Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2021/19348 E. 2025/15083 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/19348
- Karar No
- 2025/15083
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI: 2015/281 E., 2016/269 K. SUÇ: 6831 sayılı Orman Kanunu'na muhalefet HÜKÜMLER: Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Suç tutanağında kesim yapan şahısların fark edilmeleri üzerine emval yüklü aracı bırakıp uzaklaştıklarının belirtilmesi, tutanak tanığının sanıkları kestikleri odunu yüklerken yakaladıkları şeklindeki beyanı ve sanıkların tüm aşamalarda suçlamayı kabul etmemeleri karşısında, soruşturma aşamasında temin edilen ve ... tarafından gönderilen iletişimin tespitine ilişkin kayıtların dökümü yaptırılarak ve tutanak tanıklarının tutanak içeriğine ilişkin beyanları da alınarak sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının tayini gerektiğinin gözetilmemesi,
Kabule göre de; 1.Mahallinde yapılan keşif sonucu fen bilirkişisi tarafından düzenlenen raporda suça konu yerin mera parseli sınırları içinde kaldığının tespit edilmesi, orman bilirkişileri tarafından düzenlenen raporda ise suça konu yerin kadastro tespitinde tapulama harici mera olarak tespit edildiğinin ancak komisyonun böyle bir tespit yetkisi bulunmadığından dava konusu alanın orman sayılan yerlerden olduğunun belirtilmesi karşısında, suça konu yerin niteliğinin net olarak tespiti bakımından farklı bilirkişiler ile keşif yapılarak, kadastro tutanakları ve hava fotoğrafları ile fen bilirkişisi raporunda belirtilen parsele ilişkin tapu kayıtları da temin edilip suça konu yerin orman sayılan yerlerden olup olmadığının belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2.Satışına izin verilen orman emvalinin satışı yapılmış ise satış bedelinin idare lehine irat kaydına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, 3.Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını talep eden ve engel adli sicil kaydı bulunmayan sanık ...'a gerçek zarar miktarı bildirilip sonucuna göre hükmün açıklanmasının geri bırakılması koşullarının değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
4.Sanık ... hakkında 5237 Türk Ceza Kanun'un (5237 sayılı Kanun) 52/4. fıkrası gereği, ödenmeyen adlî para cezasının infaz aşamasında hapis cezasına çevrilebileceğinin ihtarı ile yetinilmesi gerekirken, ödenmemesi halinde öncelikle 5275 sayılı Kanun'un 106/3. maddesi gereğince ödenmeyen adli para cezasının Cumhuriyet savcılığının kararı ile hapse çevrilerek kamuya yararlı bir işte çalıştırılma kararı verilerek bu karar doğrultusunda infazına, bu karara ilişkin infaz şekline de uyulmaması halinde hapis cezası olarak infazına karar verileceğinin sanığa ihtarına karar verilmesi suretiyle infazda yetkinin kısıtlanması, hukuka aykırı bulunmuştur.
Açıklanan nedenlerle, katılan vekilinin ve sanıkların temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükümlerin 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 03.12.2025 tarihinde karar verildi.