Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2025/2470 E. 2026/1776 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/2470
- Karar No
- 2026/1776
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/3005 E., 2025/1456 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 5. Tüketici Mahkemesi SAYISI : 2023/285 E., 2024/320 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ile davalı ... vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı taraflar nezdinde birer kez olmak üzere toplam 2 kere otoplasti ameliyatı olduğunu, ilerleyen süreçte hataların ortaya çıktığını, müvekkilin kulaklarındaki dikişlerde kanama ve acı meydana geldiğini, kulaklarının eski halini almaya başladığını, davalı hekime ulaşmaya çalıştığını, ancak çözüm üretilemediğini, davalı hekim tarafından tekrardan ameliyat olmasının gerektiğinin söylendiğini, davalının hastanede 04.04.2022 tarihinde 2. kez ameliyat olduğunu, ancak sonucun daha kötüye gittiğini, müvekkilin bir kulağının tekrar kepçe halini aldığını, diğer kulağının ise kafasına çok yakın bir şekilde dikildiğini, davalıların hizmetin ayıplı ifası ve kusurlu tıbbi müdahaleden dolayı sorumlu olduklarını, müvekkilin iki ameliyat neticesinde hedeflenen estetik görünüme ulaşamadığını ve davalıların ayıplı ve hatalı borç ifası nedeniyle zarara uğradığını, manevi olarak etkilendiğini, tüm bu sebeplerle haklı davalarının kabulüne, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL maddi ve 500.000,00 TL manevi tazminatın muaccel oldukları tarihten itibaren yasal faizi ile davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP 1. Davalı ... Sosyal Tesisler A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; husumet itirazının olduğunu, müvekkili şirket ile davalı hekim arasında istihdam ilişkisi bulunmadığını, davaya konu ihtilaf nedeni ile müvekkili şirketin yalnızca hastanecilik hizmetlerinin verilmesine ilişkin sorumluluğu bulunduğunu, davacının tedavi öncesinde tedavinin riskleri ve komplikasyonları konusunda aydınlatıldığını, davacının maddi-manevi tazminat talebinin belirsiz alacak davası olarak ileri sürülmesinin hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, tüm bu sebeplerle haksız davanın usule ve esasa dair gerekçeler nedeniyle reddine karar verilmesini talep etmiştir.
2. Davalı hekim vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili tarafından gerçekleştirilen operasyonların tıbbi standartlara ve hekimlik mesleği gereklerine uygun olduğunu, tazminat sorumluluğu doğmadığını, davacıyı operasyon öncesinde tedavinin riskleri ve komplikasyonları ve sonrasında yapılması gerekenler konusunda aydınlattığını, açık rızasını aldığını ve tüm dokümanları kayıt altına aldığını, davacının tazminata esas olacak zararı ispat edilemediğini, operasyonların başarılı şekilde gerçekleştiğini, ameliyat sonrasında bakımların gerekli şekilde yapılmadığını, müvekkili hekimin ikinci operasyon için davacı hastayı ikna ettiği yönündeki iddiaların asılsız olduğunu, manevi tazminat talebinin fahiş olduğunu, tüm bu sebeplerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının ameliyat sonrasında kulaklarında asimetri ve şekil bozukluğu kaldığı, bu durumun çıplak gözle fark edilebilecek mahiyette olduğu gibi bilirkişi heyetince yapılan gözlemde de bu hususa değinildiği, bu durumda davacı tarafından istenilen sonuca ulaşılmadığının kabulünün gerektiği, dava konusu tıbbi müdahalenin eser sözleşmesi niteliğinde olduğu, davacıya taahhüt edilen sonucun tam ve gereği gibi yerine getirilmediği, bu halde meydana gelen eserin ayıplı olduğunun kabulü gerektiği, davacının kulaklarındaki asimetrinin giderilmesi için gerekli operasyon masraflarının hesaplanması için alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davacının dava tarihi esas alınarak yapılan hesaplamada talep edebileceği maddi tazminat miktarının 36.400,00 TL olabileceği, davalı hastane her ne kadar davalı hekimin hastaneleri bünyesinde çalışmadığını, işleme dahili olmadığını beyanla sorumluluğuna gidilemeyeceğini beyan etmiş ise de dosya kapsamında yer alan ve davalı hastaneye ait olduğu anlaşılan tedavi evraklarında davalı hekimin kaşesinin bulunduğu, bu durumda davalıların birlikte hareket ettikleri anlaşılmakla, davacıya karşı birlikte müştereken ve müsteselsilen sorumlu olduklarının kabulü gerektiği, manevi zararın kişilik değerlerinde oluşan objektif eksilme olup, tarafların ekonomik ve sosyal durumları, olay tarihi, istenilen sonuca ulaşılamaması, tedavideki kayıtların eksikliği, paranın alım gücü ve özen eksikliği dikkate alındığı belirtilerek davacının maddi tazminat talebinin kabulü ile toplam 36.400,00 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile, takdiren 40.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde;
a. Hesaplamanın düşük olduğunu, devlet hastanesine göre hesaplama yapıldığını, davacının en başında devlet hastanesini tercih etmediğini, piyasadan yaptıkları araştırmada ameliyatın bedelinin çok daha fazla olduğunu tespit ettiklerini, doktorlardan alınan fiyatların döviz şeklinde olduğunu, hastanın daha önce başka bir otoplasti operasyonu olup olmamasına göre de değiştiğini, yine yapılan görüşmelerde yerel mahkemenin almış olduğu bilirkişi raporunda belirtildiği gibi tek operasyonla giderilebileceğini değil, en az 3 operasyon olması gerektiğinin bilgisi kendisine verildiğini, ayrıca davacının ameliyatının ardından geçen zaman içerisindeki enflasyon oranlarının da değerlendirilmesi gerektiğini, verilen maddi ve manevi tazminat bedellerinin günümüz ekonomisinin çok altında kaldığını, maddi tazminat bedelinin emsal operasyonlar ücretleri çerçevesinde ve günümüz ekonomisine uygun denkleştirici adalet ilkesi gereği bir tutar belirlenmesi gerektiğini,
b. Hükmedilen manevi tazminat bedelinin düşük olduğunu beyan etmektedir.
2. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde;
a. Davalı hekim tarafından gerçekleştirilen operasyonların tıbbi standartlara, hekimlik mesleği gereklerine ve yürürlükteki yasal düzenlemelere uygun olduğunun bilirkişilerce tespit edildiğini, davalının tazminata konu kusur sorumluluğundan bahsedilemeyeceğini,
b. Davalı hekimin, davacı hastayı, operasyon öncesinde tedavinin riskleri, komplikasyonları ve sonrasında yapılması gerekenler konusunda detaylı olarak aydınlattığını, hastanın açık rızasını aldığını ve tüm dokümanları kayıt altına aldığını,
c. Otoplasti operasyonlarında gerçekleşebilecek komplikasyonlar ile sonucun hastanın arzuladığı gibi olmaması riskinin her zaman mevcut olup, tıp literatüründe de yer aldığını, bu durumun hekim kusuru ile bağlantılı olmadığını,
d. Operasyonların başarılı şekilde gerçekleştiğini, operasyon sonrası görüntülerinin de bunu ispatladığını,
e. Davacı hastanın şikayetinin devam etme sebebinin ise ameliyat sonrası bakımların gereği gibi yapılmaması olduğunu beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, eser sözleşmesi niteliğinde estetik tıbbı müdahaleden kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Davacı (tüketici) harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Aşağıda yazılı harcın temyiz eden davalı ...'e yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,29.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.