Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2025/975 E. 2025/2616 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/975
- Karar No
- 2025/2616
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1555 E., 2025/27 K. BİRLEŞEN DAVA GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ 2022/284 E. İLK DERECE MAHKEMESİ : Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/927 E., 2023/423 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı -birleşen davada davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA 1.Davacı vekili asıl dava dilekçesinde; davacı ile davalı arasında 18.06.2018 tarihli “Kantin Hizmeti Sözleşmesi” imzalandığını, söz konusu sözleşme ile davalının, davacıya ait ... Organize Sanayi Bölgesi, 5. cadde no 4, ... adresinde bulunan fabrikasında iki ayrı noktada kantin işlettiğini, davalının fabrikada kantin işlettiği alanların davacı tarafından davalıya ücretsiz olarak tahsis edildiğini, davacının .... Noterliği'nden davalıya gönderdiği 15.05.2019 tarihli ve 32965 sayılı fesih bildirimi ile bahsi geçen sözleşmeyi, sözleşmenin 9.2. maddesinde yazılı hüküm uyarınca 21.06.2019 Cuma günü saat 17:30 itibariyle feshettiğini bildirdiğini, söz konusu bildirimde ayrıca davalıya fabrikada bulunan mobo, yazar kasa ve diğer sabit kıymetler ile satışını yaptığı ürünleri fesih tarih ve saati itibariyle işyerinin dışına çıkarmasının ihtar edildiğini, davalının yukarıda belirtikleri bildirimlere rağmen fabrikada kantin işletmesi yaptığı alanları fesih tarih ve saati itibariyle boşaltmadığını, halen söz konusu alanlarda davalıya ait eşyalar ve ürünler bulunduğunu, kendisiyle yapılan görüşmelerde davalının eşya ve ürünlerini almayacağını beyan ettiğini belirtilerek; davalının haksız işgalinin önlenmesine, tespit edilecek eşya ve ürünlerin müvekkilinin işyerinden tahliyesine karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davacı vekili birleşen dava dilekçesinde; ... Otomotiv Parçaları ve Tic. Şti. ile davacı ... arasında 26.03.2006 tarihinde kantin işletmeciliği ve kira konulu karma bir sözleşme yapıldığını, 13 yıllık süre zarfında da aktif olarak söz konusu davacının kantin işletmesinin, ... sınırları içerisinde iki farklı yerde faaliyet gösterdiğini, 2019 yılında yapılan sözleşmenin taraflar arası sürecek ilişkinin bir yıl daha devam edeceğine dair garanti vermediğini, bu sebeple tarafların 2018 yılındaki sözleşmenin henüz bir yılı dolmadan yenilenmesinin hayatın olağan akışında taraflar arasındaki ilişkinin en az bir yıl daha devam edeceğinin bir göstergesi olduğunu belirterek; sözleşmenin haksız nedenle feshinin iptali ve hükümsüzlüğünün tespiti ile eski hale getirilmesine, aksi halde uğranılan menfi-müspet zararların tespit ve tazmini ile davanın kabulüne, yasal dayanaktan yoksun haksız feshin iptaline, bu sebeple anılan kira- hizmet sözleşmesinin ihtardan önceki eski haline getirilmesine ve bu süreçteki zarar ve masrafların tazminine, mahkeme aksi kanaatte ise fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, davacının toplamda 25.000,00 TL olan menfi zararı için şimdilik 15.000,00 TL ve müspet zararı için şimdilik 10.000,00 TL'nin, 02.08.2019 tarihli ihtarname tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte zararların, kaybın ve masrafların tespiti ve tazminine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP 1.Asıl davada davalı vekili cevap dilekçesinde; 18.06.2018 tarihli sözleşmenin eski tarihli bir sözleşme olduğunu, zira taraflar arasında 01.05.2019 tarihli yeni bir kira-hizmet sözleşmesi imzalandığını, bu sebeple davacının ihtarnamesiyle sözleşmeyi feshetmesinin kanuni olarak herhangi bir hükmü bulunmadığını, davalının yeni sözleşmeye dayanarak kendine tahsis edilmiş kantin alanlarını kullanmakta olduğunu, davacı şirketin kötüniyetli olduğunu, davalının işbu davaya konu kantinde önceden çalışmakta olan sigortalı işçileriyle davacının kantin hizmet sözleşmesi yaparak müvekkile ait alanlarda yeni bir kantin işletmeye başlatmasından dolayı da açık bir şekilde anlaşılacağını, davalının kantin