Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2021/11321 E. 2025/1186 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/11321
- Karar No
- 2025/1186
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/294 E., 2015/82 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜMLER : 1.Sanık ... hakkında beraat, 2.Sanık ... hakkında mahkûmiyet, gümrük kaçağı eşyanın ve nakil aracının müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî onama, kısmî bozma Suçtan zarar gören Gümrük İdaresi vekilinin temyiz istemi yönünden, Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, duruşmadan usulüne uygun haberdar edilmeyen suçtan zarar gören Gümrük İdaresi vekilinin gerekçeli kararın tebliği üzerine hükümleri temyiz ettiği anlaşıldığından, suçtan zarar gören kurumun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260. maddesinin birinci fıkrası uyarınca kanun yollarına başvurma hakkı bulunduğu belirlenmiş, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 260. maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: Sanık ...'ın temyiz istemi yönünden, Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. Suçtan zarar gören Gümrük İdaresi vekilinin Sanık ... Hakkında Kurulan Beraat Hükmüne Yönelik Temyiz İsteminin İncelenmesinde; Sanık ...'ın aşamalarda alınan savunmalarında, olayla ilgisinin bulunmadığını, diğer sanık ...'ın ... plakalı aracı kaçakçılıkta kullandığından kendisinin haberi olmadığını söyleyerek atılı suçlamayı kabul etmemesi, olay yerinde olduğuna ilişkin tutanağa yansıyan ya da tutanak tanıklarının beyanıyla desteklenen olguya rastlanmaması karşısında, sanık ...'ın savunmalarının doğruluğunun araştırılması bakımından sanıklar ... ve ...'ın suç tarihinde kullandığı telefon numaraları tespit edilip, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumundan sanıklara ait telefon numaralarının suç tarihi ve 5 gün öncesine ait HTS kayıtları ile olay gününe ilişkin baz istasyonları bilgileri getirtilerek özellikle olay tarihinde olay yerinde ve aynı baz istasyonunda sinyal alıp almadıkları, aralarında telefon görüşmesi bulunup bulunmadığı belirlenip, yine sanık ...'nin ifadesinde geçen galerici ... ile suça konu aracın kayden maliki olan ...'nın beyanlarında bahsi geçen ...'ın dinlenilerek sonucuna göre sanık ...'nin hukuki durumunun ve suçta kullanılan aracın müsadere edilip edilmeyeceğinin tayini gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması, II. Sanık ...'ın Mahkûmiyet Hükmüne Yönelik Temyiz İsteminin İncelenmesinde Olayın oluş biçimi, sanığın aşamalardaki savunması, ele geçirilen kaçak eşyanın miktar ve mahiyeti ile eşyanın yakalanma şekli göz önüne alındığında, atılı suçun sanık tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak; Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre sanığın eyleminin, 11.04.2013 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3/18. maddesi kapsamında kaldığı, ancak suç tarihinden sonra 28.06.2014 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesinin son cümlesi yollamasıyla aynı Kanun'un 3.maddesinin 5. ve 10. fıkraları kapsamında bulunduğu gözetildiğinde; 10.12.2022 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'un 8. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3. maddesinin 22. fıkrasının ''3/23." madde ve fıkrası olarak değiştirildiği dikkate alınarak, hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3/23. madde ve fıkrasına eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar pek hafif olması halinde üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içerdiği, yine aynı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı ... geldiği ve dava konusu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katının ödenmesi halinde, soruşturma evresinde etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmamış ise verilecek cezada 1/2 oranında, yapılmış ise 1/3 oranında indirim yapılacağı belirtilerek 7242 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi uyarınca etkin pişmanlık ihtarında bulunulması gerektiği de göz önünde bulundurulmak suretiyle; Suç tarihinde yürürlükte olan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesi ile ile 6545, 7242 ve 7423 sayılı Kanunlar ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 3/18-son yollamasıyla aynı Kanun'un 3/5, 3/10, 3/23 ve 5/2. maddeleri somut olaya ayrı ayrı uygulanarak belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7. maddesi ve 7242 sayılı Kanun'un 63. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen geçici 12/2. maddesi gereği ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının Mahkemesince saptanması ve sonucuna göre uygulama yapılmasında zorunluluk bulunması bozmayı gerektirmiştir. Açıklanan nedenlerle, sanık ...'ın ve suçtan zarar gören Gümrük İdaresi vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükümlerin 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 21.01.2025 tarihinde karar verildi.