Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2025/3681 E. 2025/4369 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/3681
- Karar No
- 2025/4369
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/2540 E., 2025/852 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 5. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/810 E., 2024/661 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davadışı borçlu ... Şirketi hakkında Antalya 11. İcra Müdürlüğü'nün 2017/3629 Esas sayı ile icra takibi başlatıldığını, borçluya ait 07... plakalı aracın kayden ve fiilen haczedildiğini, araç kaydı üzerinde davalı lehine Antalya 10. Noterliği'nin 14.02.2017 tarihli mülkiyetin saklı tutulması kaydıyla satış sözleşmesine dair şerhin bulunduğunu, satış sonrası düzenlenen sıra cetvelinde şerh nedeniyle davalının alacağını 99.830,00 TL olarak bildirmesi sonrasında davalının beyanına itibar edilerek bu tutar üzerinden sıra cetvelinde 1. sırada yer verildiğini, ancak şerhe konu sözleşmede satış sonrası bakiye kalan 90.000,00 TL alacak yönünden 31.12.2018 tarihli senet düzenlendiği belirtilmekle davalının alacağının 31.12.2018 tarihinde muaccel hale gelecek olup bu tutarı aşan miktarda alacak yönünden sıra cetveline kayıt yapılmasının doğru olmadığını, bildirilen alacak tutarının gerçeğe aykırı olduğunu, yine davadışı borçlu şirketin davalının taşeronu olup borçlu şirket hakkında haciz işlemi uygulanırken de davalının hacizlerden sonuç alınmasını engeller gerçeğe aykırı beyanlarda bulunduğunu, şerh konusu sözleşmenin müvekkilinin icra takibine esas belgenin tanzim tarihi olan 01.09.2016 tarihinden sonra olduğunu, taraflar arasındaki sözleşmenin muvazaalı olduğunu, borçlu şirketi koruma kastıyla şerh konulmuş olup, gerçek iradenin satış sözleşmesi olduğunu, borçlunun davalının taşeronu olup davalıdan alacağının bulunma veya şerh konusu borcun ödenme ihtimalinin de bulunduğunu, davalı ve davadışı şirketin ticari defterlerinin incelenmesi suretiyle bu hususun tespitinin gerektiğini, belirtilen nedenlerle Antalya 11. İcra Müdürlüğü'nün 2017/3629 Esas sayılı dosyadan 07... plakalı aracın satışı sonrası düzenlenen 30.07.2018 tarihli sıra cetveli ve derece kararına yönelik itirazlarının kabulü ile iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde, davacının ileri sürdüğü iddiaların gerçeği yansıtmadığını, taleplerinin kanuna uygun olmadığını, müvekkilinin ticari defter ve kayıtları incelendiğinde müvekkilinin davadışı borçlu şirketten 99.830,51 TL alacağının olduğunun anlaşılacağını beyan ederek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı ile dava dışı borçlu şirket arasında ... Noterliği'nin 04.02.2017 tarihli, ... yevmiye numaralı düzenleme şeklinde mülkiyetin saklı tutulması kaydıyla satış sözleşmesinin imzalandığı, sözleşmede satış bedelinin 100.000,00 TL olarak belirtildiği, 10.000,00 TL peşin ödendiği bakiye 90.000,00 TL'nin 14.02.2017 tanzim 31.12.2018 vade tarihli senetle ödeneceğinin kararlaştırıldığı, davalı tarafa ait ticari defterlerde söz konusu senede yönelik herhangi bir kaydın mevcut bulunmadığı, davacı tarafın icra takibine konu alacağının davalı tarafın iddia ettiği alacağından önceki tarihte doğduğu, ispat yükü kendisinde olan davalı alacaklının noterlikçe tanzim olunan sözleşmeye konu alacağının varlığını ve miktarını birbirini doğrulayan yazılı delillerle ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, İlk Derece Mahkemesince aldırılan bilirkişi raporunda ticari ilişki nedeniyle yapılan kayıtlara göre davalı şirketin, dava dışı borçlu şirketten 99.830,51 TL alacaklı olduğu, her ne kadar mahkemece, davalı tarafa ait ticari defterlerde senede yönelik herhangi bir kaydın mevcut bulunmadığı yönünde