Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2012/28740 E. 2013/20790 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2012/28740
- Karar No
- 2013/20790
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : 5015 sayılı kanuna muhalefet HÜKÜM : Hükümlülüğe, ertelemeye, müsadereye Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü; Sanığın adli sicil kaydında bulunan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının davayı sona erdiren nihai hüküm niteliğinde bir karar olmadığı gözetilmeden hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına dair karar verilirken sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkumiyeti bulunduğundan biçiminde gerekçe gösterilmiş ise de, olay nedeniyle ortaya çıkan kamu zararı giderilmediğinden bu husus bozma nedeni yapılmamıştır. 1)5015 sayılı yasanın ek 5/1. maddesi ve 5237 sayılı yasanın 62/1. maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırıldığı anlaşılan sanık hakkında, hüküm fıkrasının 7. bendinde ve gerekçe kısmının 8. paragrafında ertelenmesine karar verilen hapis cezasının "5 ay" olarak yazılması, 2)Hapis cezası ertelenen sanık hakkında TCK.nun 51/3.maddesi uyarınca belirlenen denetim süresinin alt sınırının, mahkum olunan ceza süresinden az olamayacağının gözetilmemesi, 3)Sanık hakkında erteli 1 yıl 8 ay hapis cezasına hükmolunduğu ve sanığın fiili işlediği sırada onsekiz yaşını doldurmuş olduğu gözetilmeksizin TCK.nın 53/4. maddesinden bahisle TCK 53/1 .maddenin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi, 4)Dava konusu nakil vasıtasının 5015 sayılı yasanın ek 3/13.maddesi yollamasıyla 5607 sayılı yasanın 13 ve TCK.nun 54.maddeleri gereği müsaderesi yerine yazılı şekilde karar verilmesi, Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden ve bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, 5320 sayılı yasanın 8/1 maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nun 322.maddesi uyarınca, hüküm fıkrasının 7. bendinde ve gerekçe kısmının 8. paragrafında yer alan "5 ay hapis" ibaresinin "1 yıl 8 ay hapis" şeklinde, hükmün 8. bendinde yer alan "1( bir) yıl denetim süresine tabi tutulmasına" ibaresinin de "1 yıl 8 ay denetim süresine tabi tutulmasına" şeklinde değiştirilmesi, hükümden "5237 sayılı yasanın 53/4. fıkrası gereğince sanık hakkında 53/1 maddesinin uygulanmasına yer olmadığına" ibaresinin çıkartılarak, yerine "sanığa verilen erteli hapis cezası yönünden; 5237 sayılı TCK.nun 53/l-a,b,d,e bentlerinde belirtilen haklarından aynı maddenin 2.fıkrası uyarınca hapis cezasının infazının tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına, sanığın mahkum olduğu hapis cezası ertelendiğinden TCK.nun 53/1-c bendinde belirtilen kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından aynı maddenin 3.fıkrası uyarınca yoksun bırakılmamasına, diğer kişilere yönelik TCK.nun 53/1-c bendinde belirtilen velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından aynı maddenin 2.fıkrası uyarınca hapis cezasının infazının tamamlanmasına kadar yoksun bırakılmasına" ifadelerinin eklenmesi, dava konusu nakil vasıtasının müsadere maddesinin 5015 sayılı yasanın ek 3/13.maddesi yollamasıyla 5607 sayılı yasanın 13 ve TCK 54.maddeleri olarak gösterilmesi, sair kısımların aynen bırakılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 30.10.2013 günü oyçokluğuyla karar verildi. (Muhalif) KARŞI OY Sanığa daha önce verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının sabıka sayılamayacağı gözetilerek Gümrükler Genel Müdürlüğü'nün 18157 sayı ve 22/07/2008 tarihli yazısı ile eşyanın müsaderesinin mümkün olmaması halinde gümrüklenmiş değer ya da kaim değeri eşit tutarda zararın sanıktan tahsili ile kamu zararının karşılanacağı benzer dosyalarda bildirilmiş olması nedeniyle mevcut davada da suç eşyasına el konulmuş ve zoralımına karar verilmiş olmasına göre zoralım nedeniyle idarenin zararı olmamasına rağmen "zararın giderilmediği" gerekçesiyle ayrıca CMK 231/9.fıkraya göre tazminatın denetim süresince de giderilmesi mümkün olduğundan CMK 231.maddenin uygulanmaması usul ve yasaya aykırı olup hükmün bu nedenle bozulması gerektiği düşüncesiyle çoğunluğun düzeltilerek onama kararına katılmıyorum.