Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2025/2449 E. 2025/4422 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/2449
Karar No
2025/4422
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/381 E., 2025/519 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/661 E., 2023/516 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.

I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkili iş ortaklığı tarafından "... Vasıtaları İşletmeciliği ve Palamar Hizmetleri Alınması" konulu işin üstlenildiğini, 755.200,00 TL, 122.500,00 TL ve 1.050.000,00 TL olan 3 adet kesin teminat mektubunun davalı idareye verildiğini, müvekkillerinin taahhüdünün mevzuata uygun şekilde 31.12.2015 tarihinde sona erdiğini ve 08.01.2016 tarihli "iş bitirme belgesi" tanzim edildiğini, sözleşmenin 11.4. maddesi gereğince mektupların iadesi gerektiğini, işin kabulünün 01.10.2016 tarihinde yapılmasıyla müvekkili iş ortaklığının sorumluluğunun sona erdiğini, ayrıca alınan teminat mektuplarının süreleri sürekli uzatıldığı için her birinin komisyonlarının ödenmesine devam edildiğini, teminat mektuplarına haksız olarak ödenmek zorunda kalınan komisyonların müvekkili açısından zarar oluşturduğunu, bu nedenle bankalara fazladan ödenen mektup komisyonlarının da davalı şirketten tahsili gerektiğini ileri sürerek, iş ortaklarından ... tarafından idareye sunulan ve BOTAŞ bünyesinde tutulup iade edilmeyen teminat mektuplarının hükümsüzlüklerinin tespiti ile iadesine, bankalara fazladan ödenen komisyon bedelleri yönünden fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak şimdilik 20.000,00 TL'nin ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek avans faizleriyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; teminat mektuplarının iadesi için yüklenicinin bu işten dolayı idareye herhangi bir borcunun olmadığının tespit edilmesi, kesin kabul tutanağının onaylanması ve yüklenicinin Sosyal Güvenlik Kurumu'ndan ilişiksizlik belgesi getirmesinin zorunlu olduğunu, dava konusu sözleşme dönemine ilişkin olarak yüklenicinin bu işten dolayı idareye herhangi bir borcunun olmadığı tespit edilmesinin gerektiğini, talep tarihi olan 24.03.2016 tarihinde derdest davaların bulunması sebebiyle teminat mektupları iade edilmediğini, idarenin yükleniciden kaynaklı olarak açılmış davalarda ödeme riskine karşılık teminatı tutma hakkı tanındığını savunarak öncelikle belirtilen davaların bekletici mesele yapılmasını aksi halde ise davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile sözleşmenin 11.4. maddesi ile bu sözleşmelerde uygulama yeri bulan 4735 sayılı Kanun'un 13. maddesi hükümleri ile davalının bildirdiği derdest iş mahkemeleri dosyaları birlikte nazara alındığında; davacıların, sözleşme kapsamında teminat mektuplarını davalıya verdiği, işinin sözleşme hükümlerine uygun olarak yerine getirildiği ve işin kesin kabulünün 01.01.2016 tarihinde yapıldığı, ancak teminat mektupların iadesi ön şartı olan "yüklenicinin bu işten dolayı idareye herhangi bir borcunun olmaması"na ilişkin hükmün gerçekleşmediği, çünkü sözleşme kapsamında çalışan işçilerin bir kısmının davalı aleyhinde açtığı işçilik alacaklarına ilişkin davalar neticesinde davalı aleyhinde hüküm verilmesi halinde, işçilere ödenecek bu bedellerden sözleşme kapsamınca yüklenicinin de sorumlu olacağı, bu kapsamda Yargıtay yerleşik içtihatlarında da belirtildiği üzere, teminat mektuplarının iade edilebilmesi hususunun yüklenicinin idareye herhangi bir borcunun olmaması şartına bağlandığı, yine sözleşmede yükleniciden kaynaklı olarak açılmış davalarda ödeme riskine karşılık idareye teminatı tutma hakkının da tanındığı, bu nedenlerle halen de riskin ve teminat mektubunun teminat fonksiyonunun devam ettiği, iade şartlarının bu aşamada oluşmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; a.Mahkemenin iş mahkemelerinde açılan dava dosyalarını incelemeksizin karar verdiğini, b.Bir kısım davanın müvekkili yönünden reddedildiğini, bir kısmında müvekkili ... Ltd. Şti.'nin davalı olarak yer almadığını, bir kısım davanın ise davalı yönünden reddedildiğini, müvekkilinin taraf olmadığı dosyalarla ilgili ihale dönemini kapsadığı bilgisinin yanlış yorumlandığını, c.Davaya konu iş yerinin Deniz İş Kanunu'na tabi olduğunu, İş Kanunu'nun 6. maddesine göre iş yeri devri olduğu ve müvekkilinin devreden sıfatı ile sorumlu olduğu iddiasının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, d.Sözleşme bittikten 4 yıl sonra açılan davalar nedeniyle teminat mektuplarının iade edilmemesinin hakkaniyete aykırı olduğunu, 7 yılı geçen sürede davalının ne teminat mektuplarını iade ettiğini, ne de bir işlem yaptığını, davalı idarenin bir döneme ait teminat mektubunu tüm işlere hasretmek gibi hukuka aykırı uygulama geliştirdiğini, müvekkilinin davalıya bir borcunun bulunmadığını beyan etmektedir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, hizmet alım sözleşmesinden kaynaklanan teminat mektuplarının iadesi ve komisyon bedeli istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA, Temyiz harcı peşin yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 22.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2025/2449, K. 2025/4422, T. 22.12.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-hukuk-dairesi-2025-2449-e-2025-4422-k-d348b50141ba