Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2008/13510 E. 2011/17501 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2008/13510
- Karar No
- 2011/17501
- Karar Tarihi
Denizde Can ve Mal Koruma Hakkında Kanun'a muhalefet suçundan sanık ... ve ...'ın, 4922 sayılı Denizde Can ve Mal Koruma Hakkında Kanunun 20, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 52/4.maddeleri gereğince ayrı ayrı 1.875,00 Yeni Türk Lirası idari para cezası ile cezalandırılmasına dair, SİNOP Sulh Ceza Mahkemesinin 27.03.2008 tarihli ve 2007/267-301 sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığından verilen 11.07.2008 gün ve 38141 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren dava dosyası Cumhuriyet Başsavcılığının 04.08.2008 gün ve KYB. 2008-157453 sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu. Mezkür ihbarnamede; 13.11.2004 tarihli ve 25642 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5252 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 9.maddesi 3.fıkrasında yer alan "lehe olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir." şeklindeki düzenlemeye ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun "zaman bakımından uygulama" başlıklı 7.maddesine nazaran öncelikle lehe Kanun'un tespit edilerek uygulama yapılması gerektiği halde, yazılı şekilde karma uygulama yapılarak karar verilmesinde isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü; Yazılı emirle bozulması talep edilen Sinop Sulh Ceza Mahkemesinin kararı ile idari para cezasına hükmedildiğinden, karara karşı itiraz yasa yolu açık olduğu halde kararın kesin olarak verildiği yazılarak sanıkların yasa yolunda yanıltıldığı alaşılmakla; Yargıtay C.G.K.nun 07.11.2006 gün ve 2006/6-213 Esas, 2006/229 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere, Anayasa'nın 40/2, 5271 sayılı CMK.nun 34/2, 231/2 ve 232/6.maddeleri uyarınca karar ve hükümlerde, başvurulabilecek yasa yolu, süresi, mercii ve başvuru şeklinin tereddüde yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesi gerekir. Kanun yararına bozmaya konu kararda anılan hususların belirtilmediği bu suretle hükmün kesinleşmediği anlaşıldığından Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, 18.10.2011 günü oybirliğiyle karar verildi.