Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2009/10184 E. 2011/26407 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2009/10184
Karar No
2011/26407
Karar Tarihi

5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'na aykırı davranmak suçundan sanık ... 'ın anılan Kanun'un 81/9-1-a, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 62/1. maddeleri uyarınca 4.166,00 yeni Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına dair İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Ceza Mahkemesinin 20.06.2007 tarihli ve 2005/1413 esas, 2007/1008 sayılı kararının infazı sırasında, 08.02.2008 tarihli ve 26781 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 5728 sayılı Temel Ceza Kanunlarına Uyum Amacıyla Çeşitli Kanunlarda ve Diğer Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun lehe hükümlerinin uygulanması talebi üzerine, değişikliğin lehe hükümler içermediği ve geçmişe uygulanamayacağı gerekçeleriyle infaza ilişkin işlemlerin sürdürülmesine dair aynı Mahkemenin 15.02.2008 tarihli ve 2005/1413 esas sayılı kararına yapılan itirazın reddine ilişkin İstanbul 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 22.02.2008 tarihli ve 2008/265 müteferrik sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığından verilen 17.04.2009 gün ve 23028 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren dava dosyası Cumhuriyet Başsavcılığının 20.05.2009 gün ve KYB. 2009-107084 sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu. Mezkür ihbarnamede; İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Ceza Mahkemesince verilen ek kararda, 5271 sayılı Kanunun 231. maddesinde yapılan değişikliğin yargılama yöntemine ilişkin olması ve istisnai düzenleme bulunmaması nedeni ile geçmişe uygulanamayacağı yönündeki gerekçe ile uyarlama talebi reddedilmiş ise de, kesinleşmiş hükümlerin hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılamayacağı yönünden uyarlama yargılamasına konu olabileceği cihetle, itiraz merci tarafından hükmün açıklanmasının geri bırakılması şartlarının oluşup oluşmadığı yönünden itirazın incelenmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriği yerinde görüldüğünden İstanbul 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 22.02.2008 tarihli ve 2008/265 müteferrik sayılı kararının CMK.nın 309/4-b maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yapılmasına, 21.12.2011 günü oyçokluğuyla karar verildi. KARŞI OY Mahkemenin asıl kararının Tebligat Kanununun 35. maddesi uyarınca tebliğ edildiği ancak bu tebligatın aynı adrese daha önce tebligat yapılmadığı için usulsüz olması nedeniyle kararın kesinleşmediği ve sonraki kararların hukuken geçersiz ve yok hükmünde olduğu anlaşıldığından Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının yerinde görülmeyen kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, karar verilmesi gerektiğini düşündüğümden sayın çoğunluğun kararına katılmıyorum. ...

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2009/10184, K. 2011/26407, T. 21.12.2011, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2009-10184-e-2011-26407-k-a36473f2eb8c