Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2008/13517 E. 2011/17588 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2008/13517
Karar No
2011/17588
Karar Tarihi

4922 sayılı Denizde Can ve Mal Koruma Hakkında Kanuna aykırılık suçundan sanıklar ..., ... ve ...'ın anılan kanunun 20/B-son, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 62 ve 50.maddeleri uyarınca ayrı ayrı 1.500.00'er ve 375.00'er Yeni Türk Lira adli para cezası ile cezalandırılmasına dair, Sinop Sulh Ceza Mahkemesinin 14.05.2007 tarihli ve 2007/88-143 sayılı kararının kesinleşmesini müteakiben, 08.02.2008 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 5728 sayılı kanunun 120.maddesi ile değişik 4922 sayılı kanunun 20.maddesi uyarınca adli para cezasının idari para cezasına dönüştürülmesi sebebiyle anılan kanunun 20/B-son maddesi uyarınca sanıkların ayrı ayrı 1.875.00'er yeni Türk lira idari para cezası ile cezalandırılmalarına ilişkin, aynı Mahkemenin 18.03.2008 tarihli ve 2007/88-143 sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığından verilen 20.06.2008 gün ve 35431 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren dava dosyası Cumhuriyet Başsavcılığının 16.07.2008 gün ve KYB. 2008-138683 sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu. Mezkür ihbarnamede; 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7/2.maddesi uyarınca lehe yasanın yürürlüğe girmesi halinde önceki ve sonraki yasalar bir bütün olarak uygulanıp ortaya çıkan sonuç karşılaştırılarak en lehe olan yasal düzenlemenin tespiti gerektiği, karma uygulama yapılamayacağı, bu nedenle somut olayda bu karşılaştırma yapıldığında 5728 sayılı yasa ile değişik 4922 sayılı yasanın 20.maddesi gereğince infaz şekli ve sonuçları itibarı ile miktar olarak fazla olsa dahi lehe olan 5000'er yeni Türk lirası idari para cezasına hükmedilmesi gerektiği, gözetilmeden yazılı şekilde 1.875.00 yeni Türk lirası idari para cezasına karar verilmesinde isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü; Yargıtay C.G.K.nın 27.02.2007 tarih ve 2007/16.HD-25, 2007/49 sayılı ve 12.04.2011 tarih ve 21/47 sayılı kararlarında da belirtildiği üzere mahkeme tarafından doğrudan verilen idari yaptırım kararlarına karşı itiraz kanun yolu açık olduğu halde, kanun yararına bozmaya konu edilen Sinop Sulh Ceza Mahkemesinin kararı ile hükmedilen idari para cezasının kesin olarak verilmesi nedeniyle sanıkların yasa yolunda yanıltıldığı anlaşılmakla; Anayasanın 40/2, 5271 sayılı CMK'nun 34/2, 231/2 ve 232/6.maddeleri uyarınca karar ve hükümlerde, başvurulabilecek yasa yolu, süresi, mercii ve başvuru şeklinin tereddüte yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesinin gerekmesi karşısında, kanun yararına bozmaya konu kararda anılan hususların belirtilmediği gibi yasa yolu, süresi, mercii ve başvuru şeklinin açıkça gösterildiği meşruhatlı davetiye de gönderilmediği ve bu nedenle kararın kesinleşmediği anlaşıldığından Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının yerinde görülmeyen kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, 19.10.2011 günü oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2008/13517, K. 2011/17588, T. 19.10.2011, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2008-13517-e-2011-17588-k-af8e4f754135