işletmesinde çalıştırdığı sigortalı iki elemanıyla (.... ve ...) son bir yıl içerisinde kantin hesabında açık yaratmaları, toplamda davalının 32.000,00 TL ve dahası zarara uğratmaları sebebiyle iş ilişkisini sonlandırdığını, temel alınan 18.06.2018 tarihli kantin hizmet sözleşmesinin eski tarihli, geçersiz bir sözleşme olması, davalı şirketin yeni bir sözleşme yapılmamış gibi eski sözleşmeye göre fesih bildirimi göndermesi, üzerine eşyalarının haberleri olmadan asıl yerinden kaldırılmış olması, davalıyı zarara uğratmak amaçlı aleyhe işlemler yapılması hususları doğrultusunda açılan işbu davanın da tüm bu sebeplerle, öncelikle yetki itirazlarının kabulü ile yetkisizlik kararı verilmesini, bu talepleri yerinde görülmediği takdirde davanın esastan reddine, davanın bekletici mesele yapılmasına, davanın haksız olmasından dolayı davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 2.Birleşen davada davalı vekili cevap dilekçesinde; sözleşmenin ifa yerinin davalının adresi olan '...İhtisas Organize Sanayi Bölgesi, ....cad. No:....adresi olduğunu, söz konusu adresin Gebze Adliyesi'nin yargı çevresinde olduğunu, bu nedenle görevsizlik ve yetkisizlik kararı verilerek dosyanın görevli ve yetkili Gebze Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 18.06.2018 tarihli sözleşmede davacı şirket adına kaşe ve yetkili imzasının bulunduğu, karşı tarafın ise bizzat kaşe ve imzasının bulunduğu, buna karşın 01.05.2019 tarihli sözleşmenin yine davacı şirket adına kaşe ve yetkili imzası ile imza edilmesine karşın, sözleşmede karşı tarafın ise ... Çevre Endüstri ve Otomotiv Hiz. Tic. Ve San. Ltd. Şti. adına ise kaşe ve yetkili imzasının bulunduğu, 01.05.2019 sözleşmede esasen davalı ...'un taraf olarak imzasının bulunmadığı, bu sözleşmenin taraflar arasında düzenlenmiş geçerli bir sözleşme olduğunun kabul edilemeyeceği, davacının, Gebze 3. Noterliği'nin 15.05.2019 tarihli ihtarnamesi ile feshettiği18.06.2018 tarihli sözleşmenin taraflar arasındaki geçerli bir sözleşme olması, her iki tarafın kabul ettiği üzere davacı tarafın 1 ay önceden bildirmek suretiyle sözleşmeyi feshetme hakkı bulunduğu, sözleşmesel olarak davacının sözleşmeyi feshederken haklı bir nedene dayanma zorunluluğunun bulunmadığı, buna karşın dinlenen tanık anlatımları, taraflarca dosyaya sunulan belgeler ve dosyaya celp edilen iş davalarına ilişkin dosyalar kapsamında davalının işlettiği kantinlerde adam çalıştırdığı, bu kişiler ile davalı arasında sorunlar yaşandığı, bu sorunların davacı şirkete yansıyabildiği ve kantin işletmesinden beklenen faydanın sağlanamadığı, sözleşme feshinin hukuka ve taraflarca belirlenmiş usule uygun olduğu, sözleşmenin 9.3 maddesi uyarınca kantin işletmesi için kullandığı ürünlerin kendisine teslim edilmesini istemiş ise de fiziken eşyaları bulunduğu yerden gidip almadığı, bu şekilde davacının fabrikalarında işgal halinde bulunduğu gerekçesiyle asıl davanın kabulü ile davalının haksız el atmasının önlenmesine, taraflar arasındaki sözleşmenin davacı tarafından usule uygun şekilde feshedilmiş olması dolayısıyla davalı-birleşen davada davacı tarafın müspet veyahut menfi bir zararının doğmamış olduğu, bu yönden davalı-karşı davacının taleplerinin temeli olan; sözleşmenin haksız şekilde feshedilmiş olduğu iddiasını kanıtlayamamış olduğundan birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı-birleşen davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı - birleşen davada davacı vekili temyiz dilekçesinde; a.Ticaret Sicil Gazetesi'nin 26.07.2019 tarihli ilanında daha önceden temsile yetkili ...'un önceki bu görevinin sona erdiğini, ...'un yetkili temsilci/müdür olarak görevini 26.07.2019 tarihine kadar devam ettirdiğini, hem yerel mahkemenin hem de bölge adliye mahkemesinin yetkili temsilci olmadığından sözleşmenin geçersiz olduğu yönündeki kararının isabetsiz olduğunu, b.