecavüz suçundan (mülga) 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 61/A maddesi ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 54 üncü maddesi uyarınca erteli 10 ... hapis ve 80,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına ve adlî emanette kayıtlı eşyaların müsaderesine karar verilmiştir. 2. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 01.04.2021 tarihli ve 19-2016/359183 sayılı, bozma görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdii olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; bilirkişi raporunda sanığa ait iş yerinde ele geçirilen ürünlerden sadece bir adet formanın taklit olduğuna, diğer ürünlerin ise orijinal olduğu hususu açıkça belirtildiği halde Mahkemece sanığın cezalandırılması yoluna gidilmesinin hukuka aykırı olduğuna, o taklit markalı formanın da sanık tarafından satışa sunulmadığının tanık beyanıyla doğrulandığına, bu nedenle sanık hakkında verilen mahkûmiyet hükmünün bozulması gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Katılan ... Jimnastik Kulübü Derneği vekili şikâyet dilekçesi ile sanığa ait iş yerinde hak sahibi oldukları tescilli markalı ürünlerin, marka haklarına tecavüz edilerek satışa arz edildiği iddiası ve arama yapılması talebi ile şikâyetçi olmuştur. 2.Gölcük 2. Sulh Ceza Hâkimliğinin, 14.05.2014 tarihli ve 2014/135 Değişik İş sayılı kararı doğrultusunda, ilgili iş yerinde sanık hazır bulunduğu halde yapılan aramada orjinal oldukları bilirkişi raporu ile tespit edilen toplam 86 adet ürün ile bir adet BJK armalı formaya el konulmuştur. 3. Dosyada mevcut 17.06.2014 tarihli bilirkişi raporunda; orijinal ürünler ile suça konu ürünler karşılaştırmalı olarak incelenmiş ve ele geçirilen bir adet BJK armalı formanın orijinal olmayıp, taklit olarak üretildiği ve bu forma üzerinde kullanılan markaların katılanın marka haklarına iktibas yolu ile tecavüz ettiği, ele geçirilen diğer ürünlerin ise taklit markalı olmayıp orijinal ürünler olduğu yönünde görüş bildirilmiştir. 4. Sanık savunmalarında, Beşiktaş Jimnastik Kulübü Derneği'nin lisanslı ürünlerini sattığını, aynı zamanda iş yerinde, formaların arkasına yazı ve rakam yazmak için baskı makinesi bulunduğunu, müşterilerin dışarıdan satın aldıkları formalarının arkasına isim veya numara yazdırmak için kendisine getirdiklerini, aramada ele geçen formanın da bu şekilde kendisine geldiğini, bu formayı satışa sunmadığını beyan etmiştir. 5. Savunma tanığı H.B.'nin 31.05.2016 tarihli celsede alınan yeminli beyanında sanığın savunmalarını doğrular şekilde; arkasına 21 numara yazılması için formasını sanığa teslim ettiğini beyan etmiştir. IV. GEREKÇE Sanığın iş yerinde yapılan aramada toplam 87 adet BJK markalı ürün ele geçirilmiştir. Bilirkişi raporuna göre bu ürünlerden sadece 1 adet formanın orijinal olmayıp, taklit markalı olduğu tespit edilmiştir. Sanık savunmalarında; suça konu 1 adet formayı satmak için bulundurmadığını, tanık H.B tarafından formanın arkasına numara yazılması için kendisine teslim edildiğini beyan etmiş, sanığın bu beyanları tanık H.B. tarafından doğrulanmıştır. 14.05.2014 tarihli iş yeri arama ve el koyma tutanağına göre, bu formanın satışa arz halde bulunup bulunmadığına dair bir tespit de yoktur. Sanığın savunmaları ile ve dosyadaki diğer delillere göre ortaya çıkan durum karşısında, sanığın suça konu taklit markalı bir adet formayı satışa sunduğu konusunda kesin bir yargıya varılamamaktadır. Tüm bu açıklamalar ışığında sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği mahkûmiyetine yeterli her türlü şüpheden uzak kesin ve yeterli delil bulunmaması nedeniyle, sanığın beraati yerine mahkûmiyetine karar verilmesi, Kabule göre de; 1. Bilirkişi raporu ile taklit markalı olmayıp, orijinal oldukları anlaşılan adli emanetin 2014/320 sırasında kayıtlı eşyaların sanığa iadesi yerine müsaderesine karar verilmesi, 2. Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin 14.05.2014 yerine 24.02.2014 olarak yazılması hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Kocaeli 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 31.05.2016 tarihli ve 2014/625 Esas, 2016/457 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.06.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2021/19424, K. 2023/6373, T. 21.06.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2021-19424-e-2023-6373-k-001e994d2aae