Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2020/6447 E. 2023/11003 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2020/6447
- Karar No
- 2023/11003
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/719 E., 2016/91 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜMLER : Beraat, kaçak eşyanın müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî onama - Kısmî bozma Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Elazığ 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 04.02.2016 tarihli ve 2015/719 Esas, 2016/91 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat, kaçak cep telefonunun 5607 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası yollamasıyla 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 54 üncü maddesi gereği müsaderesine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1.Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz talebi, verilen beraat kararlarının bozulmasına ilişkindir. 2.O yer Cumhuriyet savcısının temyiz talebi, sanık ...'a ait telefonun tamir amacıyla sanık ...'e bırakıldığı beyan edilmesine rağmen, mahkemece Telekominikasyon İdaresi Başkanlığı nezdinde bu durum araştırılmadan, telefonun gerçekten sanık ...'ın kullanımında olup olmadığı araştırılmadan sanıklar hakkında verilen beraat hükmünün bozulması gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1.Olay tutanağına göre, 06.11.2015 tarihinde sanık ...'ün seyyar tezgahında yapılan aramada bir adet kayıt dışı cep telefonu ele geçirildiği anlaşılmıştır. 2.Sanık ...'ün mahkeme huzurundaki savunmasında, seyyar tezgahta ikinci el cep telefonu sattığını ve tamirlerini de yaptığını, söz konusu telefonun diğer sanık ... tarafından tamir amacıyla kendisine bırakıldığını ve bu telefonu satma amacının olmadığını beyan ettiği anlaşılmıştır. 3.Sanık ...'ın mahkeme huzurundaki savunmasında, eniştesi tarafından yurt dışından getirilen telefonun kendisine ait olduğunu, ancak şarj sıkıntısı olması nedeniyle tamir amacıyla sanık ...'e bıraktığını, satma amacının olmadığını beyan ettiği anlaşılmıştır. 4.Kaçak eşyaya mahsus tespit varakası dava dosyasında bulunmaktadır. IV. GEREKÇE Olay tutanağına göre, 06.11.2015 tarihinde sanık ...'ün seyyar tezgahında yapılan aramada bir adet kayıt dışı cep telefonu ele geçirilen olayda, sanık ...'ün suça konu telefonu diğer sanık ... tarafından kendisine tamir amacıyla bırakıldığını belirttiği, diğer sanık ...'ın da bu durumu doğruladığı görülmekle, sanıkların söz konusu eylemde ticari kasıtlarının bulunmadığı kabul edilerek verilen beraat kararında hukuka aykırılık görülmemiştir. Ancak; Suç konusu kaçak telefon hakkında 5607 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası delaletiyle 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca müsadere kararı verilmesi gerekirken, mahkemece 5607 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası delaletiyle 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesi uyarınca müsadere karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuş, söz konusu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Elazığ 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 04.02.2016 tarihli ve 2015/719 Esas, 2016/91 Karar sayılı kararına yönelik katılan ... İdaresi vekili ile o yer Cumhuriyet savcısının temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasında yer alan müsadereye ilişkin bendindeki "TCK 54'' ibaresi çıkartılarak yerine "5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası" ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.11.2023 tarihinde karar verildi.