Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2021/11059 E. 2025/9356 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/11059
- Karar No
- 2025/9356
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2013/611 E., 2014/24 K. ŞİKÂYETÇİ : Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumu SUÇTAN ZARAR GÖREN : Gümrük İdaresi SUÇA SÜRÜKLENEN ÇOCUK : ... SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet SUÇ TARİHLERİ : HÜKÜMLER : Beraat, mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi TEMYİZ EDENLER : Suçtan zarar gören Gümrük İdaresi vekili, sanık ..., suça sürüklenen çocuk ... müdafi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanıklar ve suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, suçtan zarar gören Gümrük İdaresinin dava ve duruşmalardan haberdar edilmeden yargılama sonlandırılmış ise de, katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunanlar için yasa yollarının açık olduğu gözetilerek suçtan zarar gören Gümrük İdaresi vekili, sanık ... ve suça sürüklenen çocuk ... müdafiin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. Sanık ... Açısından 12.09.2013 Tarihli Eylem Yönünden Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan Gümrük İdaresi vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, suçtan zarar gören Gümrük İdaresi vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, II. Suça Sürüklenen Çocuk ... Açısından 02.09.2013 Tarihli Eylem Yönünden Suç tarihinde 15-18 yaş aralığında olan suça sürüklenen çocuğun yargılama konusu eylemi için suç tarihinde yürürlükte bulunan kanun hükümleri uyarınca, belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 66/1-d ve 66/2. maddeleri gereği 10 yıllık olağan, 67/4. maddesi gereği ise 15 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, anılan Kanun'un 67/2-d bendi gereği, zamanaşımını kesen son işlem olan, suça sürüklenen çocuk hakkında mahkûmiyet kararının verildiği 16.01.2014 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar 10 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleştiğinin anlaşılması bozmayı gerektirmiştir. Açıklanan nedenlerle, suçtan zarar gören Gümrük İdaresi vekili ve suça sürüklenen çocuk ... müdafiin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 321/1. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322/1. maddesinin (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak suça sürüklenen çocuk hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, III. Sanık ... Açısından 12.09.2013 Tarihli Eylem Yönünden Olay tutanağına göre, pazar yeri yakınlarındaki boş kullanılmayan depolara kaçak sigara konulup satıldığına dair ihbar üzerine garaj içerisinde kullanılmayan boş ... Turizm yazan ...'nın sahibi olduğu deponun anahtarının sanıklar ... ve ...'de olduğu ve onlar tarafından kullanıldığının tespit edilmesi üzerine, kapının anahtarının temin edilememesi üzerine ...'nın rızası hilafına kapı kilidi kırılarak içeri girildiği ve 41 karton kaçak sigara ele geçirilen olayda, Mahkemece verilmiş usulüne uygun bir arama kararı olmadığı gibi gecikmesinde sakınca olduğu gerekçesiyle Cumhuriyet savcısı tarafından da verilmiş bir yazılı arama izni ya da Cumhuriyet savcısına ulaşılamaması nedeniyle kolluk amirince verilmiş yazılı arama emri de bulunmaması karşısında, Anayasa'nın 38/2. maddesi ile 5271 sayılı Kanun'un 206/2-a, 217/2 ve 230/1. maddeleri gereği hukuka aykırı surette elde edilen delillere dayanılarak mahkûmiyet hükmü kurulamayacağı gözetilmeden sanığın beraati yerine yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. IV. Sanık ... Açısından 27.08.2013 ve 02.09.2013 Tarihli Eylemler Yönünden Olayın oluş biçimi, sanığın aşamalardaki savunmaları, ele geçirilen kaçak eşyaların miktar ve mahiyeti ile eşyaların yakalanma şekli göz önüne alındığında, atılı suçun sanık tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak; 1.Suç tarihi itibarıyla suçtan doğrudan zarar gören Gümrük İdaresine 5271 sayılı Kanun'un 234/1-b bendi uyarınca davadan haberdar edilip duruşma günü bildirilmeden yokluğunda yargılamaya devamla hüküm kurulması, 2.27.08.2013 suç tarihli eylemle ilgili olarak 17.09.2013 tarihinde iddianame ile dava açılması nedeniyle 02.09.2013 tarihli eylemin 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesi kapsamında kaldığı anlaşılmakla, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 43/1. maddesi gereğince cezada arttırım yapılması gerektiğinin gözetilmemesi, 3.5237 sayılı Kanun'un 