Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2021/11417 E. 2024/10806 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/11417
- Karar No
- 2024/10806
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2013/503 E., 2015/628 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak sigaraların müsaderesi, aracın kasko değerinin müsaderesi talebinin reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama Sanığın yokluğunda verilen hükme ilişkin gerekçeli kararın, sanığın mernis adresine tebliğ edildiği, ancak muhatabın adresten ayrılmış olması nedeniyle 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun (7201 sayılı Kanun) 21. maddesinin ek fıkrası uyarınca evrak ilgili mahalle muhtarına teslim edilerek 2 nolu haber kağıdının kapıya yapıştırıldığı, gerekçeli kararın 7201 sayılı Kanun'un 21/2. maddesi uyarınca sanığın mernis adresine yapıldığının anlaşıldığı, ancak Çobançeşme Mahallesi Muhtarlığının 30.10.2015 tarihli yazısında; "14.07.2015 tarihi öncesinde veya sonrasında Aksaray 1. Asliye Ceza Mahkemesince ...'a verilmek üzere muhtarlığımıza postacı tarafından herhangi bir belge verilmemiştir" denildiği de göz önünde bulundurulduğunda, sanığa usulüne uygun tebligat yapılmadığı değerlendirilerek, sanığın temyiz isteminin öğrenme üzerine süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede; Sanık hakkında kurulan hükmün; temyiz edilebilir olduğu temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz sebepleri; duruşmada bildirdiği adrese usulüne uygun olarak tebligat yapılamadığına, arama kararının usulüne uygun olmadığına, hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine, bu nedenle usul ve yasaya aykırı hükmün bozulması talebine ilişkindir. II. GEREKÇE Suç tarihinde Aksaray 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 29.05.2013 tarihli ve 2013/335 Değişik İş sayılı önleme araması kararı uyarınca 34 VD 5266 plaka sayılı araçta yapılan aramada, toplam 1.000 karton gümrük kaçağı sigaranın ele geçirildiği anlaşılmıştır. Sanık hakkında, 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3/18. maddesi ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 53 ve 54. maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. Sanığın alınan savunmasında, ele geçirilen sigaraları satmak amacıyla satın aldığını beyan ederek atılı suçu ikrar ettiği anlaşılmıştır. Kaçak eşyaya mahsus tespit varakası dava dosyasında bulunmaktadır. Suç tarihi itibarıyla eşyaların gümrüklenmiş değerinin 56.828,80 TL ve normal değerde olduğu anlaşılmıştır. Dava konusu olayda ele geçen 1.000 karton gümrük kaçağı sigaranın Dairemiz uygulamalarına göre ticari miktar ve mahiyette olması, sanığın alınan savunmasında üzerine atılı suçu ikrar ettiğinin anlaşılması karşısında sanığın atılı suçu işlediğinin sabit kabul edilip hakkında 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan mahkûmiyet hükmü kurulmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır. Ancak; Dava konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin 2 katının ödenmesi halinde; soruşturma evresinde etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmamış ise verilecek cezada 1/2 oranında, yapılmış ise 1/3 oranında indirim yapılacağı belirtilerek 7242 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi uyarınca etkin pişmanlık ihtaratında bulunulması gerektiği de göz önünde bulundurulmak suretiyle; Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre sanıkların eylemlerinin 11.04.2013 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesi kapsamında kaldığı, ancak suç tarihinden sonra ise 28.06.2014 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/18-son cümlesi delaletiyle 3/5. ve 3/10. maddeleri kapsamında bulunduğu; 10.12.2022 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'un 8. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3/22. fıkrasının “23.” fıkra olarak değiştirildiği gözetilerek, hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3/23. fıkrasına eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içerdiği, yine aynı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. fıkrası uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla, Suç tarihinde yürürlükte olan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun ile 6545, 7242 ve 7423 sayılı Kanun'lar ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 3/18-son cümlesi delaletiyle 3/5, 3/10, 3/23 ve 5/2. maddelerinin somut olaya ayrı ayrı uygulanarak belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri ile 5237 sayılı Kanun'un 7. maddesi ve 7242 sayılı Kanun'un 63. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen geçici 12/2. fıkrası gereği ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının mahkemesince saptanması ve sonucuna göre uygulama yapılmasında zorunluluk bulunması, nedeniyle bozmayı gerektirmiştir. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 03.12.2024 tarihinde karar verildi.