Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2025/3496 E. 2025/3730 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/3496
- Karar No
- 2025/3730
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi SAYISI: 2021/1636 E., 2025/984 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: Bakırköy 13. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI: 2021/235 E., 2021/135 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı şirketin İstanbul 25. İcra Dairesi'nin 2015/8019 Esas sayılı dosyası ile davalı aleyhine icra takibi başlattığını, davalının İstanbul 19. İcra Hukuk Mahkemesinin 2015/259 Esas sayılı dosyası ile tebligatın usulsüz olduğundan bahisle dava açtığını, davasının kabul olduğunu, davalının borcu öğrenme tarihinin 11.05.2015 olarak tespitine karar verildiğini, davalı aleyhine Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/959 Esas sayılı dosyası ile itirazın iptali davası açıldığını, davalı tarafın itirazının süresinde olmadığının tespit edildiğini, davanın alacak olarak ıslah edildiğini, davanın davacı lehine sonuçlandığını, ıslah ile alacak davasına çevrilen dava istinaf aşamasında iken davalı tarafından İstanbul 13. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2019/664 Esas sayılı dosyası ile İstanbul 25. İcra Dairesi'nin 2015/8019 Esas sayılı dosyasının işlemden kaldırılması ve takibin açılmamış sayılması dosyanın kapatılması ile 28.05.2019 tarihli kararın iptaline ve dosyada bulunan paranın taraflarına iadesi talebi ile dava ikame edildiğini, yargılama sonucunda şikayetin kabulü ile 28.05.2019 tarihli işlemin iptaline ve paranın borçluya iadesine karar verildiğini, davacı tarafından Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/959 Esas sayılı ilamı .... İcra Dairesi'nin 2019/24452 Esas sayılı dosyası ile icraya konulduğunu, takibin kesinleştiğini, diğer alacaklı ..., borçlunun ... olarak göründüğünü, .... İcra Dairesi'nin 2015/17682 Esas sayılı dosyasından İstanbul 25. İcra Dairesi'nin 2015/8019 Esas sayılı dosyasına haciz yazısı gönderilerek 39.097,00 TL'nin kendilerine ödenmesinin talep edildiğini, İstanbul 25. İcra Dairesi'nin 2015/17682 Esas sayılı dosyasından bu miktarın .... İcra Dairesi'nin 2015/17682 Esas sayılı dosyasına gönderildiğini, davalılar arasında muvazaa olduğunu, davacı tarafça gönderilen paranın haczinin istendiğini, bunun üzerine sıra cetveli düzenlendiğini beyanla, .... İcra Dairesi'nin 2015/17682 Esas numaralı dosyasında düzenlenen 13.11.2019 tarihli sıra cetvelinin 1 numaralı alacağın iptal edilerek, sıra cetvelinde yer alan davacının alacağının 2. sıradan, 1. sıraya alınmasını talep etmiştir.
II. CEVAP 1. Davalı borçlu ... vekili cevap dilekçesinde özetle; icra dosyasına davalının kambiyo senedi ile borçlu olup borcun kaynağının davacı tarafça çeşitli muvazaa iddialarına konu edilmesini kabul etmediğini, davalının tekstil işi ile uğraşırken ekonomik olarak zor durumda kaldığını, bunun üzerine vergi dairesi ve SGK gibi devlet kurumları başta olmak üzere çeşitli yerlerde borçlu konumuna düştüğünü, davalının borcunu inkar edecek nitelikte biri olmadığını, Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/959 Esas sayılı dosyasının istinaf aşamasında olduğunu, davacı şirketin yetkililerinin davalıya karşı eylemleri nedeniyle Büyükçekmece Cumhuriyet Savcılığı 2017/8706 sayılı soruşturma dosyası ile şikayet edildiğini, soruşturmanın hala derdest olduğunu, ortada kesinleşmiş bir alacağın bulunmadığını, davacının temlik beyanına itiraz ettiğini beyanla, haksız davanın reddini talep etmiştir.
