Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2012/17506 E. 2012/27024 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2012/17506
Karar No
2012/27024
Karar Tarihi

6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'a aykırı davranmak suçundan sanık ...'ın, anılan Kanun'un 5728 sayılı Kanun'la değiştirilen 164, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 62 ve 52.maddeleri gereğince 500,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına dair DENİZLİ 1.Sulh Ceza Mahkemesinin 14.05.2009 tarihli ve 2008/436 esas, 2009/469 sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığından verilen 02.04.2012 gün ve 19581 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 25.04.2012 gün ve KYB. 2012-110018 sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu. Mezkür ihbarnamede; Dosya kapsamına göre; 1- Dosya içerisinde bulunan vergi dairesinin yazısı ekindeki evrak kapsamına göre, suç tarihi 15.02.2006 olup, sanığın üzerine atılı eylem, karar tarihinde idari para cezasını gerektirdiğinden, fiil tarihinden itibaren kararın verildiği 14.05.2009 tarihine kadar 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 20/2-c maddesindeki 3 yıllık soruşturma zamanaşımının gerçekleşmiş olduğu gözetilerek, davanın düşürülmesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesinde, 2- Mahkemece suç tarihinin 2007 olarak kabul edildiği olayda, 6183 sayılı Kanun'un 112.maddesinin 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Temel Ceza Kanunlarına Uyum Amacıyla Çeşitli Kanunlarda ve Diğer Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 164.maddesi ile değiştirilmesinden önce yaptırım olarak hafif hapis cezası öngörüldüğü, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 5349 sayılı Kanun'la değişik 7.maddesi birinci fıkrasında, "Kanunlarda hafif hapis veya hafif para cezası olarak öngörülen yaptırımlar idari para cezasına dönüştürülmüştür." şeklinde bir düzenlemeye yer verilmiş olması karşısında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7.maddesi nazara alındığında, 5252 sayılı Kanun'un 7.maddesi 1.fıkrasındaki hükmün sanık lehine olduğu cihetle, sanık hakkında idari para cezasına hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesine, 3- Sanık hakkında ceza uygulanan kanun maddesinin hüküm fıkrasında gösterilmemesinde, 4- 6183 sayılı Kanun'un 112.maddesinin 5728 sayılı Kanun ile değiştirilmesi sonrası hapis cezası getirildiği dikkate alınmadan temel cezanın adli para cezası olarak belirlenmesinde, isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü; 1- Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriği, 1 ve 2 nolu nedenler yönünden yerinde görüldüğünden Denizli 1.Sulh Ceza Mahkemesinin 14.05.2009 tarihli ve 2008/436 esas, 2009/469 Karar sayılı kararının CMK.nun 309/4-d maddesi uyarınca BOZULMASINA, cezanın kaldırılmasına, bozma gerekçesine göre 3 ve 4 nolu nedenler yönünden inceleme yapılmasına yer olmadığına 05.11.2012 günü oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2012/17506, K. 2012/27024, T. 05.11.2012, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2012-17506-e-2012-27024-k-b58fdb9dca54