Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2021/14220 E. 2025/6755 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/14220
- Karar No
- 2025/6755
- Karar Tarihi
SAYISI : 2013/766 E., 2015/495 K. ŞİKÂYETÇİ : ... SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet SUÇ TARİHLERİ : HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, beraat TEMYİZ EDENLER : Sanık ... müdafi, sanık ..., sanık ..., katılan ... İdaresi vekili, şikâyetçi ... vekili TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî düzeltilerek onama
Şikâyetçi ... vekilinin temyiz istemi yönünden; suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre suçtan doğrudan zarar görmeyen Tarım ve Orman Bakanlığının davaya katılma ve hükmü temyize yetkisinin bulunmadığı anlaşılmıştır.
Sanık ... müdafi, sanık ..., sanık ..., katılan ... İdaresi vekilinin temyiz istemleri yönünden; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I.Şikâyetçi ... Vekilinin Temyiz İsteminin İncelenmesinde; Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre suçtan doğrudan zarar görmeyen Tarım ve Orman Bakanlığının davaya katılma ve hükmü temyize yetkisi bulunmadığından, Tarım ve Orman Bakanlığı
vekilinin temyiz inceleme isteğinin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nunn (1412 sayılı Kanun) 317. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
II.Sanık ... Müdafin, Sanık ...'ın, Sanık ...'ın, Katılan ... İdaresi Vekilinin Temyiz İstemlerinin İncelenmesinde; Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz isteminin sanık ... hakkında 03.10.2013 tarihli eylem yönünden kurulan beraat hükmünün bozulması gerektiğiyle sınırlı olduğu gözetilerek yapılan incelemede;
1.Sanık ...'ın duruşmada alınan savunmasında, sigara yakalanan iş yerinin kendisine ait olmadığını, iş yerini suç tarihinden 5-6 ay önce oğlu ...'a devrettiğini, sanık ...'un ikametinde ele geçirilen sigaralarla da ilgisi olmadığını belirterek suçlamayı kabul etmemesi, sanık ...'ın duruşmada alınan savunmasında, 03.10.2013 tarihinde ele geçen sigaraların bulunduğu iş yerini kendisinin işlettiğini, ele geçen sigaraların kendisine ait olduğunu, sigaraları iş yerinde sattığını, arama sırasında annesi ...'in iş yerinde bulunduğunu, kendisinin ise eve yemek yemeğe gittiğini, babasının iş yeriyle bir ilgisi olmadığını belirterek suçlamayı kabul etmesi, sanık ...'ın duruşmada alınan savunmasında, ikametinde ele geçen sigaraları sanık ...'ın getirdiğini, kendi ikametinde arama yapılması nedeniyle sigaraların bir gece kalmasını söyleyerek suça konu sigaraları ikamete bıraktığı şeklindeki beyanları, sanık ...'ın 03.10.2013 tarihinde bahsi edilen iş yerinde yapılan arama sırasında iş yerinde bulunmadığı hususu ve tüm dosya kapsamına göre, sanık ...'ın savunmasının aksine, mahkûmiyetine yeter, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği gözetilerek beraati yerine yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi, sanık ... yönünden de 03.10.2013 tarihli suçun sübut bulduğu gözetilerek mahkûmiyeti yerine yazılı gerekçeyle beraatine karar verilmesi,
2.Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre sanıklar ... ve ...'ın eylemlerinin, 11.04.2013 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3/18. maddesi kapsamında kaldığı, ancak suç tarihinden sonra 28.06.2014 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesinin son cümlesi yollamasıyla aynı Kanun'un 3.maddesinin 5. ve 10. fıkraları kapsamında bulunduğu gözetildiğinde;
10.12.2022 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'un 8. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3. maddesinin 22. fıkrasının ''3/23." madde ve fıkrası olarak değiştirildiği dikkate alınarak, hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3/23. madde ve fıkrasına eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar pek hafif olması halinde üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içerdiği, yine aynı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve dava konusu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katının ödenmesi halinde, soruşturma evresinde etkin pişmanlık konusunda
ihtarat yapılmamış ise verilecek cezada 1/2 oranında, yapılmış ise 1/3 oranında indirim yapılacağı belirtilerek 7242 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi uyarınca etkin pişmanlık ihtarında bulunulması gerektiği de göz önünde bulundurulmak suretiyle;
Suç tarihinde yürürlükte olan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesi ile 6545, 7242 ve 7423 sayılı Kanunlar ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 3/18-son yollamasıyla aynı Kanun'un 3/5, 3/10, 3/23 ve 5/2. maddeleri somut olaya ayrı ayrı uygulanarak belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle sanıkların hukuki durumunun tayin ve takdiri ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7. maddesi ve 7242 sayılı Kanun'un 63. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen geçici 12/2. maddesi gereği ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının Mahkemesince saptanması ve sonucuna göre uygulama yapılmasında zorunluluk bulunması bozmayı gerektirmiştir.
Kabule göre ise; Suç konusu kaçak sigaraların tamamının 5607 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası delaletiyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası gereğince müsaderesine karar verilmesi gerekirken, "Numune olarak alınan sigaraların 6455 S.Y. ile değişik 5607 S.Y.nın 11(5) m.si uyarınca İMHASINA" karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
Açıklanan nedenlerle, sanık ... müdafi, sanık ..., sanık ... ile katılan ... İdaresi vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 05.05.2025 tarihinde karar verildi.