Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2026/566 E. 2026/753 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/566
Karar No
2026/753
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/300 E., 2025/1581 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 18. İcra Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2016/819 E., 2021/1606 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı birleşen dosyada şikayetçiler vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.

I. ŞİKAYET 1.Asıl dosyada şikayetçi vekili dilekçesinde; müvekkilinin alacaklı olduğu İstanbul 37. İcra Dairesinin 2007/4779 Esas sayılı icra dosyasından taşınmaz üzerine 07.05.20 07... .08.2009 tarihinde haciz konulduğunu, düzenlenen sıra cetvelinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, zira şikayet olunanın alacaklı olduğu İstanbul 5. İcra Dairesi'nin 2016/25724 Esas sayılı icra dosyasından taşınmaz üzerine 08.06.20 04... .11.2004 tarihinde haciz konulmuş ve 29.11.20 06... .12.2008 tarihinde satış talep edilerek ilk satış talebinde 100,00 TL, ikinci satış talebinde ise 50,00 TL yatırılmış ise de, icra müdürlüğü tarafından satış masrafları için gerekli satış avansı miktarının tespit edilmediğini, satış avanslarının şikayetçi tarafından tek taraflı olarak belirlenip dosyaya yatırıldığını, ayrıca yatırılan bu miktar satış masraflarının tamamını karşılamayacağından haczi düşen şikayet olunanın alacağının 1. sıraya konulmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek İstanbul 5. İcra Dairesi'nin 2016/25724 Esas sayılı dosyasında 20.09.2016 tarihinde düzenlenen sıra cetvelinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

2.Birleşen dosyada şikayetçi vekili dilekçesinde; İstanbul 5. İcra Dairesi'nin 2016/25724 Esas sayılı dosyasında 20.09.2016 tarihinde düzenlenen sıra cetvelinde daha önceki sıralarda yer alması gereken müvekkilinin sırasının hatalı hesaplandığını, taşınmazın usulüne uygun olarak haczedildiğinin kabulü için icra müdürlüğünce haciz kararı verilmesinin yeterli olduğunu, ayrıca haczin geçerliliği ve tamamlanmış sayılması için tapu siciline şerh verilmesinin zorunlu olmadığını, buna göre 2 yıl olan satış isteme süresinin de icra müdürlüğünce verilen haciz kararından itibaren başlayacağını, bu nedenle müvekkilinden önce sıra cetvelinin ilk 6 sırasında yer alan takip dosyalarında satış talebinde bulunulup satış masrafları yatırılmış olsa bile icra müdürlüğünün haciz kararından itibaren 2 yıl olan satış isteme süresinde satış talep edilmediğinden taşınmaz üzerindeki hacizlerinin düştüğünü belirterek sıra cetvelinin iptaline, müvekkilinin alacağının sıra yönünden öncelikli alacak olarak kabulü ile elde edilen satış bedelinin müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP 1.Şikayet olunan ... tarafından yasal süresinde asıl dosyada cevap dilekçesi sunulmamıştır. 2.Birleşen dosyada şikayet olunan ... vekili birleşen dosyada cevap dilekçesinde; müvekkilinin alacaklı olduğu icra dosyasından taşınmaz üzerine 07.05.20 07... .08.2009 tarihinde haciz konulduğunu, 29.02.2018 tarihinde kıymet takdiri masraflarının yatırıldığını, 23.08.2011 tarihinde hacizli taşınmazın satışı talep edilerek aynı tarihte 3.000,00 TL satış avansı yatırıldığını, yine 18.09.2013 tarihinde satış talep edilerek 2.000,00 TL daha ilave satış avansı yatırıldığını, ilk haciz tarihi 02.06.2010 olan şikayetçinin ne satış talep ettiğini ne de satış avansı yatırdığını, bu nedenle haczin 1 yıl sonra 02.06.2011 tarihinde düştüğünü ve yenilenmediğinden şikayetçinin sıraya girmesinin mümkün olmadığını, taraflarınca aynı sıra cetvelinin iptaline yönelik açılan mahkemenin 2016/819 Esas sırasında kayıtlı dosya ile bu dosya aralarında irtibat bulunduğundan birleştirilmesi gerektiğini belirterek şikayetin reddine karar verilmesini savunmuştur. 3.Birleşen dosyada şikayet olunanlar ..., ... ve ... A.