Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2021/13199 E. 2025/5872 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/13199
- Karar No
- 2025/5872
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/329 E., 2014/581 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Beraat, kaçak eşyanın müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.02.2014 tarihli, 2013/13-274 Esas-2014/78 Karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 225. maddesi uyarınca Ceza muhakemesi hukukumuzda mahkemelerce bir yargılama faaliyetinin yapılabilmesi ve hüküm kurulabilmesi için, yargılamaya konu edilecek eylemle ilgili, usulüne uygun olarak açılmış bir ceza davası bulunması gerekmektedir. 5271 sayılı Kanun'un 170/1. maddesi uyarınca ceza davası, dava açan belge niteliğindeki icra ceza mahkemesine verilen şikâyet dilekçesi, son soruşturmanın açılması kararı gibi istisnai hükümler dışında, kural olarak Cumhuriyet savcısı tarafından düzenlenecek bir iddianame ile açılır. 5271 sayılı Kanun'un 170. maddesinin 4. fıkrasında da; “iddianamede, yüklenen suçu oluşturan olaylar, mevcut delillerle ilişkilendirilerek açıklanır” düzenlemesine yer verilmiştir. 5271 sayılı Kanun'un 225. maddesi uyarınca da; “Hüküm, ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında verilir. Mahkeme, fiilin nitelendirilmesinde iddia ve savunmalarla bağlı değildir”. Bu düzenleme gereğince hangi fail ve fiili hakkında dava açılmış ise, ancak o fail ve fiili hakkında yargılama yapılarak hüküm verilebilecektir. Anılan kanunî düzenlemelere göre, iddianamede açıklanan ve suç oluşturduğu iddia olunan eylemin dışına çıkılması, dolayısıyla davaya konu edilmeyen fiil veya olaydan dolayı yargılama yapılması ve açılmayan davadan hüküm kurulması kanuna açıkça aykırılık oluşturacaktır. Öğretide “davasız yargılama olmaz” ve “yargılamanın sınırlılığı” olarak ifade edilen bu ilke uyarınca hâkim, ancak hakkında dava açılmış bir fiil ve kişi ile ilgili yargılama yapabilecek ve önüne getirilen somut uyuşmazlığı hukukî çözüme kavuşturacaktır. Bu açıklamalar ışığında somut olay incelendiğinde; Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığının 2014/3802 sayılı iddianamesi ile sanığın iş yerinde yapılan aramada 70 paket kaçak sigara ele geçirilmesi eylemi nedeniyle 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3/18. maddesi uyarınca sanığın sigara kaçakçılıklığı suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davasının açıldığının açıkça belirtildiği; cep telefonu ele geçirilmesi ile ilgili sanık hakkında kamu davası açılmadığı, 5271 sayılı Kanun'un 225. madde hükmü, Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 11.04.2014 tarihli iddianame içeriği ve dosyada mevcut delillere göre; tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, katılan vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir. Sanık hakkında kurulan hükümde, suç konusu kaçak eşyaların 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 13/1. maddesi delâletiyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 54/4. maddesi uyarınca müsaderesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi isabetli bulunmamış olup, söz konusu hukuka aykırılığın Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür. Açıklanan nedenlerle, katılan ... İdaresi vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği hükmün kaçak eşya müsaderesine ilişkin 2. paragrafının hükümden çıkarılarak yerine gelmek üzere hükme ''Suç konusu kaçak eşyaların 5607 sayılı Kanun'un 13/1. maddesi delâletiyle 5237 sayılı Kanun’un 54/4. maddesi uyarınca müsaderesine" ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy çokluğuyla DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 21.04.2025 tarihinde karar verildi. (K.D.) K A R Ş I D Ü Ş Ü N C E Sanığa ait cep telefonu satışı yapılan iş yerinde kaçak cep telefonu satışı yapıldığına yönelik ihbar üzerine yapılan aramada 7 karton bandrolsüz kaçak sigara ele geçirilmesi şeklinde gerçekleşen olayda; suça konu eşyaların ele geçirildiği yerin iş yeri olması ve sanığın kaçakçılık yaptığı yönündeki ihbar birlikte değerlendirildiğinde, sanığın suça konu sigaraları ticari amaçla bulundurduğu sabit olduğundan mahkûmiyetine karar verilmesi gerekirken beraat kararının onanmasına yönelik sayın çoğunluğun görüşüne muhalifiz. 21.04.2025