Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2025/3618 E. 2025/4376 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/3618
Karar No
2025/4376
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2014/414 E., 2022/779 K.

Mahkeme kararı asıl davada davalı-birleşen davada davalı-karşı davacı Tasfiye Halinde Sınırlı Sorumlu ... Konut Yapı Kooperatifi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü;

I. DAVA 1. Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 1994'ten beri davalı kooperatifin üyesi olduğunu, üye olduğu yıl 22 adet bono ile bir bağımsız bölüm karşılığı 550.000,00 TL ödeme yaptığını, kooperatifin inşaatları dava dışı ... İnşaat Turizm Ltd. Şti.'ye yaptırmış olduğunu, bu nedenle diğer kooperatif üyelerinin ilave ödeme yapmadıklarını, kooperatife borcu olmamasına rağmen kendisinden 17.000,00 USD istendiğini ileri sürerek, bu miktarda borcu olmadığının tespitini talep ve dava etmiştir.

2. Birleşen Kadıköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2004/594 Esas sayılı dosyasında davacı vekili dava dilekçesinde; davalı kooperatifin 07.04.2003 tarihinde yapılan 2002 olağan genel kurulunda ve tutanağın 6. maddesinde kooperatif genel giderlerinin karşılanması amacıyla üyelerden ödeme alınmasına dair kararın iptali için dava açtığını, davalının ihtarname göndererek ödeme yapması gerektiğini bildirdiğini ileri sürerek kooperatife 10.500,00 TL borçlu bulunmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP 1. Asıl davada davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının bugüne kadar tek kuruş ödeme yapmadığını, davacının da katıldığı genel kurulda genel giderler kaşılığı olarak her üyenin aylık 500,00 USD ödemesinin kararlaştırıldığını, bu kararın davacıya tebliğ edildiğini, gerekli noter ihtarlarının yapıldığını, davacının ödemede bulunmadığını, sonuç olarak da kooperatiften ihracına karar verildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.

2. Birleşen Kadıköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2004/594 Esas sayılı dosyasında davalı-karşı davacı vekili cevap dilekçesinde; genel kurul kararının iptali için davanın süresinde açılmadığını, kooperatife olan borcunun devam ettiğini savunarak davanın reddini istemiş, karşı davada ise 07.04.2003 tarihli genel kurulda alınan karar uyarınca davanın ödeme yapmaması üzerine alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın haksız olduğunu ileri sürerek, icra takibine itirazın iptalini talep etmiştir.

III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 30.06.2004 tarihli kararı ile hukuki yarar yokluğundan davanın reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Mahkemenin 30.06.2004 tarihli kararının süresi içinde birleşen 2007/189 Esas sayılı davada davacı ... mirasçıları vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, davanın menfi tespit istemine ilişkin olduğu, harcın ikmal ettirilmesinden sonra işin esasına girilerek bu taleple bağlantılı olduğu ileri sürülen genel kurul kararının iptali ve ihraç kararının iptali dosyalarının incelenip tüm deliller toplanarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 06.11.2006 tarihli bozma ilamında sonra Kadıköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2004/594 Esas sayılı dosyasının işbu dosya ile birleştirilmesine karar verilmiştir.

Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 1997/1125 Esas, 1999/136 Karar sayılı kararı ile; davacı ...'ın kooperatif ortağı olduğunun tespiti talebinin kabul edildiği, kararın karar düzeltme talebinin reddi ile 01.02.2001 tarihinde kesinleştiği; davacı mirasçılarının İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/602 Esas, 2016/924 Karar sayılı dosyasında, davalı kooperatif aleyhine açtığı tapu iptali ve tescil davasında, 4 nolu bağımsız bölümün veraset ilamındaki payları oranında ... mirasçıları adına tapuda tesciline karar verildiği, kararın 06.04.2021 tarihinde kesinleştiği; kooperatifin üyelerine dağıttığı taşınmazlarla ilgili davacının payına isabet eden taşınmazı konu ederek İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde açtığı davada, davacı mirasçılarının herhangi bir bedel ödemesine hükmedilmeksizin tapu iptali ve tescil kararı verildiği, bu davada davacının kooperatife karşı parasal yükümlülüğünün bulunmadığının tespit edildiği, bu kararın Yargıtayca onandığı ve karar düzeltme talebinin reddi ile 06.04.2021 tarihinde kesinleştiği, davacının aidat kaynaklı borcu olsaydı, tapu iptal ve tescil kararı verilemeyeceği gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın kabulüne, karşı davanın reddine karar verilmiştir.

Dairemiz 11.11.2024 tarihli kararı ile birleşen 2004/594 Esas sayılı dosya istinaf incelemesine tabi olduğu için istinaf incelemesi yapılmak üzere dosyanın geri çevrilmesine karar verilmiştir.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin 29.05.2025 tarihli kararı ile birleşen 2004/594 Esas sayılı dosyası yönünden davalı- karşı davacı kooperatif vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden hüküm kurulmak suretiyle birleşen 2004/594 Esas sayılı davanın reddine, karşı davanın kabulü ile itirazın iptali ile icra inkâr tazminatının tahsiline miktar itibariyle kesin olarak karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Davalı kooperatif vekili temyiz dilekçesinde;

a. 07.04.2023 tarihli genel kurul kararı gereği genel gider için ödeme yapılması gerektiğini,

b. Uyulan bozma kararında belirtilen delillerin toplanmadığını, işin esasına girilmeksizin gerekçesiz hüküm kurulduğunu, davacının kooperatife hiçbir ödemesi olmadığını,

c. ...’ın 1994 tarihinde ve 2006 tarihinde kendi adına asaleten çocukları adına vekaleten verdiği vekaletnamelerin demans hastalığı nedeniyle vekaletinin geçerliliğini yitirdiğini beyan etmektedir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre asıl ve birleşen davalar menfi tespit, karşı dava itirazın iptali istemine ilişkindir.

Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı HMK'nın geçici 3/2. maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un uygulanacağı davalar yönünden HUMK'un 428. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR Açıklanan sebeple;

Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın mahkemesine gönderilmesine,

Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,

18.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2025/3618, K. 2025/4376, T. 18.12.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-hukuk-dairesi-2025-3618-e-2025-4376-k-46cbd2be4ca1