Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2012/4157 E. 2013/21471 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2012/4157
- Karar No
- 2013/21471
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi SUÇ : 5846 sayılı kanuna muhalefet HÜKÜM : Sanığın hükümlülüğüne, müsadereye Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü; Sanığın yaşına göre, CMK'nun 185/1. maddesi uyarınca kapalı yapılması gereken bir kısım duruşmalar açık yapılmış ise de, telafisi mümkün olmadığından, bu husus bozma nedeni yapılmamıştır. Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de, 1-5271 sayılı CMK'nun 231. maddesinde düzenlenen "suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi" ve diğer objektif ve sübjektif koşulların varlığı halinde, CMK'nun 231/5 madde ve fıkrası gereğince, sanık hakkında aynı yasanın 231/6-c maddesi de değerlendirilerek tespit edilen söz konusu zararın giderilmesi durumunda hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebileceği anlaşılmaktadır. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 03.02.2009 tarih ve 2008/11-250 Esas, 2009/13 Karar sayılı kararında; "hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının objektif koşullarından biri olan zarardan kast edilen maddi zarar olup, bu zararın belirlenmesinde teknik bilgiye ihtiyaç duyulmayan hallerde hakim, kanaat verici basit bir araştırma yaparak zararı belirlemelidir." denilmektedir. Bu ilkeler çerçevesinde, her olaya özgü ayrı değerlendirme yapılarak, maddi zararın kanaat verici basit bir araştırma ile tespit edilebilmesi halinde zararın giderilmesi koşulundan bahsedilebileceği, somut olayda suçun işlenmesi ile ortaya çıkan ölçülebilir bir zarar bulunmadığı halde, zararın giderilmemiş olması gerekçesine dayanılarak ve sanığın yargılama sırasındaki tutum ve davranışları açısından 5237 sayılı TCK'nun 62. maddesinin uygulama gerekçesiyle çelişki oluşturacak şekilde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi, 2-CMK'nun 64/6. maddesi hükmüne aykırı olarak hükme esas alınan bilirkişi raporuna ilişkin bilirkişi yemin tutanağının hakim ve katip tarafından imzalanmaması, 3-CMK'nun 232/4. maddesi hükmüne aykırı olarak 06.04.2009 tarihli iddianamenin kabulü kararının hakim tarfından imzalanmaması, 4-Suç tarihinde 18 yaşını tamamlamadığı anlaşılan yaşı küçük sanık hakkında sosyal inceleme raporu alınmadığı gibi, alınmamasının gerekçesi de kararda gösterilmeyerek, 5395 sayılı Yasa'nın 35/3. maddesine muhalefet edilmesi, Kabul ve uygulamaya göre de; 5-5237 sayılı TCK'nda cezaların toplanmasına ilişkin düzenlemenin yer almaması, 5275 sayılı Yasa'nın 99/1. maddesinde ise "Bir kişi hakkında hükmolunan her bir ceza diğerinden bağımsızdır, varlıklarını ayrı ayrı korurlar." şeklindeki hükmün bulunması karşısında, cezaların toplanmasının mümkün olmadığı gözetilmeksizin, sanık hakkında hükmolunan iki ayrı para cezasının toplanması suretiyle tek bir para cezasına hükmedilmesi, Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 11/11/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.