İhtarnamede açıkça eski sözleşmenin feshedildiğinin yazılı olduğunu, istinaf mahkemesi ilamında belirtildiği gibi her iki sözleşmenin de feshi için geçerli bir ihtar olduğu değerlendirmesinin yerinde olmadığını, c.Asıl davanın konusu olan kantindeki ürünler davacı tarafından depoya kaldırılarak ve kantin yeri başkaca kişilere verilerek aslında asıl davanın bu aşamada konusuz kaldığını, d.Her ne kadar davacı- birleşen davalının, davalı-birleşen davacının çalışanları olan iki kişi ile aralarında yaşanan olumsuzluklardan etkilenmesi sebebi, haklı fesih sebebi olarak değerlendirilmiş ise de davacının-birleşendavalının bu iki şahsı kantinde yeniden çalıştırmakta olduğunu, o sebeple davacı-birleşen davalının bu yöndeki beyanlarının kötüniyetli olduğunu, e. Davacı- birleşen davada davalının fesih ihtarında hiçbir sebep göstermeksizin sözleşmeyi feshettiğini bu haliyle geçerli bir fesih olmadığını beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, asıl davada kantin hizmet sözleşmesinin feshi sebebiyle elatmanın önlenmesi, birleşen davada haksız feshin iptali aksi halde haksız feshe dayanan menfi ve müspet zarar tazmini istemine ilişkindir. 1.Asıl dava bakımından temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davalı-birleşen davada davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
2. Birleşen dava bakımından yapılan temyiz incelemesinde; birleşen davada 01.05.2019 tarihli sözleşmeye dayanıldığı ve bu sözleşmeye göre feshin haksız olduğu ileri sürülerek müspet ve menfi zarar talep edildiğinden davacının birleşen dava tarihi olan 18.08.2019 tarihi itibariyle aktif dava ehliyetinin bulunması gerekir 01.05.2019 tarihli sözleşme dava dışı ... Çevre Endüstri ve Otomotiv Hizmetleri Tic. ve San. Ltd. Şti. ile davalı arasında düzenlenmiş olup, davacı ...'un 26.07.2019 tarihli Ticaret Sicil Gazetesi ilanına göre dava tarihi itibariyle bu şirketin yetkilisi de olmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda mahkemece birleşen davanın HMK'nın 114/1-d maddesi uyarınca usulden reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Temyiz olunan asıl dava yönünden Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA, 2. Temyiz olunan birleşen dava yönünden, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesinin birleşen dava yönünden verilen kararının BOZULMASINA, Alınması gereken temyiz karar harcının mahsubu ile fazla yatırılan miktarın talep halinde temyiz edene iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 30.06.2025 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.
MUHALEFET ŞERHİ Asıl dava, kantin hizmet sözleşmesinin feshi ile müdahalenin meni, birleşen dava ise sözleşmenin haksız feshi nedeniyle tazminata ilişkindir. Mahkemece, asıl davanın kabulüne, birleşen davanın reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusu esastan reddedilmiştir. Sayın çoğunluk tarafından asıl davanın kabulüne ilişkin karar onanmış, birleşen dava bakımından ise bozulmuştur. Sayın çoğunluk ile aramızda oluşan uyuşmazlık, asıl dava bakımından taraflar arasındaki hukuki ilişkinin kantin hizmet sözleşmesi mi, yoksa kira sözleşmesi mi olduğu noktasında toplanmaktadır. Mahkemece taraflar arasındaki ilişki kantin hizmet sözleşmesi olanak değerlendirilmiştir. Ne var ki, davaya konu alan davacı atarfından davalıya tahsis edilmiş, tahsis bedeli olarak bu kısma kantin olarak kulanılmak üzere yapı yapmak borcu davlıya yüklenmiştir. Davalı tarafından yapı yapılmış ve kantin olarak işletilmeye başlanmıştır. Kantinde satılan malzemeler davacı tarafından değil, davalı kantin işletmesi sahibince temin edilmiştir. Davacı tarafından kantin işletilmesi nedeniyle davalıya verilen bir ücret bulunmadığı gibi, davalının yapmış olduğu kar da davacıya verilmeyip davalıda kalmaktadır. Bir başka ifade ile, somut olayda fabrikadaki kantin işletmesinin herhangi bir okuldaki kantin işletmesinden farkı yoktur. Hal böyle olunca tarflar arasındaki ilişkinin hizmet sözleşmesi değil kira sözleşmesi olarak değerlendirilmesi ve bu çerçevede araştırma yapılarak, kira sözleşmesinin feshi şartlarının oluşup oluşmadığı belirlenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile davanın kabulünün doğru olmadığı görüşüyle, sayın çoğunluğun onama görüşüne katılmıyoruz.