Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2021/19275 E. 2025/6299 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/19275
- Karar No
- 2025/6299
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/179 E., 2016/18 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜMLER : 1. Sanık ... hakkında beraat, 2. Sanık ... ve sanık ... hakkında mahkûmiyet, gümrük kaçağı eşyanın müsaderesi, nakil aracının iadesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî onama, kısmî bozma Sanık ...'in aynı zamanda MERNİS adresi de olan bilinen en son adresine 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun (7201 sayılı Kanun) 21/1. maddesine uygun tebligat çıkartılmadan doğrudan 7201 sayılı Kanun’un 21/2. maddesine göre çıkartılan tebligat usulsüz olup, sanık ...'in öğrenme üzerine temyizi süresinde kabul edilerek yapılan incelemede; Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: Katılan Gümrük İdaresi vekilinin hakkında beraat kararı verilen sanık ... ile mahkûmiyetlerine karar verilen sanıklar ... ve ... ile sanıklar ... ve ...'in temyizine göre yapılan incelemede; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 225/1. maddesi "Hüküm, ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında verilir." şeklinde olup, 17.03.2015 tarihli iddianamede sanık ...'nın isminin yazılmasına karşın anlatım kısmında sanık ... hakkındaki olaydan bahsedilmemesi karşısında bu sanık hakkında usulüne uygun açılmış bir dava olmadığı halde yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm tesisi, Sanıklar ... ve ... yönünden; 1. Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre sanıkların eyleminin, 11.04.2013 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3/18. maddesi kapsamında kaldığı, ancak suç tarihinden sonra 28.06.2014 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesinin son cümlesi yollamasıyla aynı Kanun'un 3.maddesinin 5. ve 10. fıkraları kapsamında bulunduğu gözetildiğinde; 10.12.2022 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'un 8. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3. maddesinin 22. fıkrasının ''3/23." madde ve fıkrası olarak değiştirildiği dikkate alınarak, hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3/23. madde ve fıkrasına eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar pek hafif olması halinde üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanıklar lehine hükümler içerdiği, yine aynı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve dava konusu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katının ödenmesi halinde, soruşturma evresinde etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmamış ise verilecek cezada 1/2 oranında, yapılmış ise 1/3 oranında indirim yapılacağı belirtilerek 7242 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi uyarınca etkin pişmanlık ihtarında bulunulması gerektiği de göz önünde bulundurulmak suretiyle; Suç tarihinde yürürlükte olan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesi ile 6545, 7242 ve 7423 sayılı Kanunlar ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 3/18-son yollamasıyla aynı Kanun'un 3/5, 3/10, 3/23 ve 5/2. maddeleri somut olaya ayrı ayrı uygulanarak belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle sanıkların hukuki durumunun tayin ve takdiri ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7. maddesi ve 7242 sayılı Kanun'un 63. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen geçici 12/2. maddesi gereği ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının Mahkemesince saptanması ve sonucuna göre uygulama yapılmasında zorunluluk bulunması bozmayı gerektirmiştir. Kabule göre ise; 1.14.700 paket gümrük kaçağı ve bandrolsüz sigara ele geçen olayda; ele geçirilen kaçak eşyanın miktarına göre, hükmolunan cezalarda 5237 sayılı Kanun'un 61. maddesi uyarınca teşdit uygulanması gerekirken cezanın alt sınırdan belirlenmesi suretiyle eksik ceza tayini, 2.Ele geçen kaçak sigaralar yönünden dosya arasında bulunan ve Gümrük İdaresi tarafından hesaplanan kaçak eşyaya mahsus tespit varakasında toplam CIF değerinin 14.700,00 TL ve gümrüklenmiş değerin ise 98.108,98 TL olarak belirtildiği, mahkeme aşamasında alınan 06.04.2015 tarihli bilirkişi raporunda toplam CIF değerinin 10.001,47 TL ve gümrüklenmiş değerin ise 80.850,00 TL olarak belirtildiği anlaşılmakla, yeniden bir bilirkişi raporu alınıp suça konu eşyanın gümrüklenmiş değerinin belirlenmesi suretiyle CIF değerlere yönelik çelişki giderilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması, 3.Mahkemece............hakkında suç duyurusunda bulunulmasına karar verilmiş olmakla, suç duyurusu akıbeti araştırılarak sanık hakkında kamu davası açılmış ise dosyaların birleştirilmesi, kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiş ise soruşturma evrakının aslı ya da onaylı örneklerinin denetime elverişli olacak biçimde dosya arasına alınarak tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle sanıkların hukuki durumunun tayin ve takdiri yerine eksik araştırma sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması, 4.Suç konusu kaçak sigaralar hakkında 5607 sayılı Kanun'un 13/1. maddesi delâletiyle 5237 sayılı Kanun'un 54/4. maddesi uyarınca müsadere kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi, 5.Katılan lehine hükmedilen vekalet ücretinin sanıklardan eşit oranda tahsili yerine yazılı şekilde hüküm tesisi, hukuka aykırı bulunmuştur. Açıklanan nedenlerle, katılan Gümrük İdaresi vekilinin, sanık ...'in ve sanık ...'in temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 21.04.2025 tarihinde karar verildi.