Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2021/14272 E. 2025/324 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/14272
- Karar No
- 2025/324
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/11 E., 2015/93 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, eşya ve nakil aracının müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz istemi yönünden, 21.04.2015 tarihinde tebliğ edilen hükme yönelik, yasal süresinden sonra 23.10.2019 tarihinde temyiz talebinde bulunulduğu, temyiz isteminin süresinde olmadığı, Sanık müdafiin temyiz istemi yönünden, sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, sanık kendisini vekil ile temsil ettirdiği halde, gıyabi kararın sanık müdafii yerine sanığa tebliğe çıkarıldığının anlaşılması nedeniyle, sanık müdafiin eski ... getirme talebinin kabulü ile öğrenme üzerine temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. Katılan ... İdaresi Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden Katılan ... İdaresi vekilinin yokluğunda verilip 21.04.2015 tarihinde usûlüne uygun şekilde tebliğ edilen karara karşı, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 310/1. maddesinde belirlenen bir haftalık kanunî süre geçtikten sonra 23.10.2019 tarihinde temyiz isteğinde bulunulduğu, hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 305/1. maddesi gereği re’sen temyize de tabi olmadığı anlaşılmakla, katılan ... İdaresi vekilinin temyiz isteminin, 1412 sayılı Kanun’un 317. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE, II. Sanık Müdafiin Temyiz İstemi Yönünden Olayın oluş biçimi, sanığın aşamalardaki savunması, ele geçirilen kaçak eşyanın miktar ve mahiyeti ile eşyanın yakalanma şekli göz önüne alındığında, atılı suçun sanık tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak; 1. Dava konusu kaçak eşyanın miktarına göre sanık hakkında temel cezada 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 61. maddesi uyarınca teşdit uygulanarak alt sınırdan uzaklaşılması suretiyle hüküm kurulduğu anlaşılmakla, suç tarihinde yürürlükte olan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun ile sonradan yürürlüğe giren ve hüküm tarihinde yürürlükte olan 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un ilgili hükümlerinin somut olaya ayrı ayrı uygulanarak belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle denetime imkan verecek şekilde lehe olan kanunun belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi, 2. Suç tarihi 08.01.2014 olduğu halde, gerekçeli karar başlığında 09.01.2014 olarak gösterilmesi, 3. Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre sanığın eyleminin, 11.04.2013 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3/18. maddesi kapsamında kaldığı, ancak suç tarihinden sonra 28.06.2014 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesinin son cümlesi yollamasıyla aynı Kanun'un 3. maddesinin 5. ve 10. fıkraları kapsamında bulunduğu gözetildiğinde; 10.12.2022 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'un 8. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3. maddesinin 22. fıkrasının ''3/23." madde ve fıkrası olarak değiştirildiği dikkate alınarak, hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3/23. madde ve fıkrasına eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar pek hafif olması halinde üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içerdiği, yine aynı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı ... geldiği ve dava konusu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katının ödenmesi halinde, soruşturma evresinde etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmamış ise verilecek cezada 1/2 oranında, yapılmış ise 1/3 oranında indirim yapılacağı belirtilerek 7242 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi uyarınca etkin pişmanlık ihtarında bulunulması gerektiği de göz önünde bulundurulmak suretiyle; Suç tarihinde yürürlükte olan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesi ile ile 6545, 7242 ve 7423 sayılı Kanunlar ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 3/18-son yollamasıyla aynı Kanun'un 3/5, 3/10, 3/23 ve 5/2. maddeleri somut olaya ayrı ayrı uygulanarak belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7. maddesi ve 7242 sayılı Kanun'un 63. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen geçici 12/2. maddesi gereği ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının Mahkemesince saptanması ve sonucuna göre uygulama yapılmasında zorunluluk bulunması, 4. Hükmün sanık hakkında takdiri indirim uygulanmasına ilişkin bendinde uygulama maddesi olarak 5237 sayılı Kanun'un 62/1. maddesinin gösterilmesi gerekirken, 5237 sayılı Kanun'un 61. maddesinin gösterilmesi suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 232/6. maddesine muhalefet edilmesi, 5. 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 81. maddesi ile değişik 5275 sayılı Kanun'un 106/3. fıkrası uyarınca adlî para cezalarının ödenmemesi halinde kamuya yararlı bir işte çalışma tedbirine de karar verilebileceği gözetilmeksizin, sanık hakkında adli para cezasının taksitlendirilmesine ilişkin bentte infaz yetkisini de kısıtlar şekilde adlî para cezasının ödenmemesi halinde cezanın hapis cezasına çevrileceğinin belirtilmesi, 6. Suça konu kaçak eşya 60.000 paket kaçak sigara olduğu halde müsadereye ilişkin kısımda dava konusu olmayan 120.000 paket kaçak sigaranın müsaderesine karar verilmesi ve aynı bentte 5607 sayılı Kanun'un 13/1. maddesi yollamasının gösterilmemesi suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 232/6. maddesine muhafelet edilmesi, 7. Suçtan zarar gören, davaya katılma hakkı bulunan Gümrük İdaresi'nin katılma talebi hakkında karar verilmesi gerektiği halde bu hususta karar verilmeksizin vekalet ücretine hükmedilmesi, bozmayı gerektirmiştir. Açıklanan nedenlerle, sanık müdafiin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 09.01.2025 tarihinde karar verildi.