Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2025/702 E. 2025/4416 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/702
Karar No
2025/4416
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1051 E., 2024/1864 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 13. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/145 E., 2023/517 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl ve birleşen davada davalı vekilince duruşmasız, asıl ve birleşen davada davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 07.10.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.

Belli edilen günde asıl ve birleşen davada davacı vekili Avukat ... geldi. Tebligata rağmen başka gelen olmadığı anlaşılmakla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saatte Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA 1. Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı arasında düzenlenen 29.09.2016 tarihli sözleşme ile "Batı Bölgesindeki Mezarlıkların Bakım Onarım Yapılması" işinin kararlaştırıldığını, işe başlandığı halde yedi ay boyunca hakediş ödemesi yapılmadığını, müvekkili şirketin idareye 13.06.2017 tarihinde dilekçe ile başvurarak hakediş alacağı ödenene kadar işlere ara vereceğinin bildirdiğini, sözleşmesinin 25.08.2017 tarihinde haksız şekilde feshedildiğini ileri sürerek, davalı idarenin yapmış olduğu işlemlerin hukuka aykırı olduğunun ve sözleşmenin haksız yere feshedildiğinin tespiti ile taraflar arasındaki sözleşmenin feshedilmesi ve müvekkili yüklenici şirketin iş ile ilgili vermiş olduğu kesin teminatın ve ek kesin teminatlarının güncellenerek gelir kaydedilmesi, müvekkili firmanın ihalelere katılmasının yasaklanması işlemlerinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

2. Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde; davalı idarece sözleşmenin fesih işleminin haksız ve geçersiz olduğunun tespiti ile taraflar arasındaki sözleşmenin haksız ve hukuka aykırı olarak tek taraflı feshedilmesi sebebiyle fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla haksız fesih nedeniyle ... müspet, menfi, kaçırılan fırsat nedeniyle ... zarar, sözleşmenin ifa edilmemesi sebebiyle yoksun kalınan kâr ile hakedişlerden sonra feshe kadar yapılan işler ve harcamaların ihrazat bedeli, hakediş ödemelerindeki gecikmeden kaynaklanan faiz ve fiyat farkı alacağı ve diğer zararlardan ötürü şimdilik 10.000,00 TL'nin ve 1.095.024,78 TL hakediş bedelinin temerrüt tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte, davacı yüklenici şirket tarafından verilen ve davalı idare tarafından nakde çevrilerek gelir kaydedilen kesin teminat ve ek kesin teminat mektubu bedelleri olan 359.100,00 TL, davalı idarece gelir kaydedilen kesin teminatın güncellenmesiyle davacıdan tahsil edilen 60.386,38 TL, davacının hakedişlerinden yapılan %5 oranındaki hesap kesintileri toplamı olan 91.429,63 TL'nin tahsil edildikleri tarihten itibaren işleyecek avans faizleri ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 15.09.2020 tarihli ıslah dilekçesi ile; haksız fesih nedeniyle müspet, menfi, kaçırılan fırsat nedeniyle ... zarar, sözleşmenin ifa edilmemesi sebebiyle yoksun kalınan kâr ile hakedişlerden sonra feshe kadar yapılan işler ve harcamaların ihrazat bedeli, hakediş ödemelerindeki gecikmeden kaynaklanan faiz ve fiyat farkı alacağı ve diğer zararlara ilişkin alacak talebini 332.381,16 TL'ye yükseltmiştir.

II. CEVAP 1. Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı yanın sözleşmeye uygun olarak yüklendiği işi yapmaması, iş programının çok gerisinde olması ve ihtarlara rağmen sözleşmeye uygun hareket etmemesi sebebi ile sözleşmenin feshedildiğini, teminatların gelir kaydedildiğini, farklı tarihte yapılan kontrollerde iş yerinde kimsenin olmadığı, şantiye şefine ulaşılamadığı ve şartnameye uygun olmayan malzeme kullanıldığının tespit edildiğini, davacıya uzun süre hakediş ödemesi yapılmamasının nedeninin davacının imalatının bulunmaması olduğunu, daha sonra metrajların ölçümlenerek hakedişlerin ödendiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.

2.Birleşen davada davalı vekili cevap dilekçesinde, davacının sözleşmeye uygun hareket etmemesi nedeniyle sözleşmenin feshedilerek teminatların gelir kaydedildiğini, Kamu İhaleleri Kanunu'nun 22. maddesi gereğince de kesin teminatın toptan eşya fiyatlarına göre güncellemesi yapılarak talep edildiğini, ödenmemesi üzerine de faizi ile hakedişten kesildiğini, %5'lik kesintinin de taraflar arasındaki sözleşmenin 30. maddesine uygun olduğunu, kesin hesaplar müvekkili tarafından onaylanmadığından bu tutarın henüz iade edilmediğini, dava konusu edilen 1.095.024,78 TL'lik hakedişin ödendiğini, dava tarihi itibarıyla henüz vadesi gelmediği için ödenmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı şirketin sözleşme hükümlerine göre edimlerini süresinde yerine getirmediği, sözleşmede öngörülen sürede edimlerini yerini getirmesinin de hukuken mümkün olmadığından davalı belediyenin sözleşmeyi fesihte haklı olduğu, davacının ihalelere katılmaktan yasaklanma kararının kaldırılması talebinin mahkemenin görevi alanında olmadığı, asıl dava dosyası yönünden davacı vekilinin davayı takip etmediğini belirttiği gerekçesiyle, birleşen davada hakediş bedeli yönünden davanın konusu kalmadığından karar verilmesine yer olmadığına, diğer taleplerin reddine, asıl dava dosyası yönünden takip edilmeyen dosyanın HMK'nın 150. maddesi gereğince yenileninceye kadar işlemden kaldırılmasına karar verilmiş, 11.04.2024 tarihli ek karar ile asıl davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Birleşen davada davacı vekili temyiz dilekçesinde; bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, iş programına göre değerlendirme yapılması gerektiğini, 13.06.2017 tarihinin hesaplamalarda esas alınması halinde müvekkilinin iş programı gerisinde kalmadığının anlaşılacağını, kesin hesap kesintisinin iadesi için hakedişe itiraz gerekmediğini, haksız fesih nedeniyle uğranılan zararların karşılanması gerektiğini beyan etmektedir.