2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davalılar birbirlerini tanımamış olsalardı zaten aralarında bir borç ilişkisi de olmayacağını, birbirlerini tanıyor olması sebebiyle davalı ...'in diğer davalı ...'e nakit borç verdiğini, davacı iddialarının tamamının soyut ve mesnetsiz beyanlardan ibaret olduğunu, davalı ...'ın gelir seviyesinin düşük olmadığını, kambiyo senetlerinin sebepten mücerret olduğunu beyanla, haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile sıra cetveline itiraz davalarında husumetin takip alacaklısına yöneltilmesi gerektiğinden, takip borçlusu ...'a yönelik açılan davanın husumetten reddi gerektiği, .... İcra Dairesi'nin 2015/17682 Esas sayılı dosyasında düzenlenen sıra cetveline itiraz davası nedeniyle davacının muvazaaya yönelik iddiaları itibariyle icra takibindeki senede bağlı alacağın varlığını, takip alacaklısı ile davacı arasındaki ilişki kambiyo ilişkisi dışında olan 3. kişi olduğundan takip alacaklısı davalı ... tarafından ispatlanması gerektiği, davalı ... tarafından takibe konu alacağa ilişkin olarak takibe konu senet dışında başka bir ispat vasıtası dosyaya sunulmadığı, senedin de belirtildiği gibi tek başına alacağın varlığını ispat edecek mahiyette olmadığı, bu sebeple ...’ın senede dayalı alacağını ispat edemediğinin kabul edildiği, bununla birlikte, dosyaya ibraz edilen belge ve evrak itibariyle .... İcra Dairesi'nin 2015/17682 Esas sayılı dosyasında takip alacaklısı ...'ın vekilinin aynı zamanda eşi olan Av. ... olduğu, takip dosyası borçlusunun vekili ile aynı avukatlık bürosunda çalıştıklarının anlaşıldığı, yerleşik Yargıtay içtihatları itibariyle takibe dayanak belge olan bononun oluşumunda alacağın kaynağı ispat edilemediğinden iyi niyetli olmadıklarının kabul edildiği, tüm dosya kapsamı itibariyle takip alacaklısı ...’ın alacağını ispat edememiş olması sebebiyle, davacının bu davalıya yönelik açmış olduğu davanın kabulüne karar verilerek .... İcra Dairesi'nin 2015/17682 Esas sayılı dosyası üzerinde yapılan sıra cetvelinde 2. sırada bulunan davacının sıra cetvelinin iptali ile 1. sıraya alınmasına, 1. sırada bulunan davalının 2. sıraya alınmasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile sıra cetvelinde, posta masrafı ayrıldıktan sonra kalan 39.072,50 TL'nin 1. sıra alacaklısına ödenmesine ve dosya borcu karşılanmadığından diğer sıralara ödeme yapılmasına yer olmadığına dair karar verildiği, davacı tarafından 20.03.2015 tarihinde açılan ilk takibe borçlu tarafından itiraz edildiği, buna karşılık itirazın iptali davası açıldığı, ancak davanın ıslah edilerek alacak davasına çevrildiği, İlk Derece Mahkemesince 05.11.2018 tarihli ilamı ile 152.137,00 TL’nin ıslah tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte ...'dan tahsiline karar verildiği, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi tarafından 28.01.2021 tarih ve 2019/634 Esas, 2021/71 Karar sayılı ilamı ile anılan dosyada davalı çalışanlarına yapıldığı belirtilen 6.000,00 TL'nin ...'a ödendiğinin usulüne uygun olarak ispatlanamadığı belirtilerek, iş bu miktarın tenzili ile 146.137,00 TL’nin ödenmesi gerektiği belirtildiği, temyiz talebi üzerine kararın Yargıtay 11. Hukuk Dairesi tarafından 08.11.2022 tarihli, 2021/2750 Esas, 2022/7929 Karar sayılı ilamı ile onanmasına dair karar verildiği, .... İcra Dairesi'nin 2015/17682 Esas sayılı dosyasında, .... Noterliği'nin 13.01.2014 tarih ve ... yevmiye numaralı vekaletnamede alacaklı ... vekili olarak Av. ..., takip talebinde ise (tükenmez kalem ile yazılmak suretiyle) vekil olarak ... ismi yazılı olduğu, aynı zamanda, davalı alacaklı ...'ın sosyal medya hesabında (...) 2008 yılından beri borçlunun da vekilinin bulunduğu ... Hukuk Bürosu'nda çalıştığı belirtildiği, dosyaya sunulan evraklardan ... Bürosu'nun adresi ile vekil ...'