Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2025/584 E. 2025/2597 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/584
- Karar No
- 2025/2597
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/647 E., 2024/1739 K. ASIL VE BİRLEŞEN DAVADA İLK DERECE MAHKEMESİ : Bodrum 3. Asliye Hukuk Mahkemesi (Tic. Mah. Sıf.) SAYISI : 2023/564 E., 2024/63 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl ve birleşen davada davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA 1.Asıl davada davacılar vekili dava dilekçesinde; davalı kooperatifin 2010 yılı hesap yılına ilişkin 08.05.2011 tarihinde yapılan genel kurul kararlarının iptali istemiyle açılan davanın Bodrum 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2015/255 E., 2015/457 K., sayılı dosyası ile görüldüğünü, Yargıtay (Kapatılan) 23. Hukuk Dairesi'nin 16.05.2017 tarih ve 2016/726 E., 2017/1453 K. sayılı ilamı ile genel kurul kararlarının tümden yok hükmünde olduğunun tespitine karar verildiğini ve kararın kesinleştiğini, kesinleşen karara göre 2011 tarihinde görevde olan yönetim ve denetim kurullarının ibra edilmediğini, bu haliyle yönetim kurulunun kooperatifi bir sonraki genel kurul toplantısına çağırma yetkisinin bulunmadığını belirterek, davalı kooperatifin 2011 yılından sonra yapılan genel kurul toplantılarının ve alınan kararların yok hükmünde olduğunun tespitine, kooperatifin amacına ulaştığının tespitine, 2013 yılında yapılan genel kurulda kooperatifin süresinin 5 yıl uzatılması yönünde alınan kararın yok hükmünde olduğunun kabul edilmesi durumunda kooperatifin süresinin sonlanmış olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
2.Birleşen Bodrum 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2018/404 Esas sayılı dosyasında davacılar vekili dava dilekçesinde; davalı kooperatifin 2011 yılından bu güne kadar yetkisiz organlar tarafından yönetildiğini, davalı kooperatifin 29.06.2018 tarihinde 2017 hesap yılına ilişkin genel kurul toplantısı usule aykırı yapıldığından genel kurul toplantısının yok hükmünde sayılması gerektiğini belirterek 29.06.2018 tarihinde yapılan genel kurul tutanağında alınan kararların tamamının iptaline, hukuka aykırı olarak kabul edilerek alınmış olan kararların icrasının usulen ve öncelikle bu dava sonuçlanıncaya kadar tedbiren durdurulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP 1.Asıl davada davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın bir aylık süre içinde açılmadığından davanın usulden reddine karar verilmesini gerektiğini, davacının iptalini talep ettiği hususlarla ilgili genel kurul tutanaklarında muhalefet şerhinin bulunmadığından davacının dava açmada hukuki yararı olmadığını, davacının kooperatifin amacına ulaştığını ve 2013 yılında yapılan genel kurul kararı ile süresi 5 yıl uzatılan kooperatifin süresinin bitmiş olduğunun tespitine ilişkin iddialarının usul ve yasaya aykırı olduğunu, kooperatif genel kurul toplantılarının hükümet komiserleri nezdinde yapıldığını, genel kurul kararlarının usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
2.Birleşen Bodrum 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2018/404 Esas sayılı dosyasında davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu 29.06.2018 tarihinde yapılan genel kurul toplantısının yasaya uygun şekilde seçimle yönetime gelen organlar tarafından düzenlendiğini, 2010 yılı genel kurulundan bu güne değin kooperatif yönetim kurulu seçimlerinin iptalini veya butlanına dair bir mahkeme kararı mevcut olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 1163 sayılı Kooperatiler Kanunu gereği kooperatifin tüzel kişiliğinin tasfiye edilerek sicilden terkin edilinceye kadar devam edeceği, genel kurulda alınan ibra edilmeme kararının yöneticilerin görevlerini sona erdiren bir karar olmadığından yeni yönetim kurulu seçilene ve göreve başlayana kadar ibra edilmese de, eski yönetimin görevine devam edeceği gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresinde asıl ve birleşen davada davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Asıl ve birleşen davada davacılar vekili temyiz dilekçesinde; davalı kooperatifin 2010 yılı hesap yılına ilişkin 08.05.2011 tarihinde yapılan genel kurul kararlarının tümden yok hükmünde olduğunun tespitine karar verildiğini ve kararın kesinleştiğini, davalı kooperatif yönetim organının karar alma yetkilerinin ortadan kalktığını, yetkisiz organlar tarafından çağrı yapılmış olması nedeniyle 2013 yılında yapılan genel kurulunda kooperatifin süresinin 5 yıl uzatılması yönünde alınan kararın yok hükmünde olduğunu, birleşen dava konusu davalı kooperatifin 29.06.2018 tarihinde 2017 hesap yılına ilişkin genel kurul toplantısı usule aykırı yapıldığından genel kurul toplantısının yok hükmünde sayılması gerektiğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, asıl davada davalı kooperatifin 2011 yılından sonra yapılan genel kurul toplantılarının ve alınan kararların yok hükmünde olduğu, kooperatifin amacına ulaştığı ve 2013 yılında yapılan genel kurulunda kooperatifin süresinin 5 yıl uzatılması yönünde alınan kararın yok hükmünde olduğunun tespiti, birleşen davada kooperatif genel kurulunun 29.06.2018 tarihli genel kurul kararların iptali istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, asıl ve birleşen davada davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 30.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.