Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2025/646 E. 2025/1314 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/646
- Karar No
- 2025/1314
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2022 E., 2023/1754 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2023/292 E., 2023/673 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkili kooperatifin 26.06.2012-16.09.2014 tarihleri arasında yönetim kurulu üyesi olarak görev yapan davalıların görev süresi içerisinde kooperatifi zarara uğrattıklarını, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 62. ve TTK’nın 553. maddelerine göre yönetim kurulu üyeleri ve kooperatif memurlarının kendi kusurlarından ileri gelen zararlardan sorumlu olduğunu, muhasebe kayıtları üzerinde yapılan incelemenin devam ettiğini, değerli kağıt ve nakit kasa devir teslimine ilişkin muhasebe kayıtlarına ilişkin raporun ise tamamlanarak 16.03.2015 tarihinde kooperatif yönetim kuruluna sunulduğunu, bu rapora göre davalıların kooperatifi 153.644,53 TL zarara uğrattığının tespit edildiğini, nihai rapor verildiğinde davalıların başka hususlarda da kooperatifi zarara uğrattıklarının ortaya çıkması halinde her türlü cezai ve hukuki talep ve başvuru haklarını saklı tuttuklarını ileri sürerek, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla 153.644,53 TL’nin zararın oluştuğu tarihlerden itibaren işleyecek ticari reeskont faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 21.03.2017 tarihli ıslah dilekçesi ile düzenlenen bilirkişi raporu doğrultusunda talebini 1.505.918,00 TL’ye yükseltmiştir. II. CEVAP 1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; yönetim kurulu ve denetçilerin doğrudan sorumluluk davası açmasının mümkün olmadığını, mali müşavir bilirkişinin düzenlediği raporun yetersiz ve hatalı olduğunu, müvekkilinin sorumluluğunun bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. 2. Davalılar vekili cevap dilekçesinde; Kanunu ve Ticaret Kanunu'nun 553. maddesi uyarınca denetçiler tarafından iş bu davanın açılmasının mümkün olmadığını, davaya dayanak olarak gösterilen raporun hatalı olup, yetersiz inceleme ile hazırlandığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davada 19.09.2014 tarihli yönetim devrinde değerli kağıt ve nakit kasası devri ile muhasebe kayıtlarında görünen değerli kağıt ve nakit kasası arasındaki oluşan fark kaynaklı toplam 153.644.53 kooperatif zararının tahsili talep edilmiş olup, kooperatifin önceki dönem başkanının kooperatife borç verdiği, kooperatiften alacaklı görüldüğü hukuki işlemlerle ilgili usulüne uygun açılmış bir dava bulunmadığı, davacı kooperatif ticari defterlerindeki değerli kağıt ve nakit kasası toplamının örtüştüğü, diğer bir ifade ile devredilen tutarla kooperatif ticari defterlerinde kayıtlı tutarlar arasında herhangi bir fark olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; ön inceleme duruşmasında taraflar arasındaki uyuşmazlığın açık şekilde tespit edildiğini, uyuşmazlık konusunun eski yöneticilerin kooperatifi zarara uğratıp uğratmadığı ve zarar miktarı olduğunu, uzman bilirkişi raporu ile zararın ortaya çıktığını, aynı hukuki ilişkiden kaynaklanan taleplerin ıslahla birlikte istenebileceğini, ıslahın amacının yargılama sürecinde ortaya çıkan maddi hak kayıplarını ortadan kaldırmak olduğunu, dava dilekçesinde tespit edilecek diğer zararlara ilişkin dava ve talep haklarının saklı tutulduğunu, bilrikişi raporu ve ek rapor ile zararın varlığının tespit edildiğini beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık kooperatif eski yöneticilerinin sorumluluğuna dayalı tazminat istemine ilişkindir. Davacılar vekili davada davalı kooperatif eski yöneticilerinin kooperatifi zarara uğrattıklarını belirterek oluşan zararın tazminini talep etmiştir. Dava dilekçesinde 16.03.2015 tarihinde kooperatif yönetim kuruluna sunulan mali müşavir bilirkişi raporu ile tespit edilen 153.644,53 TL alacağın davalılardan tahsili talep edilmiş, mali incelemenin devam ettiği, nihai rapor verildiğinde davalıların başka hususlarda kooperatifi zarara uğrattıklarının ortaya çıkması halinde davalılar hakkında her türlü talep ve dava hakkının saklı tutulduğu belirtilmiştir. İlk Derece Mahkemesince görüşüne başvurulan bilirkişi kurulu tarafından düzenlenen 20.07.2016 tarihli rapor ve 08.02.2018 tarihli ek raporda dava dilekçesinde sözü edilen fazlaya ilişkin hakların varlığı tespit edilmiştir. İşbu davanın konusu kooperatif yöneticilerinin tüm sorumluluğu ile ilgili olduğundan dava konusunun ıslahla arttırılması mümkündür. İlk Derece Mahkemesince Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı doğrultusunda dava konusunun dava dilekçesinde sözü edilen mali müşavir bilirkişi raporunda tespit edilen zarar kalemi ile sınırlı tutulması ve davacıların bunun dışında talepte bulunamayacağı sonucuna varılması doğru olmamıştır. O halde mahkemece yapılacak iş; davanın konusunun kooperatif eski yöneticilerinin kooperatife verdikleri tüm zararların sorumluluğu ile ilgili olduğu kabul edilerek, davalıların kooperatife vermiş oldukları zarar miktarını hesaplamak ve bu meblağa hükmetmekten ibarettir. İlk Derece Mahkemesince bu hususlar üzerinde durulmadan yanlış değerlendirme sonucu karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması uygun bulunmuştur. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, 1. Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, Dosyayı kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,27.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.