Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2009/16802 E. 2012/380 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2009/16802
- Karar No
- 2012/380
- Karar Tarihi
16.08.2001 tarihinde www.sabah.com.tr internet sitesinde yer alan "Bak şu hakime!" başlıklı yazı sebebiyle ilgilisi Şermin Bodur'un, tekzip talebinin kabulüne ilişkin Fatih 1.Sulh Ceza Mahkemesinin 16.01.2009 tarihli ve 2008/2220 müteferrik sayılı kararına itirazın, dava konusu metnin yalan ya da uydurma olduğuna dair herhangi bir bilgi ve belge sunulmadığından kabulüne yönelik FATİH 5.Asliye Ceza Mahkemesinin 09.03.2009 tarihli ve 2009/31 müteferrik sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığından verilen 04.09.2009 gün ve 50198 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren dava dosyası Cumhuriyet Başsavcılığının 28.09.2009 gün ve KYB. 2009-209933 sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu.
Mezkür ihbarnamede;
Tüm dosya kapsamına göre; 23.05.2007 tarihli ve 26530 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 04.05.2007 tarihli 5651 sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun'un "İçeriğin Yayından Çıkarılması ve Cevap Hakkı" başlıklı 9.maddesinin 1.fıkrasında yer alan; "İçerik nedeniyle hakları ihlâl edildiğini iddia eden kişi, içerik sağlayıcısına, buna ulaşamaması halinde yer sağlayıcısına başvurarak kendisine ilişkin cevabı bir hafta süreyle internet ortamında yayımlanmasını isteyebilir. İçerik veya yer sağlayıcı kendisine ulaştığı tarihten itibaren iki gün içinde, talebi yerine getirir. Bu süre zarfında talep yerine getirilmediği takdirde reddedilmiş sayılır." ve aynı maddenin 2.fıkrasında yer alan; "Talebin reddedilmiş sayılması halinde, kişi onbeş gün içinde yerleşim yeri sulh ceza mahkemesine başvurarak, içeriğin yayından çıkarılmasına ve yayındaki kapsamından fazla olmamak üzere hazırladığı cevabın bir hafta süreyle internet ortamında yayımlanmasına karar verilmesini isteyebilir. Sulh ceza hâkimi bu talebi üç gün içinde duruşma yapmaksızın karara bağlar. Sulh ceza hâkiminin kararına karşı Ceza Muhakemesi Kanunu hükümlerine göre itiraz yoluna gidilebilir." şeklindeki düzenlemeler karşısında, içeriğin yayından çıkarılmasının ve hazırlanan cevabın internet ortamında yayımlanmasının istenebilmesi için, içerik sebebiyle hakkının ihlâl edildiğinin iddia edilmesi yeterli olup, itirazın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriği yerinde görüldüğünden, Fatih 5.Asliye Ceza Mahkemesinin 09.03.2009 gün ve 2009/31 sayılı kararının CMK.nun 309.maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde mahkemesince yapılmasına, 18.01.2012 günü oybirliğiyle karar verildi.