Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2021/11082 E. 2024/10808 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/11082
- Karar No
- 2024/10808
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/480 E., 2015/475 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, kaçak sigaraların müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama Sanıklar hakkında kurulan hükmün; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. TEMYİZ SEBEPLERİ 1.Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri; hükmü temyiz etme iradesi içeren süre tutum dilekçesi ibraz ettiği anlaşılmıştır. 2.Sanık ...'ın temyiz sebepleri; üzerine atılı suçu işlemediğine, telefon görüşmeleri nedeniyle suç isnat edildiğine, hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine, bu nedenle usul ve yasaya aykırı hükmün bozulması talebine ilişkindir. II. GEREKÇE Olay tutanağına göre suç tarihinde, .... İlçe Jandarma Komutanlığı ekiplerinin önleyici kolluk devriyesi esnasında, ... Köyü Suriye sınır hattında yapılan gözetleme faaliyeti esnasında, yaklaşık 15-20 kişilik sırtlarında kutular taşıyan bir grubun Suriye-Türkiye sınır hattını geçerek ... Köyü istikametine koşarak gittiklerinin tespit edilmesi üzerine şahısları yakalamak için dur ihtarında bulunulduğu, dur ihtarına uymayan şahısların ikiye bölünerek ... Köyüne doğru kaçmaya başladıkları, şahısların takibi sonucu, hakkında ayrıca kamu davası açılan Suriye uyruklu suça sürüklenen çocuk..... isimli şahsın sırtında 50 karton kaçak sigara ile birlikte suçüstü yakalandığı, diğer şahısların kaçak sigaraları fıstık bahçesine bırakarak izlerini kaybettirdikleri, Jandarma tarafından olay yerinde yapılan araştırmada ağaçlar arasında toplam 400 karton gümrük kaçağı sigaranın ele geçirildiği anlaşılmıştır. Sanıklar hakkında, 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3/18. maddesi ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 53, 54 ve 63. maddeleri uyarınca cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açılmıştır. Sanık ...'ın alınan savunmasında, sanık ...'i ....'ta olması nedeniyle tanıdığını, yakalanan kaçak sigaralar ile bir ilgisinin olmadığını beyan ederek atılı suçu inkar ettiği anlaşılmıştır. Sanık ...'in alınan savunmasında, ele geçirilen sigaralar ile bir ilgisinin olmadığını beyan ederek atılı suçu inkar ettiği anlaşılmıştır. Kaçak eşyaya mahsus tespit varakası dava dosyasında bulunmaktadır. Suç tarihi itibarıyla eşyaların gümrüklenmiş değerinin 24.172,06 TL ve hafif değerde olduğu anlaşılmıştır. Dava konusu olayda ele geçen 400 karton gümrük kaçağı sigaranın Dairemiz uygulamalarına göre ticari miktar ve mahiyette olması, sanıkların alınan savunmalarının suçtan kurtulmaya yönelik olduğunun anlaşılması karşısında sanıkların atılı suçu işlediklerinin sabit kabul edilip haklarında 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan mahkûmiyet hükmü kurulmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır. Ancak; 1. Dava konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin 2 katının ödenmesi halinde; soruşturma evresinde etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmamış ise verilecek cezada 1/2 oranında, yapılmış ise 1/3 oranında indirim yapılacağı belirtilerek 7242 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi uyarınca etkin pişmanlık ihtaratında bulunulması gerektiği de göz önünde bulundurulmak suretiyle; Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre sanıkların eylemlerinin 11.04.2013 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesi kapsamında kaldığı, ancak suç tarihinden sonra ise 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/18-son cümlesi delaletiyle 3/5. ve 3/10. maddeleri kapsamında bulunduğu; 10.12.2022 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'un 8. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3/22. fıkrasının “23.” fıkra olarak değiştirildiği gözetilerek, hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3/23. fıkrasına eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içerdiği, yine aynı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. fıkrası uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla, Suç tarihinde yürürlükte olan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun ile 6545, 7242 ve 7423 sayılı Kanun'lar ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 3/18-son cümlesi delaletiyle 3/5, 3/10, 3/23 ve 5/2. maddelerinin somut olaya ayrı ayrı uygulanarak belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle sanıkların hukuki durumunun tayin ve takdiri ile 5237 sayılı Kanun'un 7. maddesi ve 7242 sayılı Kanun'un 63. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen geçici 12/2. fıkrası gereği ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının mahkemesince saptanması ve sonucuna göre uygulama yapılmasında zorunluluk bulunması, 2. Hükümden sonra 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarih ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptal edilmesi nedeniyle anılan maddenin yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması bozmayı gerektirmiş, 3. Dava konusu kaçak sigaraların müsaderesi sırasında 5607 sayılı Kanun'un 13/1. maddesi delaletiyle 5237 sayılı Kanun'un 54/4. maddesi uyarınca müsaderesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi, nedenleriyle hukuka aykırılık bulunmuştur. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık ...'ın ve sanık ... müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 03.12.2024 tarihinde karar verildi.