Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2025/23 E. 2025/4209 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/23
Karar No
2025/4209
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/786 E., 2024/1096 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 28. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/73 E., 2020/191 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirket ile davalıların murisi ... arasında noterde düzenleme şeklinde satış vaadi ve arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin imzalandığı, tapu ve kadastro kayıtları arasındaki metrekarelerin uyumsuz çıkması nedeniyle inşaatın başlamasının geciktiğini, kadastro tespit işlemleri sırasında muris ... vefat ettiğinden, mirasçıları adına yeni vekaletnamelerin çıkarılması, aksi takdirde şirketin söz konusu inşaat nedeniyle yapmış olduğu masraflar ile uğramış ve uğrayacak olduğu zararların tahsil edileceği hususunda ihtarname gönderildiğini, ihtara rağmen herhangi bir ödeme yapılmadığını, mirasçıların inşaatın devamı için başka bir inşaat firmasıyla anlaştığının haricen öğrenildiğini, davalı tarafça dava konusu sözleşmeye devam edilmemesi nedeniyle müvekkili şirketin zarara uğradığını, müspet ve menfi zararlara ilişkin olarak şimdilik 220.000,00 TL'nin ihtarnamenin davalılara tebliğinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın süresinde açılmadığını, zamanaşımı sebebiyle reddi gerektiğini, müvekkillerinin Almanya'da yaşadıklarını, davacı ile müvekkillerinin murisi arasında imzalanan sözleşmenin varlığından veya şartlarından haberdar olmadıklarını, sözleşmenin mirasçılara bildirilmemesi ve mirasçıların muvafakatinin alınmaması dolayısıyla sorumluluklarının bulunmadığını, davacı şirketin yaptığını iddia ettiği masrafları kanıtlaması gerektiğini, sözleşmeye konu inşaatın yapımına hiç başlanmadığını, delil olarak gösterilen makbuzların delil olarak kabul edilebilmesi için ödemeyi yapan ve ödemeyi alan şirket defterlerinin incelenmesi gerektiğini, sözleşme ve bildirim yükümlülüğüne uymayan davacı tarafın kötü niyetli olarak lehine menfaat sağlamaya çalıştığını belirterek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının sözleşme sonrası makul kabul edilebilecek sürede sözleşmenin icrasına ilişkin olarak imar başvurusunda bulunup, röperli çap, harita ve folyo hazırlattığı, mimari proje hazırlanması için ... Mimarlık Mühendislik Şirketi ile sözleşme imzaladığı, davalıların murislerinin vefatından sonra adlarına intikal yaptırdıkları ve murisleri ile davacı taraf arasındaki sözleşmeyi feshetmeden dava dışı şirket ile arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi düzenledikleri ve yapının yeni yüklenici tarafından inşa edilerek iskan ruhsatının alındığı, davalıların külli halefiyet yolu murislerinin sözleşmesi ile bağlı oldukları, davacı tarafın sözleşmeyi yerine getirme imkanının kalmamasının davalıların başka yüklenici ile sözleşme düzenlemeleri sebebiyle iş sahibinden kaynaklandığını, davacının; 3.828,90 TL noterde sözleşme masrafı, 29.500,00 TL proje bedeli, 1.500,00 TL zemin, 1.000,00 TL harita çalışması, 36,20 TL tapu harcı, 397.79 TL aplikasyon ve lihkap ödemesi, 212,00 TL harita işleri, 77,00 TL imar durum belgesi ödemesi olmak üzere toplam 36.551,89 TL masrafının bulunduğu, bu meblağın davalılardan tahsiline karar vermek gerektiği, davacı tarafın kazanç kaybı talebi bakımından ise, 02.07.2015 tarihinde düzeltme işlemi yapılmasına rağmen 27.02.2017 tarihli ihtarnamesine kadar davalıları bilgilendirdiğini kanıtlamadığı, daha sonraki işlemlerde makul süreyi aştığı, davalı tarafın yeni sözleşme yapmasına davacı sebebiyet verdiğinden kâr kaybı zararını isteyebilmesi için iş sahibinin tamamen kusurlu olması gerektiğinden kâr kaybı zararına ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine davalı vekilinin ise istinaf başvurusunun kabulü ile davacının sözleşme kapsamında yapıldığı belirtilen masraflara ilişkin olarak dosyaya ibraz ettiği belgeler incelendiğinde, bunlardan sadece tevhid işlemleri için yapıldığı anlaşılan; ... Belediyesi'ne ödenen 77,00 TL ve 212,00 TL, ... Kadastro Mühendislik Bürosu - ...'a ödenen 397,79 TL ve ...'a ödenen 36,20 TL harç bedelleri toplamı 722,99 TL davalılardan faydalı ve zorunlu masraflar olarak talep edilebileceğini, bunlar haricinde kalan; proje ve ruhsat çalışmaları için ... Mimarlık'a ödendiği belirtilen 29.500,00 TL bedel davalıların bu projeden fiilen faydalandıkları ortaya konulamadığından, davaya konu sözleşme ve bu kapsamda düzenlenen vekaletname için noterliğe yapılan 3.654,05 TL ve 174,85 TL harç vs ödemelerinin ise davalılar bakımından faydalı bir masraf olmadığı gerekçesiyle bu talepler yönünden reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; a.Sözleşme konusu edimin yerine getirilmesindeki gecikmenin olmasının nedenin davalılara zor ulaşılmış olmasından kaynaklandığını, bunda davacının kusurunun bulunmadığını, istinaf mahkemesinin tanık ...'in beyanlarına itibar etmeden aksi yöndeki değerlendirmesinin doğru olmadığını, b.İfa imkansızlığının sebebinin davalıların başka bir yüklenici ile anlaşmasından kaynaklandığını beyan etmektedir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz karar harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 08.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2025/23, K. 2025/4209, T. 08.12.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-hukuk-dairesi-2025-23-e-2025-4209-k-290388ea2a91