ın Arabuluculuk Dairesi Başkanlığı sitesinde belirtilen adresinin aynı olduğu, muvazaa iddiasına dayalı sıra cetveline itiraz davalarında ispat yükünün, davalı alacaklıda olduğu, emsal Yargıtay kararlarında ifade edildiği gibi davalı alacaklının, borçlu ile düzenlenen kambiyo senedinde 3. kişi konumunda olan davacı alacaklıya karşı bono ve çek gibi kambiyo senetlerinin, alacağın varlığını ispatlamaya tek başına yeterli olmadığı, alacağının gerçek bir hukuki ilişkiye dayandığını takipten önce düzenlenmiş ve birbirini teyit eden usulüne uygun delillerle ispatlanması gerekmekte ise de muvazaadan söz edilebilmesi için, kural olarak, muvazaalı olduğu ileri sürülen alacağın, kendisinden mal kaçırıldığı iddia edilen alacaktan daha sonra doğmuş olması, yani muvazaalı tasarrufun, diğer alacaklı lehine yapılan borçlandırıcı işlemden sonraki tarihi taşıması gerektiği, yani davacı alacaklının öncelikle, alacağının, iddia olunan muvazaalı tasarruftan önce doğduğunu ispatlaması gerektiği, akabinde davalının, alacağının gerçek bir hukuki ilişkiden kaynaklı alacak olduğunu, usulüne uygun deliller ile ispatlanması gerektiği, somut olayda, davalının alacağının 22.09.2014 tanzim 15.01.2015 vade tarihli 200.000,00 TL bedelli bonoya dayandığı, takip dayanağı her zaman düzenlenmesi mümkün bono olduğu nazara alınarak, Yargıtay emsal kararlarında da ifade edildiği gibi, kambiyo senedinin düzenlendiği tarih değil, en geç takibin yahut ihtiyati haczin başlatıldığı tarihin esas alınacağı, bu haliyle takip tarihi olan 27.11.2015’in davalının alacağının doğum tarihi olarak tespit edildiği, davacı alacağı yönünden ise, .... İcra Dairesi'nin 2019/24452 Esas sayılı takip dosyasında 24.05.2019 tarihli ödeme emri düzenlendiği, işbu takip sırasında alacağın dayanağını ise Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 05.11.2018 tarihli ilamının oluşturduğu, 05.11.2018 tarihli karar incelendiğinde ise, davanın dayanağının davacı alacaklının dava dışı borçluya yönelik taraflar arasındaki ticari ilişki nedeniyle oluştuğu iddia olunan 157.086,40 TL alacağın tahsiline yönelik dava dışı borçlu aleyhine başlatılan İstanbul 25. İcra Dairesi'nin 2015/8019 sayılı dosyası ile başlatılan ve bu takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olduğu, anılan dava dosyasında taraflar arasında cari hesap ilişkisi bulunduğu ve dava tarihi olan 19.10.2015 tarihi itibariyle davacının 152.137,00 TL alacağının olduğunu tespitine karar verildiği, istinaf incelemesi ve temyiz incelemesi sonucunda davacı alacaklının 6.000,00 TL'yi ödediği ispatlanamadığından kalan bakiye 146.137,00 TL yönünden ... ...Şti'nin (temlik eden) alacaklı olduğunun tespit edildiği, bu haliyle davacının alacağının 19.10.2015 tarihi itibariyle doğduğu kesinleşen mahkeme ilamıyla sabit olduğu nazara alındığında, ... ...Şti'nin (temlik eden) sıra cetveline konu alacağının daha önce doğduğuna karar vermek gerektiği, somut davada muvazaa iddiasına dayalı sıra cetveline itiraz davası olup, ispat yükünün, kural olarak davalı alacaklıda olduğu, davalı alacağının varlığı ve miktarının takipten önce düzenlenmiş ve birbirini teyit eden usulüne uygun delillerle ispatlaması gerektiği, açık muvafakat bulunmadıkça tanık da dinlenemeyeceği, değerlendirme yapıldığında, davalı alacaklının bonoya dayalı alacağını, dayanağını gösteren delillerle ispatlayamadığından davanın kabulüne dair karar verilmesinin yerinde olduğu belirtilerek başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; a. Davacı tarafın ... . İcra Dairesi'nin 2019/24452 Esas sayılı takibe konu kararının istinaf incelemesi sonucunda ortadan kalktığından, ortada kesinleşmiş bir takip bulunmadığını, sıra cetveline itiraz davasında, davacının sıraya itiraz edebilmesi için öncelikle kesinleşmiş bir icra takibi ve bu takip sonucu konulmuş kesin haczin varlığı gerektiğini, dolayısıyla davacının sıra cetveline itiraz edemeyeceğini,
b. Müvekkilinin, davalı ... aleyhine başlattığı icra takibine konu senedin vadesi 15.01.2015 olduğunu, davacı tarafından dosyaya sunulan karardan davacının ... aleyhine 19.10.2015'te itirazın iptali davası açtığını ve 16.11.2018 tarihinde karar verildiğinin görüleceğini, c. Davalı müvekkilinin, diğer davalı ekonomik olarak zor duruma düştüğü için destek olmak amacıyla borç verdiğini, kambiyo senetlerinin sebepten mücerret olduğunu, dosyaya sunulan makbuz suretinden senedin borçlu ...'ın müvekkiline olan borcuna karşılık tanık huzurunda verildiğinin ortada olduğunu, ancak yerel mahkeme tarafından dosyaya bildirilen tanığın dinlenmediğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, sıra cetveline itiraz istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davalı ... vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Alınması gereken harç peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 05.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.