Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/862 E. 2025/10944 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/862
- Karar No
- 2025/10944
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/2073 Esas, 2024/1998 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ: Vize 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/108 Esas, 2024/380 Karar
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma konusu irtifak hakkı ve pilon yeri bedelinin tespiti ve davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Kırklareli ili, Vize ilçesi, ... Mahallesi 99 ada 171 parsel, ... Mahallesi 346 ada 7 parsel, 351 ada 51 parsel sayılı taşınmazların kamulaştırma konusu irtifak hakkı ve pilon yeri bedelinin tespiti ve davacı idare adına tapuya kayıt ve tescilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın arsa niteliğinde olduğunu, konumunun çok iyi yerde bulunduğunu, arazinin verimli olduğunu ileri sürerek kamulaştırma bedelinin Mahkeme tarafından tespit edilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, kamulaştırma konusu irtifak hakkı ve pilon yeri bedelinin tespiti ile davalı tarafa ödenmesine, davacı idare adına tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; bedelin yüksek belirlendiğini, bilirkişi raporunun eksik ve yetersiz hazırlandığını, hükme esas alınmaya elverişli ve denetime açık olmadığını, rapora itirazların dikkate alınmadığını, irtifak nedeniyle değer kaybının hatalı olduğunu, faiz başlangıç tarihine, oranına ve faiz uygulanmasına itiraz ettiklerini, harcın maktu olması gerektiğini, müvekkili idareye vekâlet ücreti verilmesi gerektiğini, karşı tarafa vekâlet ücreti takdir edilmesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; arazi niteliğindeki dava konusu taşınmazlara olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net geliri esas alınarak değer biçilmesinin Kamulaştırma Kanununun değerlendirmeye ilişkin hükümlerine aykırılık teşkil etmediği, hükme esas alınan bilirkişi kurulunca belirlenen kapitalizasyon faiz oranı ve objektif değer arttırıcı unsur oranının taşınmazların konumlarına uygun düştüğü, değerlendirmeye alınan ürün verilerinin resmi veriler ile uyumlu ve yörenin münavebe sistemine uygun bulunduğu, taşınmazların nitelikleri, tamamının yüzölçümleri, geometrik durumları ve enerji nakil hattı güzergahları dikkate alınarak değer düşüklüğü oranı belirtilmek suretiyle irtifak hakkı ve pilon yeri karşılığının tespit edilmesinde usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı, davanın niteliği gereğince davacı idare lehine vekâlet ücreti takdir edilmemesinin ve davalı tarafa vekâlet ücreti verilmesinin yerinde olduğu, mahkemece iade kararı gereğince işlem yapıldığı, böylece mahkeme kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, davacı idare vekilinin istinaf başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı idare ile davalı tapu maliki arasındaki kamulaştırma konusu irtifak hakkı ve pilon yeri bedelinin tespiti istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arazi niteliğindeki dava konusu taşınmazlara 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelir esas alınarak değer biçilmesinde ve aynı Kanun'un 11 inci maddesinin son fıkrası uyarınca taşınmazların niteliği, tamamının yüzölçümü, geometrik durumu ve enerji nakil hattı güzergahı dikkate alınarak değer düşüklüğü oranı belirtilmek suretiyle irtifak hakkı karşılığının tespiti ile kararın kesinleşmesi beklenmeksizin davalı tarafa ödenmesine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
3. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin 12055/17 numaralı başvuru sonucu verilen 23.10.2018 tarihli kararı ve Anayasa Mahkemesinin 2016/9364 başvuru numaralı, 01.06.2019 tarihli ve 30791 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan kararı da göz önüne alınarak, davanın niteliği gereği davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinde hukuka aykırı bir yön görülmemiştir.
4. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davacı idareden peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
10.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.