Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2009/16213 E. 2011/26410 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2009/16213
Karar No
2011/26410
Karar Tarihi

Marka hakkına tecavüz, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanununa muhalefet (haksız rekabet) suçundan sanık ...'ın, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanununun 57/5. maddesinin yollamasıyla aynı Kanunun 64/1. maddesi gereğince 450 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına, emanette kayıtlı taklit ürünlerin 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 54/1.maddesi uyarınca zoralımına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 231/6-c maddesindeki koşul oluşmadığından hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına dair Gaziantep 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.02.2009 tarihli ve 2008/513 Esas, 2009/189 sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığından verilen 13.08.2009 gün ve 45140 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren dava dosyası Cumhuriyet Başsavcılığının 10.09.2009 gün ve KYB. 2009-199289 sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu. Mezkür ihbarnamede; Dosya kapsamına göre, Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 25.02.2009 tarihli ve 2008/19715 Esas, 2009/2345 sayılı ilamının içeriği ve Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 23.02.2009 tarihli ve 2007/14317 Esas, 2009/2264 sayılı ilamında da belirtildiği üzere, sanık hakkında 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 61/A-c maddesi uyarınca cezalandırılması için kamu davası açıldığı, bu maddenin atıf yaptığı 61 inci maddede ise kararname hükmüyle suç tanımlarının düzenlendiği ve 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 61/A-c maddesinin Anayasa Mahkemesince iptal edildiği, mahkemece sanığın eyleminin aynı zamanda 6762 sayılı Türk Ticaret Kanununun 57/5. maddesinde düzenlenen haksız rekabet suçunu oluşturduğunun kabul edildiği, 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun geçici 1.maddesinde "Diğer kanunların, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun Birinci Kitabında yer alan düzenlemelere aykırı hükümleri, ilgili kanunlarda gerekli değişiklikler yapılıncaya ve en geç 31 Aralık 2008 tarihine kadar uygulanır.", 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 01.01.2009 tarihinde yürürlüğe giren 5/1. maddesinde "Bu Kanunun genel hükümleri, özel ceza kanunları ve ceza içeren kanunlardaki suçlar hakkında da uygulanır" ve aynı kanunun genel hükümleri arasında bulunan 2/1.maddesinde ise "Kanunun açıkça suç saymadığı bir fiil için kimseye ceza verilemez ve güvenlik tedbiri uygulanmaz..." hükümlerinin yer aldığı, olayımızda sanığa atılı eylemin, ceza içeren özel bir hukuk düzenlemesi olup, 5 inci maddede sözü edilen özel ceza kanunları ya da ceza içeren kanunlar kapsamında bulunduğu, o halde atılı eylemin, Türk Ceza Kanununun 2. maddesi hükmü kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, bu duruma göre, kanun hükmünde kararname hükmüyle getirilen bu düzenlemenin Türk Ceza Kanununun 2. maddesinde öngörülen kanunilik ilkesine uygun bulunmadığı, nitekim Anayasa Mahkemesinin 03.01.2008 tarihli ve 2005/15 Esas, 2008/2 sayılı iptal kararı gerekçesinde kanunsuz suç ve ceza konulamayacağını, kanun hükmünde kararname hükmüyle suç ve ceza getirilemeyeceğini açıkça vurguladığı, bu durum karşısında, 5252 sayılı kanunun geçici 1. maddesi ile Türk Ceza Kanununun 2. maddesi ve 01.01.2009 tarihinde yürürlüğe giren 5. maddesi birlikte değerlendirildiğinde; 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin suç tanımlayan hükümlerinin tümüyle zımnî olarak ilga edildiğinin (örtülü olarak yürürlükten kaldırıldığının) kabulü gerektiği, bu hukuki değerlendirmeye göre, atılı eylemin 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname hükümleri kapsamında suç oluşturmayacağı, öte yandan 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye göre suç oluşturmayan eylemin Türk Ticaret Kanununda düzenlenen haksız rekabet suçunu oluşturup oluşturmayacağı hususunun da bu noktada ayrıca değerlendirilmesi gerektiği, buna göre, 01.01.1957 tarihinde yürürlüğe giren 6762 sayılı Türk Ticaret Kanununun 57.maddesinin 5. fıkrasında; başkasının haklı olarak kullandığı ad, unvan, işaret gibi tanıtma vasıtaları haklarına tecavüzün yanında, tescilli ve tescilsiz ayırımı yapmadan marka hakkına tecavüzün de haksız rekabet suçu olarak tanımlandığı ve cezasının 64. maddede belirtildiği, bu kanunun yürürlük tarihinden sonra 3 Mart 1965 tarihinde yürürlüğe giren 551 sayılı Markalar Kanununun 47. maddesinde de tescil edilmiş marka hakkına tecavüz hallerinin ayrı ayrı tanımlandığı ve yaptırımının da 51 ve 52. maddelerde belirtildiği, her iki düzenlemede de tescilli marka kullanma haklarına tecavüz hallerinin belirlendiği ve yaptırıma bağlandığı, bu sebeple gerek Türk Ticaret Kanunu ve gerekse 551 sayılı Markalar Kanunundaki düzenlemeyle korunan ortak değerin, marka kullanma hakkından doğan haklar olduğu, marka hakkına tecavüz fiillerinin unsurlarının her iki düzenlemede de aynı olduğu ve iki kanun birlikte uygulanamayacağından tam olarak oluşan kanun çatışması kuralları uyarınca sonradan yürürlüğe giren, tescilli markalara hukuki ve cezai koruma getiren 551 sayılı Kanundaki düzenlemenin Türk Ticaret Kanununun 57/5. fıkra hükmünü tescilli markalarla sınırlı olmak üzere örtülü olarak yürürlükten kaldırdığı, bu kanunun da (551 sayılı kanun), 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin değişik 82. maddesiyle yürürlükten kaldırılmış bulunduğundan ve yürürlükten kalkan eski düzenlemelerin canlanamayacağından, sanığa atılı eylemin haksız rekabet suçunu da oluşturmadığı, dolayısıyla atılı eylemin 01.01.2009 tarihinden itibaren suç olmaktan çıktığı gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriği yerinde görüldüğünden Gaziantep 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.02.2009 tarihli ve 2008/513 Esas, 2009/189 Karar sayılı kararının CMK.nın 309/4-d maddesi uyarınca BOZULMASINA, sanık hakkında hükmedilen cezanın kaldırılmasına, dava konusu eşyanın sanığa iadesine, 21.12.2011 günü oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2009/16213, K. 2011/26410, T. 21.12.2011, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2009-16213-e-2011-26410-k-02d47d46ebfc