Ş. tarafından birleşen dosyada cevap dilekçesi sunulmamıştır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taşınmazın usulüne uygun olarak haczedildiğinin kabulü için icra müdürlüğünce haciz kararı verilmesi yeterli olduğu, haczin geçerliliği ve tamamlanmış sayılması için ayrıca tapu siciline şerh verilmesi zorunlu olmadığı, haczin tapuya işlenmesi haczin kurucu unsuru olmayıp bildirici nitelik olduğu, sıra cetvelinde 1. 3 .4. 5. ve 6. sırada gösterilen dosyaların hacizlerinin düştüğü, 2. sırada gösterilen asıl dosyada şikayetçinin ise sıra cetvelinde gösterilen haczinin düştüğü, sıra cetvelinde 7. sırada gösterilen birleşen dosyada şikayetinin alacaklısı olduğu dosyanın haciz tarihinin ise 21.05.2010 olduğu, asıl dosyada şikayetçinin vekilinin haczinin; tapuya şerh tarihinden iki yıl içinde satış talep edilmiş ise de haciz kararından itibaren 2 yıllık süre içerisinde satış talep edilmediğinden İİK'nın 106. ve 110. maddeleri gereğince düştüğü bu nedenle huzurdaki dosyayı açmakta hukuki yararının olmadığı, birleşen dosyada şikayetçi vekilinin ise sıra cetvelinde ilk sırada gösterilen haciz dahil kendisinden önceki tüm hacizlerin düştüğü davayı açmakta hukuki yararının bulunduğu, birleşen dava açısından yetkili icra dairesince yeniden sıra cetvelinin yapılması gerektiği, asıl dosya dosyası yönünden konulan haczin satış istenmemesi nedeniyle düştüğü, birleşen dosya açısından ise yeniden sıra cetveli yapılması gerektiği gerekçesiyle asıl dosyanın hukuki yarar yokluğundan reddine; birleşen dosyanın kabulü ile İstanbul 5. İcra Müdürlüğü'nün 2016/25724 Esas sayılı dosyasında yapılan sıra cetvelinin iptaline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl dosyada şikayetçi birleşen dosyada şikayet olunan ... vekili ve asıl ve birleşen dosyada şikayet olunan ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun kabulüne şikayet olunan ...'ın alacaklı olduğu icra dosyasından 29.11.2006 tarihinde, şikayet olunan ...'in alacaklı olduğu icra dosyasından ise 31.08.2009 tarihinde bedeli paylaşıma konu taşınmazın borçluya ait hissesi üzerine tesis edilen hacizler satış tarihi itibariyle geçerli ve ayakta olduğu, buna göre birleşen dosyada şikayetçinin alacaklı olduğu icra dosyasının, tesis edilen haczin 02.06.2010 tarihi olduğu, sıra cetvelinde şikayet olunanlar ... ve ...'in alacaklı olduğu icra dosyalarından sonra gösterilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından asıl dosyada ve birleşen dosyada ...'a yönelik şikayetin reddine, birleşen dosyada şikayet olunanlar ... ve ... yönünden kendilerine pay ayrılmadığı için şikayette hukuki yarar bulunmadığı gerekçesiyle HMK'nın 114/1-h ve 115/2 maddeleri uyarınca şikayetin usulden reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Birleşen dosyada şikayetçi vekili temyiz dilekçesinde; a.Haciz kararı tarihinin esas alınması gerektiğini tapuya şerh tarihinin esas alınmasının hatalı olduğunu, tapuya şerhin kurucu değil bildirici niteliği haiz olduğunu, b.... yönünden icra müdürünün haciz kararının 26.11.2004 olduğu, satış isteme için son günün 26.11.2006 olduğu ve pazar günü olması dolayısıyla 27.11.2006 olduğu ancak ...'ın satış istediği tarihinde 29.11.2006 olması ile haczinin düştüğünün kabulü gerektiğini, c.... yönünden icra müdürünün haciz kararının 16.07.2009 olduğu, satış isteme için son günün 16.07.2011 olduğu ancak ...'in satış istediği tarihinde 23.08.2011 olması ile haczinin düştüğünün kabulü gerektiğini, d.Müvekkilinin 7. sırada yer alması dolayısıyla kendisinden önceki tüm sıradaki alacaklıları taraf olarak göstermesinin doğru olduğunu bölge adliye mahkemesince pay ayrılmayan alacaklılar yönünden hukuki yarar yokluğundan red kararı verilmesinin doğru olmadığını beyan etmektedir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Şikayet, sıra cetveline itiraz istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, yargılama şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, birleşen dosyada şikayetçiler vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz karar harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 02.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2026/566, K. 2026/753, T. 02.03.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-hukuk-dairesi-2026-566-e-2026-753-k-4c06e6d0191b