Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2026/1870 E. 2026/2040 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/1870
Karar No
2026/2040
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2025/840 E., 2026/40 K.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar konkordato talep eden vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.

I. TALEP Talep eden vekili dilekçesinde; müvekkili şirketin saç, demir, çelik, plazma kesim ve büküm işleri alanında faaliyet gösterdiğini, .... İnovasyon ve ...İnovasyon Şirketleri ile grup şirket olduklarını, müvekkili şirketin faizlerin artması, döviz kurundaki dalgalanmalar ve maliyet artışları nedeniyle nakit akışının bozularak mali durumunun kötüye gittiğini, şirketin mali durumundan dolayı mal varlıkları, stokları ve ticaretinin devamını sağlayacak ekipmanlarının cebri icra tehdidi altında muhafaza altına alınma ve satılma riskinin bulunduğunu, müvekkilinin iflası ya da malvarlıklarının cebri icra ile satılması durumunda alacaklıların alacaklarına kavuşamayacağını belirterek, geçici mühlet kararı verilmesini akabinde konkordatosunun tasdikini talep etmiştir.

II. CEVAP Bir kısım alacaklılar vekilleri ibraz ettikleri dilekçeler ile yargılamaya müdahil olmuşlardır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile konkordato ön projesinin vade konkordatosu olduğunu, projede herhangi bir tenzilat öngörülmeyerek borcun %10 faiziyle birlikte 48 ayda ödeneceği şeklinde teklifte bulunulduğunu, teklif edilen konkordato ön projesinin uygulama imkânın bulunmadığı, davacının kefil olduğu alacağı güvence altına alan ayni ve şahsi teminatlar değerlendirildiğinde davacının borca batık olduğu, davacının tüm borçlarını karşılayabilecek kaynağı oluşturma imkan ve yeterliliğe sahip olmadığı, kesin mühlet aşamasına geçilmesinin alacaklıları mağdur edeceği gerekçesiyle, talep eden borçlu şirketin konkordato talebinin reddi ile iflasına karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 18.12.2024 tarihli kararına karşı süresi içinde talep eden vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi'nin 07.04.2025 tarih ve 2025/583 Esas, 2025/435 Karar sayılı ilamı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Bölge Adliye Mahkemesinin 18.12.2024 tarihli kararının süresi içinde talep eden vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 09.09.2025 tarih ve 2025/1705 Esas, 2025/2801 Karar sayılı kararıyla, talep eden şirketin güncel durumu itibariyle malvarlığının rayiç değerlerine göre borca batık olup olmadığı kamu düzenine ilişkin olup, talep eden şirketin mal varlığı değerlerinin tespiti için uzman bilirkişi heyeti oluşturularak yukarıda açıklandığı üzere kefalete konu borcun kefil olan talep eden şirketin pasifine dahil edilmeden borca batıklığın hesaplanması, talep eden şirketin aktif ve pasif mal varlığı değerlerinin rayiç değerlerine göre tespiti sonrası talep eden şirketin borca batık olup olmadığı, konkordato projesinin başarıya ulaşıp ulaşamayacağı talep eden şirketin konkordato projesinin kaynakları ile orantılı olup-olmadığı değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken konkordato komiser nihai raporu ile sonuca gidilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmadığı, mahkemece talep eden şirketin güncel durumu itibariyle, grup şirketlerine olan kefaletler dahil edilmeksizin, borca batık olup olmadığının tereddüte yer bırakmayacak şekilde belirlenmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye ve yanılgılı gerekçeye dayalı olarak talep eden şirketin iflasına karar verilmesi doğru olmadığını belirtilerek karar bozulmuştur.

Mahkemenin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bilirkişi heyetindten bozma doğrultusunda rapor alınarak yeniden değerlendirme yapılarak talep eden şirketin borca batık vaziyette olduğu, konkordato projesinin başarıya ulaşmasının mümkün olmadığı gerekçesi ile talep eden borçlu şirketin konkordato talebinin reddi ile iflasına karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Talep eden vekili temyiz dilekçesinde; yerel mahkeme kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunun eksik ve hatalı olduğunu, projenin uygulanabilir olmadığına dair nihai raporunda bir tespit bulunmadığını, borca ilişkin kefaletin birden fazla şirketin pasifinde gösterilmesinin doğru olmadığını sadece asıl borçlu şirketin pasifinde gösterilmesinin gerektiğini, grup şirketlerin aynı borç için hem asıl borçlu hem kefil olarak dikkate alınmasının konkordato sürecinin mantığına, etkinliğine ve alacaklılar lehine olan düzenlemelere de aykırılık teşkil ettiğini, grup şirketlerin birbirine kefil olması durumunda, tüm şirketlerin borçlu olarak değerlendirilmesinin mükerrer borçlanma riski doğacağını, geçici mühlet öncesinde kat ihtarı yapılmadığından kefil yönünden muaccel alacaktan söz edilemeyeceğini beyan etmektedir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre talep, konkordato projesinin tasdiki istemine ilişkindir.

Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.

Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkan bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Talep eden şirket vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Alınması gereken harç peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

12.05.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2026/1870, K. 2026/2040, T. 12.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-hukuk-dairesi-2026-1870-e-2026-2040-k-43ba8c8be778