Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2008/665 E. 2011/3053 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2008/665
- Karar No
- 2011/3053
- Karar Tarihi
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'na aykırı davranmak suçundan sanık ......'ın, anılan Kanun'un 36/3, 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama şekli Hakkında Kanun'un 7, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 52. maddeleri gereğince 600,00 Yeni Türk lirası idari para cezası ile cezalandırılmasına, sanığın dosyaya ibraz etmiş olduğu 16/07/2004 tarihli makbuz gereğince ödemiş bulunduğu 392,00 Yeni Türk lirasının mahsubuna dair, Samsun ı. Sulh Ceza Mahkemesinin 26/10/2005 tarihli ve 2005/737-756 sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığından verilen 23.11.2007 gün ve 59679 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren dava dosyası Cumhuriyet Başsavcılığının 25.12.2007 gün ve KYB. 2007-273157 sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu.
Mezkür ihbarnamede;
Sanığın üzerine atılı eylemden dolayı, kendisine yapılan ön ödeme önerisine uymadığından bahisle cezalandırılmasına dair, Samsun 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 23/09/2004 tarihli ve 2004/581-901 sayılı kararının, ön ödeme önerisine süresinde uyulduğu gerekçesiyle sanık tarafından temyiz edilmesini müteakip, Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 15/06/2005 tarihli ve 2005/969-7507 sayılı ilamı ile bozulması üzerine yeniden yapılan yargılama sonucunda sanığın 600,00 Yeni Türk lirası idari para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş ise de,
Sanığın 07/07/2004 tarihinde kendisine yapılan ön ödeme önerisine uyarak ilgili para cezasını 16/07/2004 tarihinde süresinde ödemiş olması karşısında, sanık hakkında ortadan kaldırma kararı verilmesi gerekirken, aleyhine olacak şekilde idari para cezasına hükmedilmesinde, isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Yargıtay C.G.K.nın 07.11.2006 gün ve 2006/6-213 Esas, 2006/229 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere Anayasa' nın 40/2, 5271 sayılı CMK.nın 34/2, 231/2 ve 232/6.maddeleri uyarınca karar ve hükümlerde, başvurulabilecek yasa yolu, süresi, mercii ve başvuru şeklinin tereddüde yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesi gerekir. Kanun yararına bozmaya konu kararda itiraz süresinin tefhimden itibaren başlayacağı hususu ile itiraz başvuru şeklinin belirtilmediği ve itiraz süresinin tefhimden başlayacağının yine başvuru şeklinin açıkça gösterildiği meşruhatIı davetiye de gönderilmediği bu nedenle kararın kesinleşmediği anlaşıldığından, sanığın 6.9.2007 günlü dilekçesi itiraz mahiyetinde kabul edilerek gereği mahkemesince yerine getirilebileceğinden Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, 29.03.2011 günü oybirliğiyle karar verildi.