Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2008/10917 E. 2010/16793 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2008/10917
- Karar No
- 2010/16793
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi SUÇ : 1163 sayılı Kanuna Aykırılık HÜKÜM : Beraat Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü; 1- Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 21.9.1992 gün ve 225-236 sayılı kararı ile uyum gösteren diğer Genel Kurul ve Daire kararlarında açıklandığı üzere, Ceza Yargılama Yasasında mahkemeye gelmemiş sanık hakkında duruşma yapılamayacağına ilişkin kuralın istisnalarından biri olarak öngörülen CMK 193/2 maddesinin, beraat kararı yönünden dosya kapsamına göre ilk bakışta eylemin suç oluşturmayacağının anlaşılması hali ile sınırlı olarak uygulama yerinin mevcut olduğu, sanığın sorgusu yapılmadan mevcut kanıtlar tartışılarak delil takdiri suretiyle beraat kararı verilmesinin mümkün bulmadığı gözetilmeden, sanık ...’in savunması alınmadan karar verilmesi, 2- Sanıklar soruşturma aşamasındaki savunmalarında 2002 ve 2003 yıllarında yönetim kurulu üyesi olduklarını, 2002 yılında toplantı yapıp tasfiye kararı aldıklarını savunmuş olup, haklarında 2003, 2004 ve 2005 yıllarında genel kurul toplantısı yapmamaktan dava açıldığı, 8.7.2002 tarihli genel kurul toplantı tutanağına göre ise kooperatifin tasfiyesine karar verilip ..., ... ve sanık ... İskenderin tasfiye heyetine seçildiği anlaşılmaktadır. 1163 sayılı Kanunun 82. maddesine göre “İflastan gayrı hallerde kooperatifin dağılması, yetkili organlar tarafından Ticaret Siciline tescil ile ilan ettirilir. Yetkili organların kimler olacağı Anasözleşmede gösterilir.” Anılan Kanunun 98. maddesine göre de “Bu kanunda aksine açıklama olmıyan hususlarda Türk Ticaret Kanunundaki Anonim şirketlere ait hükümler uygulanır.” TTK’nun 446. maddesinde ise “Tasfiye memurları tasfiyenin uzun sürmesi halinde her yıl sonu için ara bilançoları ve tasfiye sonunda son ve kati bir bilanço tanzim ederek umumi heyete tevdi ederler.” Anılan düzenlemeler ışığında kooperatifin “Ana Sözleşmesi” ve “Sicil Dosyası” denetime imkan verecek şekilde dosyaya konulup incelenmesinden sonra, kooperatifin tasfiye işlemlerine başlanıp başlanmadığı, suç tarihleri itibariyle sanıkların başkan ve üyelik sıfatlarının, dolayısıyla sorumluluklarının devam edip etmediği tesbit edilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde hüküm tesisi, Yasaya aykırı, o yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı yasanın 8/1.maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nun 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 14.12.2010 günü oybirliğiyle karar verildi.