2. Birleşen davada davalı vekili temyiz dilekçesinde; davacı vekili lehine vekalet ücretine hükmedilemeyeceğini, müvekkili lehine hükmedilen vekalet ücretinin hatalı hesaplandığını beyan etmektedir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık eser sözleşmesinden kaynaklanmış olup, asıl davada feshin haksız olduğunun tespiti, teminatın gelir kaydedilmesi ve ihaleden yasaklama işlemlerinin iptali, birleşen davada alacak istemine ilişkindir.

1. Taraflar arasında düzenlenen 29.09.2016 tarihli sözleşme ile mezarlık bakım ve onarım işinin 5.983.358,90 TL+KDV bedelle yapılması kararlaştırılmıştır. Asıl ve birleşen davada davacı yüklenici, asıl ve birleşen davada davalı iş sahibidir.

Davalı iş sahibi tarafından davacı yükleniciye iş yeri teslimi 07.10.2016 tarihinde yapılmıştır. Sözleşmenin 9.2. maddesine göre işin yer teslim tarihinden itibaren 500 gün içinde tamamlanması gerekmektedir. Buna göre işin bitirilmesi gereken tarih 19.02.2018’dir.

Yine sözleşmenin 11.2. maddesinde hakediş raporlarının her ayın ilk beş günü içinde düzenleneceği, hazırlanan hakediş raporları İdarece onaylandıktan sonra otuz gün içinde tahakkuka bağlanarak ve onbeş gün içinde ödeneceği hükmü düzenlenmiştir.

Dosya kapsamındaki yazışmalardan davacı yüklenicinin davalıdan hakediş düzenlenmesini ve ödeme yapılmasını farklı tarihli dilekçeleri ile istediği, hakediş ödemesi yapılmadığından 13.06.2017 tarihli yazısı ile yapım çalışmalarına ara verdiğini, hakediş ödemeleri yapıldıktan sonra çalışmaları başlatacağını davalıya bildirdiği, sözü edilen yazının 14.06.2017 tarihinde davalıya tebliği edildiği anlaşılmıştır. Davalı idarece düzenlenen ilk hakediş 02.05.2017 tarihli ve 266.863,03 TL bedelli olup, yükleniciye ödenecek tutarın 291.019,48 TL olarak belirlendiği, 04.08.2017 tarihli hakediş ve 06.11.2017 tarihli hakedişlerden anlaşılacağı üzere davacının işi durdurduğu 13.06.2017 tarihine kadar 1.828.594,36 TL bedelli iş yaptığı halde sözleşmenin 11.2. maddesine uygun şekilde hakediş düzenlenmediği ve yapılan iş bedelinin süresinde ödenmediği, davalının davacının iş programına uymamasını gerekçe göstererek 25.08.2017 tarihinde sözleşmeyi feshettiği ve 05.10.2017 tarihinde kesin teminatı gelir kaydettiği dosya kapsamı ile sabittir.

Davalı idare, davacı yüklenicinin hakedişlerini süresinde düzenleyip iş bedelini sözleşmenin 11.2. maddesinde kararlaştırılan şekilde ödemediğinden işin zamanında yapılmamasını gerekçe göstererek sözleşmeyi feshi haksızdır. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda fesih ile ilgili terditli tespitten davalı idarenin haklı fesih yaptığına dair tespitin esas alınarak birleşen davanın sonuçlandırılması ve kesin hesap kesintisinin iadesi için hakedişlere sözleşme eki YİGŞ’in 39. maddesine uygun şekilde itirazın aranması doğru olmamıştır.

O halde mahkemece yapılacak iş; davalı iş sahibinin feshinin haksız olduğu benimsenerek birleşen davada davacının tüm taleplerini buna göre değerlendirmek ve sonucuna uygun şekilde karar vermekten ibarettir.

2. Bozma nedenine göre birleşen davada davalı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2. Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

3. Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle birleşen davada davalı vekilinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,

Takdir olunan 28.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin birleşen davada davalıdan alınarak Yargıtay duruşmasında vekille temsil olunan birleşen davada davacıya verilmesine, Birleşen davada davalı vekili duruşmaya katılmadığından lehine duruşma vekâlet ücreti takdirine yer olmadığına,

Peşin alınan temyiz karar harçların istek halinde taraflara iadesine, Dosyayı İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 22.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2025/702, K. 2025/4416, T. 22.12.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-hukuk-dairesi-2025-702-e-2025-4416-k-57b7426bbcf0