Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2021/12895 E. 2025/1752 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2021/12895
Karar No
2025/1752
Karar Tarihi

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI :2014/382 E., 2015/344 K. SUÇLAR :5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet, Askeri yasak bölgelere girme suçu HÜKÜMLER :Beraat, mahkûmiyet, eşya müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ :Kısmî ret, kısmî bozma Askeri yasak bölgelere girme suçundan zarar görmeyen Gümrük idaresinin davaya katılma ve hükmü temyize yetkisinin bulunmadığı anlaşılmıştır. Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetksinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I.Gümrük İdaresi Vekilinin Askeri Yasak Bölgelere Girme Suçundan Kurulan Beraat Hükümlerine Yönelik Temyiz İstemi Yönünden Askeri yasak bölgelere girme suçundan zarar görmeyen Gümrük idaresinin davaya katılma ve hükmü temyize yetkisinin bulunmadığından, Gümrük idaresi vekilinin temyiz inceleme isteğinin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 317. maddesi gereği Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, II.Sanık ... Hakkındaki Mahkûmiyet Hükmü Yönünden 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) "Sanığın veya hükümlünün ölümü" kenar başlıklı 64/1. maddesi; "Sanığın ölümü halinde kamu davasının düşürülmesine karar verilir. Ancak, niteliği itibarıyla müsadereye tabi eşya ve maddi menfaatler hakkında davaya devam olunarak bunların müsaderesine hükmolunabilir." şeklinde düzenlenmiştir. Sanığın, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi’nden (UYAP) temin olunan güncel nüfus kayıt örneğine göre hüküm tarihinden sonra 19.07.2017 tarihinde vefat ettiğinin anlaşılması bozmayı gerektirmiştir. Açıklanan nedenle sanığın ve katılan vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321/1. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322/1. maddesinin (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/8. maddesi gereği sanığın vefat etmesi nedeniyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, III.Sanık ... Hakkındaki Mahkûmiyet Hükmü Yönünden Olayların oluş biçimi, sanığın aşamalardaki savunmaları, ele geçirilen kaçak çay ve sigaranın miktar ve mahiyeti ile eşyanın yakalanma şekli göz önüne alındığında, atılı suçun sanık tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak; 1.Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 44. maddesi delaletiyle, 11.04.2013 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3/18. maddesi kapsamında kaldığı, ancak suç tarihinden sonra 28.06.2014 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesinin son cümlesi yollamasıyla aynı Kanun'un 3.maddesinin 5. ve 10. fıkraları kapsamında bulunduğu gözetildiğinde; 10.12.2022 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'un 8. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3. maddesinin 22. fıkrasının ''3/23." madde ve fıkrası olarak değiştirildiği dikkate alınarak, hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3/23. madde ve fıkrasına eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar pek hafif olması halinde üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içerdiği, yine aynı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve dava konusu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katının ödenmesi halinde, soruşturma evresinde etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmamış ise verilecek cezada 1/2 oranında, yapılmış ise 1/3 oranında indirim yapılacağı belirtilerek 7242 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi uyarınca etkin pişmanlık ihtarında bulunulması gerektiği de göz önünde bulundurulmak suretiyle; Suç tarihinde yürürlükte olan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesi ile ile 6545, 7242 ve 7423 sayılı Kanunlar ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 3/18-son yollamasıyla aynı Kanun'un 3/5, 3/10, 3/23 ve 5/2. maddeleri somut olaya ayrı ayrı uygulanarak belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri ile 5237 sayılı Kanun'un 7. maddesi ve 7242 sayılı Kanun'un 63. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen geçici 12/2. maddesi gereği ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının Mahkemesince saptanması ve sonucuna göre uygulama yapılmasında zorunluluk bulunması, 2.Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 58. maddesi uygulanırken ek savunma hakkı verilmemesi ve ilgili fıkrada sanık hakkında hem adli para cezası hem de hapis cezası verildiği, adli para cezaları için anılan Kanun'un 58. maddesine göre tekerrür hükümleri uygulanamayacağı halde tekerrür hükümleri uygulanmasına karar verilirken hiçbir ayrım yapmaksızın sanık hakkında anılan Kanun'un 58. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verilmesi, 3.Ele geçen kaçak eşya hakkında, 5607 sayılı Kanun'un 13/1. maddesi yollamasıyla 5237 sayılı Kanun'un 54/4. maddesi gereğince müsaderesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi, 4.İddianamede müsaderesi talep edilen nakil aracı hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmemesi, hukuka aykırı bulunmuştur. Açıklanan nedenlerle, sanık ve katılan vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 06.02.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2021/12895, K. 2025/1752, T. 06.02.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2021-12895-e-2025-1752-k-7a7aa73aeaba