Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2009/16766 E. 2011/26404 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2009/16766
- Karar No
- 2011/26404
- Karar Tarihi
2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununa aykırı davranmak suçundan sanık ...'ın, anılan Kanunun 4, 70 ve 765 sayılı Türk Ceza Kanununun 81/1, 59/2, 647 sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanunun 4.maddeleri gereğince 4.675 yeni Türk lirası adli para cezası ile sanıklar ... ve ...'ın ise aynı suçtan 2863 sayılı kanunun 4,70 ve 765 sayılı Türk Ceza Kanununun 59/2. maddeleri uyarınca ayrı ayrı 10 ay hapis ve 407 yeni Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmalarına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 231.maddesi gereğince sanıklar ... ve ... haklarında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, suçta kullanılan 06 LIE 96 plaka sayılı aracın 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 54. maddesine göre müsaderesine dair Eşme Asliye Ceza Mahkemesinin 23.09.2008 tarihli ve 2005/59 esas, 2008/349 sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığından verilen 03.09.2009 gün ve 49915 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren dava dosyası Cumhuriyet Başsavcılığının 24.09.2009 gün ve KYB. 2009-209831 sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu. Mezkür ihbarnamede; Tüm dosya kapsamına göre; 1-Suç tarihinin 09.03.2005 olduğu nazara alındığında, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7/2.maddesinde yer alan "Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur." şeklindeki düzenleme ile 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9/3.maddesindeki "Lehe olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir" şeklindeki düzenlemeler ve Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 03.04.2008 tarihli ve 2007/7257 esas, 2008/2402 sayılı ilâmında da 765 sayılı Türk Ceza Kanunu ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun olayla ilgili bütün hükümlerinin Yargıtay denetimine olanak verecek biçimde uygulanması, ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması, lehe olan hükmün belirlenmesi ve uygulamanın ona göre yapılması gerektiğinin belirtildiği gözetilmeksizin, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununa göre karşılaştırma yapılmadan, 2-Suçta kullanıldığı için müsaderesine karar verilen ..... plaka sayılı aracın üçüncü şahıs ...`na ait olduğu ve Denizli 5. Noterliğinin 30.01.2003 tarih, 1450 yevmiye sayılı vekâletnameye istinaden satış amacıyla .....isimli kişiye tevdii edildiği, bu kişinin de söz konusu vekâletnameye dayanarak bahsi geçen aracı Dinar Noterliğinin 02.08.2004 tarihli ve ...92 yevmiye sayılı vekâletnameyle yine satış amacıyla...'a teslim ettiği, bu işlemden aracın gerçek malikinin haberi olduğuna ilişkin delil de bulunmadığı gözetilmeksizin aracın sahibine iadesi yerine yazılı şekilde müsaderesine, 3-765 sayılı Türk Ceza Kanununun ilgili hükümleri esas alındığı halde, karma uygulama yapılarak suçta kullanılan aracın 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 54.maddesine göre müsaderesine, 4-Sanık ... hakkında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 231. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmadan, karar verilmesinde isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü; İddianamedeki sevk ve nitelendirmeye, hükmün konusuna, Yargıtay Kanununun 14.maddesine ve Yargıtay Büyük Genel Kurulunun 12.05.2011 gün ve 2011/1 sayılı kararına göre, inceleme görevi Yargıtay Yüksek 12.Ceza Dairesine ait bulunduğundan, Dairemizin GÖREVSİZLİĞİNE, dosyanın anılan Daireye sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.12.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.