Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2025/2756 E. 2025/3728 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/2756
Karar No
2025/3728
Karar Tarihi

MAHKEMESİ: Konya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI: 2024/1654 E., 2025/970 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: Konya 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI: 2023/776 E., 2024/716 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalılar ile davacı arasında hizmet alımı sözleşmeleri olduğunu, davalıların çalıştırdığı dava dışı işçi ...’nin emeklilik nedeniyle işten ayrıldığını, dava dışı işçiye kıdem tazminatı ödemesi yapıldığını, işçinin kadroya geçtiği 01.04.2018 tarihinden önceki döneme isabet eden 356.622,64 TL’den davalıların kendi dönemlerine isabet eden tutarından sorumlu olduklarını ileri sürerek, 356.622,64 TL'nin ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan sorumlulukları oranında rücuen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP 1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; zamanaşımı definde bulunduklarını, davacı kurumun rücuen alacak talebi haklı olsaydı dahi sorumluluğun yalnızca çalıştırılan dönem ile sınırlı tutulması gerektiğini, faizin başlangıç tarihinin davacı kurumun ödeme yaptığı tarih değil, kararın verildiği tarih olması gerektiğini, müvekkili şirketin davacı idare ile arasında alt-işverenlik ilişkisinin bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

2. Davalılar ... ile ... vekili cevap dilekçesinde özetle; zamanaşımı itirazında bulunduklarını, davacı idare ile yapılan hizmet alımı sözleşmelerinin hiçbir maddesinde alt işverenlerin sorumluluğuna dair açık ve net bir hüküm bulunmadığını, müvekkili şirketlerin alacak kalemlerinin hiçbirisinden sorumlu olmadığını, beraber sorumluluğa karar verilecekse de çalışma süresi ve ödediği ücret üzerinden davacı kurum ile birlikte yarı oranında sorumlu olduklarını, ödeme tarihinden itibaren faiz talebinin hukuka aykırı olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. 3. Diğer davalıların cevap vermediği anlaşılmıştır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava dışı ...'nin davacı idareden iş alan alt işverenler yanında 23.03.2000-01.04.2018 tarihleri arasında çalıştığı, işçinin 02.04.2018 tarihi itibariyle 696 sayılı KHK kapsamında sürekli işçi kadrosuna geçtiği ve 05.05.2023 tarihine kadar davacı idare işçisi olarak çalıştığı, emeklilik nedeniyle işten ayrıldığı, usulüne uygun yapılan hesapta sürekli işçi kadrosuna geçtiği tarihe kadar olan sürece tekabül eden miktarın 452.795,29 TL olarak hesaplandığı ve davacı kurum tarafından ödemenin 25.09.2023 tarihinde kadar taksitler halinde yapıldığı, davacı ile davalılar arasında çeşitli sürelere ilişkin hastanenin hizmet alımına dair sözleşmeler bulunduğu, sözleşmelerde teknik şartnamelerin sözleşme eki olarak sayıldığı, bilirkişi raporunda belirtildiği üzere sözleşme ve şartnamelerde tüm işçi alacaklarına ilişkin sorumluluğun idareye ait olduğuna dair düzenleme bulunmadığı, sorumluluğun yüklenicilerde olduğu, buna göre yapılan hesaplamada 18.05.2024 tarihli bilirkişi raporunda her bir davalının adı geçen işçiyi çalıştırdığı döneme göre rücu miktarının hüküm kısmında belirtilen tutarlar olarak tespit edildiği, davadan önce temerrüt ihtarının yapılmadığı anlaşıldığından faize dava tarihinden itibaren karar verildiği belirtilerek her bir davalı yönünden sorumlu oldukları tutarlar belirtilmek suretiyle tespit edilen alacağın davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; Kararın, şirketlerin sorumlu olduğu miktarların kabulü yönünden yerinde olduğunu, ancak faiz başlangıcı olarak idarenin ödeme yaptığı tarihinin değil de, dava tarihinin esas alınmasının hatalı olduğunu, beyan etmektedir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, hizmet alım sözleşmesinden kaynaklanan rücuen tazminat istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Davacı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 05.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2025/2756, K. 2025/3728, T. 05.11.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-hukuk-dairesi-2025-2756-e-2025-3728-k-efda6bd842ce