53. maddesinde öngörülen hak yoksunlukları uygulanırken, 15.04.2020 tarihli ve 31100 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 10. maddesi ile anılan maddede yapılan değişiklik ve Anayasa Mahkemesinin 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesindeki hak yoksunluklarına ilişkin 24.11.2015 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı nedeniyle anılan maddenin yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, Kabule göre de; 1.Suç tarihi ve ele geçen eşyaların niteliğine göre sanığın eylemlerinin, 11.04.2013 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3/18. maddesi kapsamında kaldığı, ancak suç tarihinden sonra 28.06.2014 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesinin son cümlesi yollamasıyla aynı Kanun'un 3. maddesinin 5. ve 10. fıkraları kapsamında bulunduğu gözetildiğinde; Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve dava konusu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerin iki katının ödenmesi halinde, soruşturma evresinde etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmamış ise verilecek cezada 1/2 oranında, yapılmış ise 1/3 oranında indirim yapılacağı belirtilerek 7242 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi uyarınca etkin pişmanlık ihtarında bulunulması gerektiği de göz önünde bulundurulmak suretiyle; Suç tarihinde yürürlükte olan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesi ile 6545, 7242 ve 7423 sayılı Kanunlar ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 3/18-son yollamasıyla aynı Kanun'un 3/5, 3/10, 3/23 ve 5/2. maddeleri somut olaya ayrı ayrı uygulanarak belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle sanığın hukukî durumunun tayin ve takdiri ile 5237 sayılı Kanun'un 7. maddesi ve 7242 sayılı Kanun'un 63. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen geçici 12/2. maddesi gereği ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının Mahkemesince saptanması ve sonucuna göre uygulama yapılmasında zorunluluk bulunması, 2.Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.04.2014 tarihli ve 2013/7-591 Esas, 2014/171 Karar ile 16.05.2017 tarihli ve 2015/7-398 Esas, 2017/272 Karar sayılı kararlarında ayrıntıları belirtildiği gibi; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilip, sanığın eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve hakkında 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışılarak belirlenmesi bakımından; Temyiz incelemesine konu bu dosyaya ilişkin suç tarihlerinin 27.08.2013, 02.09.2013, iddianame düzenleme tarihlerinin ise 17.09.2013, 11.09.2013 olduğu, Yapılan Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistem sorgulamasında, yargılaması devam eden Menemen 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 2024/53 Esas sayılı dosyada suç tarihinin 05.09.2013, iddianame düzenleme tarihinin 03.10.2013 olduğu, Bu dosyalardaki eylemlerin benzer suç vasfına yönelik olduğu gözetilerek suç tarihine ve işlenen suçun niteliğine göre sanığın eylemlerinin 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesi kapsamında zincirleme biçimde kaçakçılık suçunu oluşturup oluşturmadığının takdir ve değerlendirilmesi bakımından dosyaların incelenmesi, gerektiğinde birleştirilmesi ve sonucuna göre sanığın hukukî durumunun değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, 3.02.09.2013 tarihinde ele geçen 11 kilo 150 gram kıyılmış tütün hakkında uzman bilirkişi vasıtasıyla yerli ya da yabancı menşeili olup olmadığı hususunda rapor aldırılıp, yerli menşeili olması halinde eylemin 4733 sayılı Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun'un 8/5-o maddesi gereği idarî yaptırım gerektiren kabahati; yabancı menşeili olması hâlinde ise, 5607 sayılı Kanun'un 3/5 ve 3/10. maddelerindeki suçu oluşturacağı, buna göre inceleme yapıldıktan sonra 5237 sayılı Kanun'un 44. maddesi de gözetilerek hüküm kurulması gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi, 4.Suçtan doğrudan zarar görmeyen ve katılma hakkı bulunmayan Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumunun davaya katılan olarak kabul edilerek lehine vekâlet ücretine hükmolunması, 5.Ele geçen kaçak sigaraların tamamının 5607 sayılı Kanun'un 13/1. maddesi yollamasıyla 5237 sayılı Kanun'un 54/4. maddesi gereğince müsaderesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur. Açıklanan nedenlerle, sanık ...'un temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 16.06.2025 tarihinde karar verildi.