Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2021/12862 E. 2025/2134 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/12862
- Karar No
- 2025/2134
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/112 E., 2015/652 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜMLER : Sanık ... hakkında; beraat, sanık ... hakkında; mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi, nakil aracının iadesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî onama, kısmî bozma Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. Nakil Aracı Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden Yakalanan eşyanın değeri nazara alındığında, nakil vasıtasının müsadere edilebilmesi, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 54/3. maddesi uyarınca hakkaniyete aykırı değilse de malen sorumlunun iyi niyetli olduğunun aksine bir delil bulunmaması karşısında, 5237 sayılı Kanun'un 54/1. maddesindeki şartların gerçekleşmediği anlaşılmakla katılan ... İdaresi vekilinin bu hususa yönelik temyiz sebebi yerinde görülmemiştir. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, II. Sanık ... Hakkındaki "Beraat" Hükmü Yönünden; Olay tarihinde Şanlıurfa 2. Sulh Ceza Hakimliğinin 2014/318 Değişik İş sayılı önleme araması kararına istinaden sanık ...'ın sürücülüğünü yaptığı ve sanık ...'in yolcu olarak bulunduğu araçta gerçekleştirilen aramada, 950 karton gümrük kaçağı sigara ele geçirilmesi şeklinde gerçekleşen olayda; sanık ...'in kolluk beyanında araç içerisindeki poşet ve kolileri gördüğünü ve diğer sanık ...'in maddi durumunun iyi olmadığı için sigaraları aldığını söylediğini, savcılıkta alınan beyanında kolluk ifadesini aynen tekrar ettiğini, kovuşturma aşamasında ise kaçak sigaralardan haberdar olmadığını beyan etmiş ise de, soruşturmada Cumhuriyet Savcısı huzurunda sanığın araca binerken sigaraların olduğu poşetleri ve kolileri gördüğü beyanı ile araç içerisinde ele geçen sigaraların miktarı göz önünde bulundurulduğunda, sanık tarafından görülmemesinin mümkün olmadığı hususları bir arada değerlendirildiğinde, sanığın atılı suçtan mahkûmiyeti yerine suçtan kurtulmaya yönelik savunmasına itibar edilerek yetersiz ve yasal olmayan gerekçelerle beraatine karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur. Açıklanan nedenlerle, katılan vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, III. Sanık ... Hakkındaki "Mahkûmiyet" Hükmü Yönünden; Olayın oluş biçimi, sanığın aşamalardaki savunması, ele geçirilen kaçak eşyanın miktar ve mahiyeti ile eşyanın yakalanma şekli göz önüne alındığında, atılı suçun sanık tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak; 1.Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre sanığın eyleminin, 11.04.2013 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3/18. maddesi kapsamında kaldığı, ancak suç tarihinden sonra 28.06.2014 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesinin son cümlesi yollamasıyla aynı Kanun'un 3. maddesinin 5. ve 10. fıkraları kapsamında bulunduğu gözetildiğinde; 10.12.2022 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'un 8. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3. maddesinin 22. fıkrasının ''3/23." madde ve fıkrası olarak değiştirildiği dikkate alınarak, hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3/23. madde ve fıkrasına eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar pek hafif olması halinde üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içerdiği, yine aynı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve dava konusu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katının ödenmesi halinde, soruşturma evresinde etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmamış ise verilecek cezada 1/2 oranında, yapılmış ise 1/3 oranında indirim yapılacağı belirtilerek 7242 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi uyarınca etkin pişmanlık ihtarında bulunulması gerektiği de göz önünde bulundurulmak suretiyle; Suç tarihinde yürürlükte olan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesi ile 6545, 7242 ve 7423 sayılı Kanunlar ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 3/18-son yollamasıyla aynı Kanun'un 3/5, 3/10, 3/23 ve 5/2. maddeleri somut olaya ayrı ayrı uygulanarak belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 7. maddesi ve 7242 sayılı Kanun'un 63. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen geçici 12/2. maddesi gereği ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının Mahkemesince saptanması ve sonucuna göre uygulama yapılmasında zorunluluk bulunması, 2.5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinde öngörülen hak yoksunlukları uygulanırken, 15.04.2020 tarih ve 31100 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesi ile anılan maddede yapılan değişiklik ve Anayasa Mahkemesinin 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesindeki hak yoksunluklarına ilişkin 24.11.2015 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı nedeniyle, anılan maddenin yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, 3.Suç konusu kaçak sigaraların 5607 sayılı Kanun'un 13/1. maddesi delaletiyle 5237 sayılı Kanun’un 54/4. maddesi uyarınca müsaderesine karar verilmesi gerekirken 54. maddesi gereğince müsadereye karar verilmesi, bozmayı gerektirmiştir. Açıklanan nedenlerle, katılan vekilinin ve sanık ...'in temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 12.02.2025 tarihinde karar verildi.