gerekçede belirlemeye yer verilmiş ise de Yargıtay (Kapatılan) 19. Hukuk Dairesi'nin 2016/17145 E., 2018/1865 K. sayılı emsal ilamında da belirtildiği üzere taraflar tacir dahi olsa kambiyo senetlerinin deftere kayıt zorunluluğu bulunmadığı, dosyada aldırılan bilirkişi raporu, ... Noterliği'nin 14.02.2017 tarihli, resmi şekle tabi Düzenleme Şeklinde Mülkiyeti Muhafaza Kaydıyla Satış Sözleşmesi bir arada değerlendirildiğinde, davalının alacağının mevcudiyetini ve miktarını usulünce yazılı olarak ispat ettiğinin anlaşıldığı, açıklanan nedenlerle, İlk Derece Mahkemesince, şikayetin reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde şikayetin kabulüne karar verilmesinin yerinde olmadığı gerekçesiyle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüyle yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince düzelterek esas hakkında yeniden karar verilmek üzere İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde, müvekkili ile borçlu şirket arasındaki 01.09.2016 tarihli yapım işi sözleşmesinin haklı nedenle müvekkili tarafından feshi nedeniyle borçlu tarafından verilen 01.09.2016 tarihli teminat senedinin Antalya 11. İcra Müdürlüğü'nün 2017/3629 Esas sayı ile takibe konulduğunu, noter satış sözleşmesinin tarihi, sözleşmedeki senedin vade tarihi ve tutarı gözetildiğinde davalının 1. sırada kaydedilen alacak miktarının gerçeğe aykırı olduğunu, sözleşmedeki senedin davalının ticari defterlerinde bulunmadığının tespit edildiğini, davalının bakiye alacağının sözleşmedeki ödeme dikkate alınmaksızın hatalı hesaplandığını, sözleşmedeki senedin vade tarihi gözetildiğinde davalı alacağına faiz işletilemeyeceğini, davalının şerhe konu sözleşmede belirlenen alacak haricindeki alacaklarının sözleşmenin konusu olmadığını, müvekkilinin davalı ve borçlu ile ticari ilişki içerisindeyken iş ilişkilerinin bozulması sonrasında davalının müvekkilinin alacağını engellemek için borçlu ile işbirliği içinde hareket ettiğini, mülkiyeti muhafaza kaydıyla yapılan satışın gerçek bir satış sözleşmesi olduğunu beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, icra yoluyla takipte düzenlenen sıra cetveline yönelik itiraz istemine ilişkindir. 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Davacı vekili borçlu şirkete ait 07... plakalı aracın satışı sonrasında düzenlenen sıra cetvelinde 1. sırada yer verilen davalı şirket aleyhine muvazaaya dayalı dava açmış ise de, borçlunun davacı aleyhine Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde 04.04.2018 tarihinde açtığı menfi tespit talepli davada, mahkemenin 27.06.2025 tarihli, 2024/374 Esas, 2025/502 Karar sayılı kararı ile davacı ... Şirketi'nin, Antalya 11. İcra Müdürlüğü'nün 2017/3629 Esas sayılı takip dosyasından dolayı davalı ... Mühendislik Şirketi'ne borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş ve kararın taraflarca istinaf edilmemesi üzerine 02.09.2025 tarihinde kesinleştiği uyap kayıtlarından anlaşılmakla, sıfat yokluğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş olması bozmayı gerektirir. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/4. maddesi hükmü gereği sonucu itibarıyla doğru bulunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının gerekçesinin değiştirilerek ve düzeltilerek onanması gerekmiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. Davacı vekilinin Bölge Adliye Mahkemesince yapılan değerlendirmeye yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile sonucu itibariyle doğru olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının gerekçesinin değiştirilerek ve düzeltilerek ONANMASINA, Temyiz harcı peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 17.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.