Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2012/27107 E. 2013/19802 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2012/27107
Karar No
2013/19802
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : 5607 Sayılı kanuna muhalefet HÜKÜM : Hükümlülük, müsadere Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza Türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü; 1-TCK'nın 53.maddesinin (3) fıkrası uyarınca 53/1-c bendindeki "velayet hakkından; vesayet ve kayyımlığa ail bir hizmette bulunmaktan yoksunluğun" sadece sanığın kendi altsoyu yönünden koşullu salıverme tarihine kadar süreceği, altsoyu haricindekiler yönünden ise yoksunluğun hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar devam edeceği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi, 2. Davaya konu eşya hakkında Başkale 2. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından 10/03/2008 tarih 2008/99 -104 d.iş sayılı tasfiye kararı verildiğinin anlaşılması karşısında, eşyanın 5607 sayılı Yasanın 13.maddesi yollamasıyla TCK'nın 54.maddesi uyarınca müsaderesine, eşya tasfiye edilmiş ise tasfiye bedelinin hazine adına irad kaydına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, 3. Cumhuriyet Savcısının Mal Müdürlüğüne yazdığı 26/02/2008 tarihli yazıda nakil vasıtası olan 1 atın değeri kadar teminat karşılığında sahibine iadesinin istenmesi üzerine sanık tarafından atların teminat bedellerinin ödenmiş olduğunun anlaşılması karşısında; nakil vasıtası atın müsaderesine, müsaderenin mümkün olmaması halinde ise teminatın hazineye irat kaydına karar verilmesi gerekirken, nakil vasıtasının satış bedelinin hazineye irat kaydına şeklinde hüküm kurulması, Yasaya aykırı olup, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden ve bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 322.maddesi uyarınca, TCK'nun 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin 7. Fıkranın hükümden çıkartılması, bunun yerine "TCK'nun 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca 1. fıkranın (c) bendinde yazılı, sanığın kendi altsoyu üzerindeki velayet hakkından, vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan koşullu salıverme tarihine, 1. fıkrada yazılı diğer haklardan ise 2. fıkra gereğince cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına," ibaresinin yazılması, yine hükmün 8 nolu bendinin çıkarılarak yerine, "Dava konusu eşyanın 5607 sayılı Yasanın l3.maddesi yollamasıyla TCK'nın 54.maddesi uyarınca müsaderesine, eşyanın tasfiye edilmiş olması halinde bedelinin hazineye irat kaydına, nakil vasıtası atın müsaderesine, müsaderesinin mümkün olmaması halinde ise teminatın hazineye irat kaydına" ibaresinin eklenmesi ile diğer kısımların aynen bırakılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 22.10.2013 günü oyçokluğuyla karar verildi. KARŞI OY Sanığın sabıkasında silinme koşulları oluştuğu gözetilerek; CMK 231/5.maddesinin uygulanmama gerekçesi yasal olmadığı gibi Gümrükler Genel Müdürlüğü'nün 18157 sayı ve 22.07.2008 tarihli yazısı ile eşyanın müsaderesinin mümkün olmaması halinde gümrüklenmiş değer ya da kaim değeri eşit tutarda zararın sanıktan tahsili ile kamu zararının karşılanacağı benzer dosyalarda bildirilmiş olması nedeniyle mevcut davada da suç eşyasına el konulmuş ve zoralımına karar verilmiş olmasına göre zoralım nedeniyle idarenin zararı olmamasına rağmen "zararın giderilmediği" gerekçesiyle, kaldı ki CMK 231/9.fıkraya göre tazminatın denetim süresince de giderilmesi mümkün olduğundan CMK 231.maddenin uygulanmaması usul ve yasaya aykırı olup hükmün bu nedenle de bozulması yerine çoğunluğun verdiği düzeltilerek onama kararına katılmıyorum.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2012/27107, K. 2013/19802, T. 22.10.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2012-27107-e-2013-19802-k-e421e1dc1307