Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2007/16246 E. 2010/6368 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2007/16246
Karar No
2010/6368
Karar Tarihi

Sürücü belgesiz araç kullanmak suçundan sanık ...'ın, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 36/3, 765 sayılı Türk Ceza Kanununun 119/5, 59/2, 72, 647 sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanunun 4.maddeleri uyarınca 598.075.000 Türk lirası hafif para cezası ile cezalandırılmasına dair, Gölköy Sulh Ceza Mahkemesinin 10.12.2003 tarihli ve 2003/123-190 sayılı kararının infazı sırasında, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren kanunların lehe olan hükümlerinin uygulanması talebi üzerine, önceki mahkumiyete ilişkin hükmün 145,00 Yeni Türk lirası adli para cezası olarak infazına dair, Gölköy Sulh Ceza Mahkemesinin 02.06.2005 tarihli ve 2005/90-90 müteferrik sayılı ek kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığından verilen 11.10.2007 gün ve 51758 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren dava dosyası Cumhuriyet Başsavcılığının 20.11.2007 gün ve KYB. 2007-222790 sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu. Mezkür ihbarnamede; Tüm dosya kapsamına göre, hükmün kesinleşmesinden sonra 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 7. maddesinin başlığı, 5349 sayılı kanunla "Hafif hapis ve hafif para cezalarının idari para cezasına dönüştürülmesi" olarak değiştirilmiş olup, aynı maddenin 1.fıkrasında, "Kanunlarda hafif hapis veya hafif para cezası olarak öngörülen yaptırımlar idari para cezasına dönüştürülmüştür", hükmüne yer verilmiş olması karşısında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 98/1.maddeleri uyarınca 5252 sayılı kanunun 7.maddesi 1.fıkrasındaki hükmün sanık lehine olduğu ve idari para cezasına hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 07.11.2006 gün ve 2006/213 Esas, 229 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere, Anayasanın 40/2, 5271 sayılı CMK.nın 34/2, 231/2 ve 232/6.maddeleri uyarınca karar ve hükümlerde başvurulabilecek yasa yolu, süresi, mercii ve başvuru şekli tereddüde yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmelidir. Dosyanın yapılan incelemesinde, isteme konu kararda 647 sayılı yasanın 4.maddesinin uygulanmış olması nedeniyle hükmün temyize tabi olduğu, buna göre başvuru yolu ve merciinin yanlış gösterildiği gibi başvuru süresi ve şeklinin gösterilmediği, anılan hususları içeren tebligat da çıkarılmadığı bu suretle kararın kesinleşmediği anlaşıldığından Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, 05.05.2010 günü oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2007/16246, K. 2010/6368, T. 05.05.2010, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2007-16246-e-2010-6368-k-58d1031fbb1f