Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2013/4655 E. 2013/24661 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2013/4655
- Karar No
- 2013/24661
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : 5607 sayılı kanuna muhalefet HÜKÜM : Hükümlülük, müsadere, iade Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü; Sanığın kasıtlı suçtan mahkumiyetinin bulunduğu gerekçesi ile sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmiş ise de sanığın sabıkasında kayıtlı 5682 sayılı Yasa'nın 34/1. maddesine temas eden eylemin yaptırımı, karar tarihinden sonra yürürlüğe giren 6217 sayılı Yasa'nın 8. maddesi ile idari para cezasına dönüştürülmüş ise de, suçun işlenmesiyle kamunun uğradığı zararın giderilmemiş olması, CMK'nun 231.maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının objektif koşullar yönünden engel teşkil ettiğinden, bu husus bozma nedeni yapılmamıştır. Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de; 1-Sanık hakkında TCK'nun 53. maddesinin yazılı şekilde yanlış uygulanması, 2-Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 05.07.2011 gün ve 2011/119-162 Esas - Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere, aleyhe değiştirme yasağı münhasıran cezalar ile ilgili olup, 5237 sayılı TCK'nun 45.maddesi uyarınca cezalar hapis ve adli para cezalarından ibaret olduğu cihetle, güvenlik tedbiri niteliğindeki dava konusu nakil vasıtasının müsaderesi ya da iadesine ilişkin hususlarda kazanılmış haktan bahsedilemeyeceği gözetilerek; Ele geçen kaçak eşyanın tür ve miktarı ile dava konusu nakil vasıtasının niteliği dikkate alındığında dava konusu eşyanın, nakil vasıtasının yüküne göre miktar ve hacim bakımından ağırlıklı bölümünü oluşturduğu gibi, somut olayda, bu miktar yükün dava konusu nakil vasıtasıyla taşınmasını gerekli kılacak zorunluluğun da bulunduğu, ayrıca dava konusu eşya ve nakil vasıtasının değerleri dikkate alındığında nakil vasıtasının müsaderesinin işlenen suça nazaran daha ağır sonuçlar doğurmayacağı ve bu nedenle TCK'nun 54/3. maddesi uyarınca hakkaniyete de aykırı bir yanın bulunmadığı dikkate alınarak, dava konusu nakil vasıtasının müsaderesi yerine, yazılı şekilde iadesine karar verilmesi, Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden ve bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasa'nın 8/1.maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 322.maddesi uyarınca; 1-TCK'nun 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin fıkranın hükümden çıkartılması, bunun yerine "TCK'nun 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca 1. fıkranın (c) bendinde yazılı sanığın kendi altsoyu üzerindeki velayet hakkından, vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan koşullu salıverme tarihine, 1.fıkrada yazılı diğer haklardan ise 2.fıkra gereğince cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına," ibaresinin yazılması, 2-Dava konusu nakil vasıtasının iadesine ilişkin fıkranın çıkartılması bunun yerine "Dava konusu nakil vasıtasının 5607 sayılı Yasa'nın 13. maddesi yollaması ile 5237 sayılı TCK'nun 54. maddesi uyarınca müsaderesine," ibaresinin yazılması, diğer kısımlarının aynen bırakılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 23.12.2013 gününde oyçokluğuyla karar verildi. KARŞI OY Mahkemece nakil aracının iadesi kararının sayın çoğunluk tarafından bozulmasına ilişkin gerekçe yerinde ise de, bu konuda bozma nedenine göre mahalli mahkemece yeniden karar verilmesi gerektiğini düşündüğümüzden sayın çoğunluğun nakil aracının müsaderesine ilişkin kararına katılmıyoruz.