Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2008/17642 E. 2011/18047 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2008/17642
- Karar No
- 2011/18047
- Karar Tarihi
Yoklama kaçağı olmak suçundan sanık ...'in, 1632 sayılı Askeri Ceza Kanununun 63/1-A maddesinin "3 aydan sonra gelenler cümlesi", 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 62, 50/1-a maddeleri uyarınca 2.000,00 yeni Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına dair Pütürge Sulh Ceza Mahkemesinin 12.02.2008 tarihli ve 2007/20 esas, 2008/20 sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığından verilen 22.10.2008 gün ve 52587 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren dava dosyası Cumhuriyet Başsavcılığının 19.11.2008 gün ve KYB. 2008/229310 sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu. Mezkür ihbarnamede; Dosya kapsamına göre; 1-Hükmün verildiği tarih itibarıyla yürürlükte bulunan 5728 sayılı Kanunla değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 231. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilip verilmeyeceğinin düşünülmemesinde, 2-353 sayılı Askeri Mahkemeler Kuruluşu ve Yargılama Usulü Kanununun 20/1. maddesinde yer alan "Er ve erbaşlar ile yedek subayların askere girmeden veya silah altına çağrılmadan önce işledikleri yukarı haddi iki yıla kadar hapis cezasını gerektiren suçlara ait davalarda soruşturma ve kovuşturma işlemleri askerliklerini bitirmelerine kadar geri bırakılır." şeklindeki düzenleme karşısında, kovuşturmanın geri bırakılmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesinde, isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü; 26.10.1932 gün ve 29/12 Sayılı içtihadı Birleştirme Kararında da belirtildiği üzere kanun yararına bozmaya konu olabilecek yasaya aykırılık halleri uygulamadaki esaslı yanlışlıklar ile esasa etkili usul hatalarıdır. Buna göre, maddi ceza yasaları ile yargılama yasası kurallarına aykırılık hallerinde bu yola başvurulması mümkün olmakla birlikte hakimin takdir, tercih ve değerlendirmesine ilişkin sorunlar bakımından anılan yola gitme olanaksızdır. Mahkeme tarafından delil takdiri yapılarak verilen karar aleyhine kanun yararına bozma yoluna gidilemeyeceği cihetle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, 24.10.2011 günü oybirliğiyle karar verildi.